ANADOLU GERÇEĞİ

Günün Yazısı
Ekleyen : Sevim Kınalı , 18 Kasım 2018 Pazar Beğen 1
 
   (...)
  "Başka sanat bilmeyiz karşımızda dururken
    Yazılmamış bir destan gibi Anadolumuz
    Arkadaş, biz bu yolda türküler tuttururken
    Sana uğurlar olsun... Ayrılıyor yolumuz!"
                                     Faruk Nafiz Çamlıbel ( "Sanat" adlı şiirinden)

     Köy gerçeği, birçoğumuzun bildiğinden farklıdır. Ben yaşamadım, bilmiyorum. Sadece ekranlarda  gördüklerimden ve kitaplarda okuduklarımdan ibaret. O, her yeri toprak ve çile kokan Anadolu' da nasıl bir yürek yangını vardır kim bilir? Nice güzelliğin de saklı olduğu gibi...
    Çiçeğiyle, sütüyle, mis kokulu ekmeğiyle; elleri toza toprağa bulanmış al yanaklı çocuklarıyla, tarlasını alınteriyle sulayan kadınıyla, erkeğiyle, her birisi, o yüreğimizi kabartan Anadolu gerçeğinde nefes alır. Çilesiyle olduğu kadar güzellikleriyle de sarar sarmalar bizi. Yolları hep güzel kokmaz. Ahırlardan gelen koku, çiçek kokusuyla karışır kimi zaman. Güneşten kurumuş, çatlamış yüzlere rastlarsınız. Yokluğu yaşasa da sofrasını açacağından emin olun! Buyur edecektir sizi yer sofrasına. Belki hayatını çileyle yoğurduğu gibi hamurunu da gayretle yoğurduğu mis kokulu ekmeğini koyar önünüze. Bir de bir tas çorba. Anadolu, nice güzellikleri, çileleri, hikayeleri saklar bağrında.
     Edebiyatımızda da geç fark edilmiş ve işlenmiştir Anadolu gerçeği. Nabizade Nazım'ın 1890'da yayımlanan romanı Karabibik her ne kadar ilk köy romanı olarak kayıtlara geçse de "köy gerçeği", Anadolu insanı ve Anadolu coğrafyası en verimli şekilde 1930'lardan sonra işlenmiştir. Sabahattin Ali ve Sadri Ertem'in eserleriyle ortaya çıkan toplumcu-gerçekçi roman ve hikâye 1930'ların sonunda alanını genişletmiştir. 1960'lı ve 1970'li yıllarda bu anlayış devam etmiştir. O yıllarda birçok yazar bu gerçeği eserlerine taşımıştır.
     Kemal Bilbaşar, Samim Kocagöz, Orhan Kemal, Kemal Tahir, Yaşar Kemal, Fakir Baykurt gibi birçok değerli  yazarımız, toplumcu- gerçekçi anlayışla kaleme aldıkları eserlerinde Anadolu gerçeğine dikkat çekmişlerdir. Biz okurlara düşen o eserlerin penceresinden de bu gerçeği daha iyi tanımaya ve anlamaya çalışmaktır. O dönemlerde Anadolu gerçeği eserlere nasıl yansımış ve nasıl anlatılmış? İşte o eserler aracılığıyla da Anadolumuzun kapılarını sonuna kadar açabiliriz.
      Kitap fuarlarında ve kitapçılarda bilinçli bir okur sorumluluğuyla hareket edip geçmişimize ışık tutan eserleri alıp okumalıyız. Popüler kitaplara gösterdiğimiz ilgiyi biraz da bize insanımızı ve ülkemizi anlatan eserlere göstermeliyiz. Edebî zenginliğimizle ufkumuzu  genişletmeliyiz.
      Anadolu gerçeğini, Anadolu insanımızın gerçeklerini, sadece, bazı  yoculuklarımızdaki anlık izlenimlerimizle ve parça parça okuduklarımızla anlayamayız. Ancak daha geniş bir yelpazeden okuyarak o gerçeği anlayabiliriz. Romanlarla, hikâyelerle ve tabii şiirlerle de...  Kısacası, kalemini,  keşfetmeye ve keşfettiklerini kaleme almaya adayan kalem erbabının değerli eserleriyle gerçeği anlama yolculuğuna çıkmalıyız. Böylece, insanımızı, insanı daha iyi tanıyabiliriz. İnsanoğlunun sözüyle, özüyle, acısıyla, tatlısıyla ve gerçeğiyle yüzleşelim.


Ne hikâyeler vardır kim bilir
Yurdumun her karış toprağında
Görmediğim nice coğrafyada.
An gelir umutlar yeşerir;
Umutlar tükenir bazı anlarda.
Yılmaz bir savaşçıdır kimi
Eksiltmez asla yaşama sevincini.
Bükülmez asla ve kat' a bileği.
Güç alır atasından, insanlıktan
Anasının ak sütünden, mayasından.
Coşar, taşar, şaşar kimi zaman.
Zayıflatır baharın tatlı rüzgârı
O taptaze, hassas ruhunu.
Savrulur, incinir fırtınalarda kimi zaman.
Duyurmaz çaresizliğini kimisi
Saklar umudunu gönül sarayında.
Kucaklar yarınları umutla.
Yaralanmaz maddenin yokluğunda
İlerler mânâ yolculuğunun engin akışında.
Her ders bir adım olur umutlu yolculukta.
Ne hikâyeler vardır kim bilir?
Yurdumun her karış toprağında,
Görmediğim nice coğrafyada.


18 Kasım 2018



Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Orhan Özer
29 Kasım 2018 Perşembe 22:03:03
Köy hayatını sadece gördükleriniz den ve okuduklarınız dan bildiğinizi belirtmişsiniz. Oysaki o kadar güzel anlatmışsınız ki bire bir yaşamış gibisiniz. Sayenizde anılarımı yenileme imkanı buldum. Teşekkür ederim.

Sevim Kınalı
30 Kasım 2018 Cuma 00:12:26
Bu güzel yorumunuz için teşekkür ederim. Güzel Anadolumuzu bir nebze anlatabilmişsem ne mutlu!

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...