Bir Şiir ”Diriliş” İle Tahlil Ve Gülümsememle Kısa Bir Analiz. 2


12.11.2020

 

Dillerde darb-ı mesel müminler yüzde doksan
Kalp karanlık, göz âmâ posası çıkmış noksan
Kul isen hakikate gözünü açacaksın 
Belki bir gün mahşerde kendinden kaçacaksın
Uzay çağında cürüm sıradağlar misali
İblis'e methiyeler şeb-i aruz visali
Şu sarsılmaz imanım çırpınıyor eşikte
Almaz beni masiva dört çivili beşikte
Vuruyor bağrımıza yerin altından faylar
Ne çıkar gökler sevse yeryüzü bizi paylar
Ruhlar karanlık onun vehminden ürkmüş eşik
Tarih öksüz, din yetim, nesline muhtaç beşik 
 
Kaldığımız yerden devam edelim.
“Dillerde darb-ı mesel müminler yüzde doksan
Kalp karanlık, göz âmâ posası çıkmış noksan”
Dillerde “ darb-ı mesel” (Atasözleri) dolaşır müminlerin yüzde doksanında, yüzde doksanı Müslümanda kalp karanlık gözler görmez posası çıkmış bedenin ruhun bir şeyleri noksan. Bu düne göre olabilir, bugünlerde gür sesimiz mazlumlar için çıkıyor, adımlarımız onlar için atılıyor Rabbime binlerce kez şükür.
 
“Kul isen hakikate gözünü açacaksın 
Belki bir gün mahşerde kendinden kaçacaksın”
 
Kul olmanın gereği insanların yarını ve mutluluğu için çalışmayı gerektirir. Bunu bilmez ise insan ne hakiki kul olmuş olur ne de bunun hesabını mahşerde verebilir.
 
“Uzay çağında cürüm sıradağlar misali
İbiş’e methiyeler şeb-i aruz visali”
 
Hani der Köroğlu, silah icat oldu mertlik bozuldu, aynen uzay çağı bilişim iletişim çağı derken bunların içinde kaybolurken değerlerimizi kendimizi komşumuzu dostumuzu ailemizi unuttuk, zaten batınında istediği bu değil mi? Günahlar yığıldı sıradağlar gibi, hakka tövbe için gidenler yok unutulmuş… Şeytan peşindeyiz hatta şeytanı hayrete düşürecek becerilerimizle onu şaşırtmaya devam ediyoruz! Mevlana gönül dostu “şeb-i aruzu ölüm gecesine yani ölüme düğün gecesi demiştir hakka kavuşmanın kapısını açtığı için. Oysa bizler şeytanla birlikte her türlü hayâsızlığı edepsizliği sanki düğünde bir sevince katılmış gibi yapmaktan utanmadan çekinmeden yapıyoruz
 
“Şu sarsılmaz imanım çırpınıyor eşikte
Almaz beni masiva dört çivili beşikte”
 
Sarsılmaz taşıyanı sarsmayan iman, dilden öteye gitmiyor, gidince kalpte nefis şeytan var, taşıyan değerini bilmeyecek kapının ağzında yani dilden öteye gitmiyor çırpınıyor bizleri kurtarmak için lakin gören yok… Almaz bizi Masiva (Ondan gayrısı. (Allah'tan) başka her şey hakkında kullanılan tabirdir) sallanan beşikte bebekte olsak bizi içine almaz, bu imanın kalbe ulaşamamasının sonucuna hak olan Rabbimizde yanına almaz, aman dikkat.
 
Vuruyor bağrımıza yerin altından faylar
Ne çıkar gökler sevse yeryüzü bizi paylar
 
Bağrımız yanıyor yer bizimle beraber sallanıyor(Bunu bugünler de olan depremlerle ilişkilendirmeyelim),toprak üstünde oluşan zulme izin vermiyor, sallanıyor… Birkaç iyi ile iyilik ile gökyüzü sevinse ya da iyiliğimiz Rabbimize ulaşsa ne fark eder ki, hala kötülük ve zulüm devam ediyor, yeryüzü bizi sarsıntısı ile pay biç derken hala farkında değiliz az fark edelim. Rabbim afetlerden cümlemizi korusun.
 
