#Uyanık İken Bir Düş Görme İhtimali


24.10.2020

 

#Uyanık İken Bir Düş Görme İhtimali

Ne kinaye ne safsata
Sözcüklerim çıkarsız ve hayâ yüklü
Yalanı da yok üstelik kalemin
Azıcık açıldıysam enginliklere
Mazur görsün beni şiir yürekli şiir sevenim.

Yıldız Gülüm

#İnsan ruhunun ilk anlayışı ve duyuş çabası bir yere ait olduğunu ve bir amaç uğruna yaratıldığını bilir, bu yaratılış insan varlığının en mükemmel şekilde düşüncesiyle ortaya koyduğu ifadesi olan sanat eserlerini insanı sevmesiyle, benimsenmesiyle başlar. Yoksa okuma aşkı yoksa insanda, sanat şubeleri içinde #edebiyat, olmaz hayatında buna dair ize rastlanmaz. Sevmek okumak bir amaç uğruna yazmak ise fikrin en zengin olanıdır. İnsan bu haliyle edebiyatını kendi dilinde, daha doğrusu kendi idrakin de içine katarak, zengin muhtevasıyla yanlış olan gidişatın bir daha tekrar etmesi için yazar. #Edebiyat ve yazar zekâ ve anlama alanında yazılan eserler nispetinde toplumda birlikteliğin artırması, canlandırması ve yeniden bir araya gelmesine vesile olandır. İşte yazmak benim için bu bakımdan çok ehemmiyetli bunu görev bilmekte ve bu uğurda yazmaktayım.

 

#Uyanık iken bir düş görme ihtimali elbette ki mevcut, uyurken hep düş görülmez, gündüz gözüyle düş kuruyorum, yolu sadece gerçeklerden geçen düşsüz gezenlere kefen biçen, kalabalık anlık dünyamın içinde çoğu zaman yenik düşsem de küssem de düşlerim aslında benim sizlerin yarınları için yaşadığımız olumsuz hayatın tam açılımıydı…

 

Düşlerimle hayatı yaşanır kılan sizlerin olması, görmek istediklerime giden yolun kendisiydi bu yolda yol alırken karşılaştığım acılar ve bizi saran ve bizim bunlardan kaçtığımız gerçeklerdi… Hayalimin dar açı, aslında olmayanların kuşatması içimizden hissederken hissetmemek için çığlıkların duyulmamasına müteakip, görünenden çok öte görünmeyen ne ise #mutsuzluk örtüştüğümüz düştüğümüz zeminde yedi kat dostluğun uzanmayan eli kırıktı! Sizler yanımda oldukça sonsuza kadar düşlerimi gerçekleştirirken, içinde yanmanın verdiği o boşluk ve hoşluk ve loşlukla elbet boşluğu dolduran gülüşlerinizden bir parça düşlerimin içine alarak katarak şiirime ve selamıma katarak seher yelin de size göndereceğim.

 

#Vakıf olmak hayatımı cennete dönüştüğü anda kokladığım kitapların sayfaların mürekkebin kokusuyla kendimi bulduğum bir dünyam, birde elimde kalemle yazmak gülümseme noktasına gelip çılgın içi içine sığmayan bir çocuk her an her dakika yazma aşkıyla yazmak yazmak yazmak istiyorum ve yazıyorum…Hecelerin arasında raks eden ruhum yazmadığımda dünyanın sonu gelmişçesine ağıtlar yaktırıyor eksik olan bir şeyim varmış gibi ağlatıyor sızlatıyor, yayınlamak istesem de bir adet yazıdan fazlasına izin verilmiyor ve diğer yazılanlar bir köşede okunmadan kendi karanlığında kayboluyor..

İşte o an yüreğime sancı dolu bir #yenilgi ekleyerek beni size yakın kılan yazılarımın güzellikleri solarken, yazmanın yayınlamanın varlığına dokunurken yorum almamanın ezikliğine o zaman vakıf oluyorum, bir atıfta bulunarak şefkatle yazdığım yazılarım bana küserek yayınlanmadan, kapanan hafıza kartının içinde sizlere ulaşmadan sessiz kalarak yok oluyor.

 

İşte yazarken böyle çıkmaz düşmekte var, yazarken sıcağı sıcağına yayınlamak isterken bugün 1 adetten fazla yayınlayamazsınız uyarısı ile yazılan o yazı yayınlanmadan bir köşede yalnız kalıyor! Yazarken yaz mevsimini düşünsen de yayınlamak için karşına kış mevsimi çıkıyor, birilerinin isteklerine bağlı olmak ne kadar acıdır bilemezsiniz, yazmak için gece gündüz #uykusuz kal emek ver yaz, sonra yayınlamaya gelince az dur bekle, ben sana izin verince yayınlarsın işte buna tahammül edemiyorum, aylardır burada yazmıyorum farkındaysanız, geri geldim yine değişen bir şey yok, ! Şimdi kendimle kavga etme zamanı, bu kadar yazdın da ne oldu, yayınlayamadın, biraz sonra başka bir eser yazarken unutacaksın kendi yalnızlığında kalacak! Merakla yazmak ve yazma heyecanında şimdi yok olacak! Yazdıklarım çiçekler gibi yeter ki #hazan mevsinde açmak için çabalamasın yaprakları sararır, gerçi istemezsem de yaprakları dökülüyor sararıyor! Eğer yazma aşkımla yüreğinin gülümseten yaprakları sararmaya başlarsa, işte o zaman işte, gelmiştir yazmanın sonbaharı, gerçi bunun edebiyat sitelerindeki yöneticilerin umurunda bile değil, ister yaz ister yazma nasılsa bunları yazanlar çok var, vesselam…

 

Mehmet Aluç

 

 Not: Bu eserimde anlatılan bu site ile ilgili değildir,yazmış olduğum ismi burada lazım değil,o site için yazmıştım,hala orada yayınlayamadım,burada yayınlıyorum.

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış