Güzellik Üstüne


21.04.2021


    Yaratılış kitap’ında (kutsal kitap ‘Tevrat’ 26) Tanrı "İnsanı kendi suretimizde, kendimize benzer yaratalım" dedi,
Eğer buna inanıyorsak, Tanrının suretinde yaratılan insanın çirkin olması düşünülemez yani insan doğuştan güzel olması gerekli ve zorunludur. Bunu tanrı adına kim söylüyor? İnsan(!)
    Yaratılış kitap’ının bu bölümü için Milan Kundera (Çek, Fransız asıllı yazar) “Kutsal kitap’ın yazarı insandı elbette, at değil.” Diyerek kuşkusunu ifade eder.
    Güzellik, en geniş anlamıyla insan başta olmak üzere, biz görsek de görmesek de doğadaki tüm varlıklarda vardır. Nesnel dünyayı algılamamız giderek sevmemiz, her nesnedeki estetik ve sanatsal duruştur bence.
    İnsanlar için güzellik, kültürler arası farklılıklar içerse de her çağda filozofların, düşünürlerin, sanatçıların, tanımlamaya, betimlemeye çalıştığı bir kavram olarak, güncelliğini korumaktadır.
    Bana göre iki tür güzellik vardır birincisi yukarda ifade ettiğimiz insan, başta olmak üzere doğadaki tüm nesnelerde gizli açık var olan doğal güzellik, ikincisi ise özellikle insanlara dayatılan güzelliktir.
    Dayatılan güzelliği anlatmak için bazı kültürlerden söz edelim:
    Örneğin, Afrika da bazı kabileler de kadıların kulaklarına ağır küpeler takarak, kulaklarını uzattığını, diğer bazı kabilelerde ise boyunlarına halkalar takarak, boyunlarını ince ve uzun olmasına çabaladıkları; uzak doğuda ise bazı kültürlerde, kızların ayaklarının küçük olması için esnek olmayan ayakkabılar giydirildiği bilinmektedir.   
     Günümüzde, tüm insanlara dayatılan güzelliği de  Prof. Joseph E. Stiglitz (Columbia Üniversitesi. öğretim üyesi)’in yazısından okuyalım:
    “Merhaba... Ben Kapitalizm!
    Küçük kızlarınızı Barbie Bebeklerle büyüttüm, bugün sizden estetik operasyon için para istiyorlar diye neden şaşırıyorsunuz!
    Çıkarlarım uğruna kocaman bir moda endüstrisi yarattım! İstediğimi de elde ettim, 17 yaşındaki kızların çoğu dış görünüşlerinden rahatsız.
    Ben Kapitalizmim!
    Bir kadının bir moda dergisini 15 dakika karıştırması kendi vücudunu beğenmemesine yetiyor!
    Lütfen birer obje haline geldiğinizi aklınıza getirmeden Victoria's Secret'a (
dayatılan güzellik için, uluslararası marka olmuş, bir bakıma pazarlama şirketi.)  koşun. Victoria's Secret ülkelerine Türkiye de eklendi, avuç içi kadar çamaşıra $80 verince çok mutlu olacağınızı garanti ediyorum!
    Dünyayı sarışın kadınların güzel olduğuna inandırdım, bu yüzden Asya kıtasında 300 milyon kadın düzenli olarak beyazlatıcı sabun kullanıyor
    Ben Kapitalizmim ve yine başardım! Bütün kadınları dolapları tıka basa dolu olduğu halde giyecek hiçbir şeyleri olmadığına inandırdım.”
     Kapitalistler servetlerine servet katsın diye; modacılar, kozmetikçiler, sözde estetikçiler aracılığıyla insanların aklıyla, sağlığıyla, duygularıyla oynanmaktadır.Bunun bedelini de insanlar başta paralarını, giderek insanlıklarını ve sağlıklarını yitirerek ödemektedirler,
    Ne adına? Tabii ki dayatılan güzelliğe ulaşmak adına…
    Oysa; “Ütü kumaşın kalitesini değiştirmez.”
    İster kapitalizm gibi ekonomik sistemler isterse gelenekler ve kültürler olsun dayatılan güzellik algısı doğal güzelliğe müdahaledir. Zamanı durdurma çabasıdır. Bu çabalar, modacıları, kozmetikçileri, estetikçileri ve şirketleri zengin edebilir ama zamanın vereceği hükmü değiştiremez diyerek, konuya dönelim.
    “Her çocuk, dünyaya düşen kar tanesi gibidir, saf ve temiz”