“Ruhlar karanlık onun vehminden ürkmüş eşik
Tarih öksüz, din yetim, nesline muhtaç beşik “
 
Düşünce fikir karanlık yıkımı taşıyorsa içinde karanlıktır aydınlatamaz, bunun peşinde ürkmüş kapının önünde iyilik içeriye girmek için, kapıdan içeriye girerse içerisi karanlık kaos kin nefret dolu, her şey birbirine karışacak, ayırt edilemeyecek… Tarih ecdatla o merhametin imanla dört kıtayı sardığı günleri yetimle bekliyor bu nesile muhtacız, yakında oda olacak inşallah, yol çetin düşman dört bir yanda atakta, yalnız başına zor lakin olmayacakta değil ve mümkün, kula zor olan Âlemlerin Rabbi Allah C.C.  için kolaydır… 
 
Devam edelim Kardeşimin bu güzel şiiriyle. Gözlerinin pınarında gezerken hüzünlü bir bulut, boşanacak gözlerimizde yaşlar yavaş yavaş, dünyada gördük ihanetleri halada göreceğiz kardeşim, bu gelişleriyle inşallah kendi kendilerini boğazlayacaklar bizleri değil, masumlara el uzatamayacaklar inşallah kardeşim… Bu duygunun atmosferiyle devam edelim…
    
 
“Yok, güneşte inşirah ay yörüngede durmaz
İman kutup yıldızı öz yurdunda vurulmaz”
 
Yok, güneş doğarken her gün, getireceği inşirah( İç açılması, gönül açılması, ferahlığı) ay yerinde durmaz tedirgin doğar üstümüze, günler sıkıntılı insanlar kendini haddini bilmez fikirler ki karanlık, iman dokunmaz ana cana sanki istenilmez! İman gece karanlık dahi olsa yol gösterir gökteki yıldızlar gibi kaybolmaz imanla insan. İman Anadolu da medeniyetlere kucak açmış dört kıtaya yayılmış ki, burada unutulamaz terk edilemez, vurulmaz iman lakin unutulamaz…
 
“Bu dünya yetmediyse durma göklere saldır!
Ey Nuh tufanın nerde kokmuş leşleri kaldır!”
 
Ey haddini bilmezler yetmediyse saldırmak buyur göklere saldır gücün yeterse et aciz insan kendini bilmez… Nuh tufanına denk bir tufanla oluşumla bizlere seslenir, haydi ne beklersiniz imanla at adımlarını kaldır leşleri bu dünyada daha neyi beklersin Nuh tufanını mı?
 
“Bir rüzgâr sillesiyle gidebilsem imana
Ahım makbere sığmaz ulaştı asumana “
 
Kendisi kendisine serzenişte bulunarak, bir rüzgâra kapılsam bunun vasıtasıyla gidebilsem iman diyarına, ayaklarımız ellerimiz sanki prangalı, bundan dolayıdır ki ahım mezara ne de gökyüzüne sığar.
 
“Nadan olmazdı böyle boyun bükmezdi hilâl 
Vatanın dağlarında bayrak dikse izmihlâl “
 
Cahillikle bilgisiz kalmazdı, boyun bükmezdi gönüllerde karanlıklara doğan ay güneş ışık,vatanın topraklarına bu cahile güvenerek yola çıkılsa, bayrak dikse izmihlal(yıkılma,çökme) dikemeden yıkılır çöker. Çünkü cahillikle beraberdir, nedir bizi böyle cahil bırakan, iman varken Nur Kur’an Nurdan Nebi S.A.V. Varken. Haklısın kardeşim çok güzel söyledin…
 
“Kalk ey şehit makberden beni kendime bırak!
Götür al kanlarını temiz nehirlere ak!
Kılıçarslan Gazioğlu”
 
Kalk ey şehit mezarından, gör perişan hallerimizi halimi, bıraktığın vatanı içindeki hainlerde temizleyemedim, suçluyum, beni benimle bırak. Akıttığın o al kanların bu vatan üstünde oynanırken kirli planlarla, içine karışmasın ne olur var git temiz kalan nehirlere akıt… İnsan bir an atiye bakınca karamsar olsa da hep ümit varız kardeşim bunu anlatarak ne yapılması gerektiğine işaret ediyor. Kardeşime teşekkürler ediyorum ihlas iman vatan bayrak insan kokan şiirinden ötürü, bende diyorum ki birkaç Mısra’yla…
Sessizce Doğacak güneş atiye gönüllere imanla yeni günle beraber uyanırken
Dallardaki açan baharlar kuşlar veriyor bizlere bu erken müjdeyi
Sensiz Geçen Akşamları Resminle Avundum
Bir Köhne Evin Penceresinden Gün Işırken
 
Başka bir şiir tahlilin de bulunmak üzere Allah C.C. Emanet kalın, selamlarımla.
Mehmet Aluç

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış