Belki Bu Yazımın İçinde Hafif Bir Sessizlik Oturmuştur, Sizi Rahatsız Etmesin Diye.


12.9.2020

 

Belki Bu Yazımın İçinde Hafif Bir Sessizlik Oturmuştur, Sizi Rahatsız Etmesin Diye.
Sessizlik Beyni Ve Yaratıcılığı Nasıl Geliştiriyor? - Yol Ve Macera
Ne olduğunu anlamam için bakmam gerekiyor, adını koymak anlamlandırmak adına. Bende uyandırdığı hissin tarifin yapmam gerekir ki daha derinden anlamalı hissedeyim. Gelip geçici dünya olsa da, gelip geçici diye önemsememek olmaz. Bakıyorum etrafıma anlamak hissetmek adına.
Hayatın geçit yapan senfonisi, her zaman çalıyor sesi kulaklarımda, içinde görünen aşk görmemek için kör olmak gerekir anlıyorum, gülümsüyor gökyüzünde ağaçlarda, esen rüzgârda sözle bakışla. Yüreğimde büyüyor sözler kelimeler aşkla, bu rahmeti gönlüme almamak olmaz, yoksa kurur kalır yeşermez.
Yarın terki diyar edince dünyayı, adım kalır mı kalmaz mı bilinmez, içimde büyüyen aşkla büyüttüklerim yazdıklarım kalacak. Aşkta asla taviz vermeyen herkesi seven bakışım kalacak, belki bir şeyler anlatacak, ya da kor olanlara varacak yanmazsın anlamazsın pişmezsin, pişmezsen varamazsın diyecek…
Gönüllere dokunan bir sihirli değnektir aşk, dokundukça değiştirir, değiştirdikçe belirginleştirir, ışıkla karanlık gecenin aydınlığı gibi, aydınlık kılan güneş gibi, bir çağıran bir ağırlayan bir bir anlatan…
Diyalog dersen aşkın içinde sayfalar dolusu, oku oku bitmez, insanlarla, ağaçla kuşlarla, sevgiliyle, fakirle, üstü yırtık perişan gezenle kur diyalog diyor, korkma senden bir şey eksiltmez dercesine diyalog kurmayı istiyor. Konum bu, konumu yan gel yat sana hizmet etsinler değil, sen hizmet et… İçinde kariyer planı olmazsa da koşarak içine girdiğimiz, bambaşka bir dünya alem aşk.
Okumanız için gece gündüz her an sözlerle kelimelerle dost olup sizlerin okuması için, bizimde öğrenerek daha sonrasında bir hazine gibi tekrarında yeniden yeni bir şeyler yazmak için çabalıyoruz Rabbim yardımıyla… Hayat zaten gözle bakarak gönül gözüyle okumak değil midir? Bir arayışın içine girerek araştırmak bulmak değil midir?
 Uyutmaya çalıştırırken uyku, yazmak için uyumuyorum, az bekle diyorum, dünü kaybettik bari yarını kaybetmeyeyim/kaybetmeyelim içine birkaç güzel sözler ekleyeyim/ekleyelim. Estikçe esiyor uykum hırçın rüzgârlar gibi, gönlüm kalemim direniyor savrulmamak için. Uykum savruluyor kendi hırçın rüzgârının içine, nereye denk düşerek gittiğini göremiyorum, sadece sizler için kendim için yazıyorum.
 Tanıdık sizler varsınız ,yakınlık duyduğum, yorgunluğumu sizleri görünce sizler okuyunca gideriyorsunuz zaten, gülümseyen bakışınızla…
Yavaş yavaş kalkıp giyinmeli yatmalı diyor uykum, ben direnirken. Konsolun üstündeki saat sabahın altı buçuğunu gösterirken, düşlerim rüyalarımla bana sesleniyordu. Şimdi sizleri bu yazımın havasıyla gülümsemeyen günlerde mi değişir umuduyla, yatağıma uzanıyorum. Belki bu yazımın içinde hafif bir sessizlik oturmuştur, sizi rahatsız etmesin diye, şimdi sizler okudukça ben şen ve mesut olacağınız için az biraz uyuyacağım, sizlerle ev halkının durgunluğunu yeniden görmek için uyanacağım, vesselam, selamlarımla.
 Mehmet Aluç
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


2 Yorum
12.09.2020 - 21:46
Ne kadar benzer duygular değerli ağabeyim üstelik uyku baldan tatlıdır bildiğimiz ama yazmanın verdiğ o huzur ve mutluluk ve de paylaşma duygusu... Ne çok bizdendi hele ki yazmanın büyüsü ile gözlerimizin kamaştığı... Sonsuz selamlarıma kıymetli ağabeyim

12.09.2020 - 22:38
Yol arkadaşıyız,senden ilham bilgi alarak yol alıyorum da ondandır duygularımız hislerimiz aynı olması kardeşim,sağ olasın var olasın,selamlarımla.