    Çocukların güzelliği saflığıdır. Bu güzelliğe ne katabilirsiniz, korkudan başka?
   “Büyüklerin dünyasına, adım attığında çocuk / Önce /Ağıt dili burulur /
Düşlerinden vurulur!/ Hayalleri / Kağıttan kuleler gibi yıkılır bir, bir!/
Gözyaşı içine akar / İçinde, adını bilmediği korkular dirilir./
    Gençlerin güzelliği, gelişen bedeninde duru yüzü, ışık saçan gözü, bedenenine sığmayan enerjisi ve cesareti. Siz ne katabilirsiniz bu güzelliğe, kendi korkularınızdan başka?
“Adını bilmediğim fırtınalar içimde//Saçlarımı tararım her gün başka biçimde.  Serpilip büyüdüler dünün körpe kızları//Kırık havalar çalar bizde gönül sazları
Bitimsiz aşklar ile hicranları yaşadık//Çok sürmedi bu aşklar  evlenmeden boşadık
 Delikanlı olmuştuk haşarı ve uçarı  Koştursak yakalardık uçar ile kaçarı.”
    Kızlar mı? Ah o kızlar… Hayallerimizin meleği, düşlerimizi perisi, incesi irisi her biri birbirinden güzel, gözleri ışıl, ışıl, kaşları kalem, kirpikleri oktur. Bazıları özeldir, bir benzeri yoktur. Onlara şiir yazılır. Bakışları yüreklere kazınır.
    Aşkı yüzünden çöllere düşen Mecnun’a demişler; Leyla o kadar da güzel değil ki… Mecnun:
Sizler Benim gözümle bakmıyorsunuz Leyla’a.
    Aşık Veysel ne demişti sevdiğine:
    “Güzelliğin on par etmez / şu bendeki aşk olmasa./
    Eğlenecek yer bulaman / gönlümdeki köşk olmasa./
        Seven insan için, sevilen güzeldir ve mekanı gönül köşküdür.
     “Dudakların gonca gül, yüzünde ay ışığı. / Lal idim dilbaz oldum konuşturdun Aşığı. / Aç kolunu sar beni, döşün bebek beşiği / Itır kokar saçların koklamaya doyamam.” /
    Bu doğal güzelliğe sizler daha fazla ne katabilirsiniz; modacılar, kozmetikçiler, estetikçiler, doğal güzelliklerin yok edilmesinden başka?
     Annenin güzelliği, evine, eşine, çocuklarına yüreğinde büyüttüğü sevgidir, şefkattir. Sevgiye bulanmış haliyle; “ Bütün anneler melektir.” Bu güzelliğe kim, daha ne katabilir dışarıdan?
     “Güzellik tende değil, tindedir.”
     Sıklıkla söylendiği gibi, her yaşın ayrı bir güzelliği vardır. Doğa sizden aldığı gençliğin yerine; bilgelik, deneyim, tevazu gibi erdemlerle güzellik katmaktadır. Sizler, size sunulan güzellikleri görün, geliştirin ve paylaşın derim.
    “İnsanın süsü bilgi, bilginin süsü tevazudur”
     Ben bu doğal güzelliği anlatıyorum.
     Bize güzellik dayatan Kozmetikçiler, modacılar, estetikçilere söylüyorum:        Zamanı durduramazsınız. Yaşayan yaşlanır! Yaşlanmayı durduramazsınız. O zaman sizin yapmaya çalıştığınız; insanların aklını karıştırıp, çoğu zaman sağlığıyla oynamak ve bir çeşit illüzyon yaparak şirketlerinizin kasalarını doldurmaktır. Kabul ediyorum, bu konuda çok beceriklisiniz.
    Yazımı Audrey Hepburn (Oyuncu. 4.5.1929 Belçika- 20.1.1993 İsviçre)’in güzellik üstüne söylediği benim de onayladığım sözleriyle bitirmek istiyorum:
*Mutlu kadınların, en güzel kadınlar olduklarına inanıyorum.
*yok olmayan tek güzellik, zarafettir  
*İnce bir bedense isteğin ekmeğini yoksullarla, açlarla paylaş
*Eğer saçların güzel olsun istiyorsan, bırak çocuklar ellerini geçirsin saçlarından,
*Güzel dudaklara sahip olmak için sadece güzel sözler söyle…
*Eğer güzel gözlerin olmasını istiyorsan, insanlara iyilikle bak,
*Bir kadının güzelliği gözlerinde görülür. Çünkü aşkın ikamet ettiği kalbine açılan kapı, gözlerdir.”
    
--------------------------------------------------- Tahir Eker  21.4.2021


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış