HASANIN BEYAZ MELEĞİ

Günün Yazısı
Ekleyen : Salih Özel (Evreni) , 16 Mart 2019 Cumartesi aaa Beğen 3
HASANIN BEYAZ MELEĞİ
Yataktan kalkar kalmaz pencereye koşup camın buğusunu sildi…
Günlerdir geleceğinin işaretini veren beyaz meleği gelmişmiydi acaba?
Annesi bir anlam veremiyordu onun yataktan kalkar kalmaz pencereye koşup birisi gelecekmiş gibi bakmasına “Babası da yok gurbetten gelecek kimi bekliyor bu” diye düşünüyordu.
Dışarıda sonbaharın son günleri kendisini iyiden iyiye belli ediyordu.
Seher vakti düşen kırağıların güneş vuran tarafları erimiş kuzeyde kalan kısımları camlardan çatılardan yansıyan güneş ışıklarıyla yıldızlar gibi parıldıyor, ara sıra yanıp sönen ağustos böceklerini andırıyordu.
Ağaçlarda kalan son yapraklar hafif esen rüzgâra direnip yere düşmemek için dallara daha bir sıkı tutunuyor gibi yavaş yavaş sallanıyordu.
Duvarda asılı saate baktı Hasan, dokuz buçuğu gösteriyordu.
Demek ki bu gün de okula gidemeyecek ahırdaki hayvanları otlatmaya götürecekti, içini bir hüzün kapladı beklediği beyaz meleği bu gün de gelmemiş onu hayvanları otarmaktan kurtarıp okula gitmesini sağlayamamıştı.
Aslında Hasanın durumuna imrenen okuldan kaçmak için hayvan otlatmaya can atan arkadaşlarının sayısı az değildi Hasanın aklı bir türlü almıyordu bu arkadaşlarının tutumunu…
Kendisi okula gitmek için her türlü yolu deniyor imkân bulamıyorken arkadaşları okuldan kaçmak için onun yerinde olmak istiyordu. “Bu ne garip bir çelişki” diye düşündü.
Annesi sabah sobayı yakmış evin içi sıcacıktı, sobanın üstünde kaynayan suyun çıkardığı ses  Hasanın düşüncelerine eşlik ediyor, içini dolduran hüznü biraz olsun hafifletiyordu.
Kahvaltısını sobanın üstünde kızartılmış somun ekmeğine annesinin yaptığı tereyağı sürerek yine annesinin elleriyle yaptığı peynir ve suda haşlanmış yumurta ile yaptıktan sonra Annesi en kalın elbiselerini giydirdi akşama kadar yetecek ekmek ve peyniri de azık çantasına koyarak onu hazırladı.
Hasan tekrar saate baktı şimdi arkadaşları birinci dersi bitirmiş teneffüse çıkmıştırlar, onlar okula giderken kendisinin hayvan otlatmaya gitmesinden çok utanıyor yolda onlarla karşılaşmamak için biraz ağırdan alıyordu, Azık çantasına hem okuyacağı hem ders çalışacağı Kitap. Defter, kalem ve silgisine de yerleştirdikten sonra saate tekrar göz attı “evet şimdi derse girmişlerdir yola çıkabilirim”  diye düşünerek evden çıkıp ahıra doğru gitti.
Otlağın yolu Okulun hemen yanından geçiyordu… Hasan tam okulun yanına gelince iç geçirerek en arkada kalan hayvanın arkasına gizlenerek geçti o yolu Öğretmeni ve arkadaşları derste olmasına rağmen pencereden bakan birisi olur beni görür diye böyle davranmıştı.
Hayvanları otlağa bırakıp gün boyu ne yapacağını düşündü, bahar ve yaz ayları gibi değildi otlağın durumu, herkes tarlasını biçmiş bağı bostanı bozmuş meydanda hayvanların zarar vereceği hiçbir ürün kalmamıştı bu zamanda hayvan otlatması çok rahattı ama yine de memnun değildi Hasan.
Yanın da ne bir arkadaşı vardı, ne de havada uçan bir kuş, göçmen kuşlar bile çekip gitmişti sadece göç etmeyen birkaç karga ve serçeden başka meydanda hiçbir canlı görünmüyordu.
Üstüne üstlük dün yağan yağmur yerleri ıslatmış, bu gün güneşe rağmen hafif esen rüzgâr kalın giyinmesine rağmen iliklerine işleyen bir soğuk meydana getirmişti.
Bir an önce ateş yakıp akşama kadar sönmemesi için kuru dal araması gerekti o da öyle yaptı epey bir uğraştan sonra ateşi yakmaya muvaffak olmuştu… etrafdan topladığı yarı kuru yarı yaş odunları da üzerine atıp kara lastiklerin içinde üşüyen ayaklarını ateşe uzatarak sırayla ısıtırken bir yandan da çantasında getirdiği kitapların içinden önce ders kitaplarını çıkardı dün arkadaşlarının işlediği derslerin ve ev ödevlerinin listesini mütemadiyen alırdı arkadaşlarından.
O sıraya göre önce derslerine çalıştı bir yandan da ateş sönmesin diye üzerine odun atıyordu.
Arada sırada başını kaldırıp göz ucuyla hayvanları kontrol ediyor fazla uzaklaşan varsa koşarak gidip getiriyor, bu koşmalar üşüyen minik bedenine biraz olsun can veriyordu,
Zaman bu şekilde geçmiş ders çalışmaktan yorulan beynini dinlendirmek için kitapları kapatmıştı, düşüncelere daldı “ Neden bu sene geç kalmıştı beklediği beyaz melek geçen sene daha erken gelmişti” diye düşündü çocuk aklıyla çözemiyordu sebebini.
Başını kaldırıp gökyüzüne baktı güneş epey aşmış gün ikindiye dönmüş kuzey tarafından kara bulutlar gökyüzünü kaplamıştı, rüzgâr daha da şiddetlenmiş ağaçlarda kalan son birkaç yapraklar da bu şiddete dayanamayarak birer birer yere düşmeye başlamıştı.
Sanki ağaçlar da Hasanın beklediği yolcuyu bekliyor onlar da onun gelişine hazırlanıyordu. Dün yağan yağmurla banyolarını yapmış bu gün esen rüzgârın yellerini tarak gibi kullanıp dallarında kalan son yaprakları temizliyorlarmış gibi düşündü Hasan.
Köyde okunan ikindi ezanı ile daldığı hayal âleminden uyandı, tekrar hayvanları kontrol etti hepsi yerindeydi gözü özellikle adı KARAGÖZ olan boğasını aradı onu başka bir seviyordu,
O yaz boyu öküzlerle birlikte otlattığı dört yaşına gelmiş kocaman boğasıydı Hasanın, yaz boyunca güreştiği bütün hayvanları yenip kaçırıp köy birincisi olmuştu gurur kaynağıydı Hasanın, çantasına baktı kalan ekmeğini kontrol etti sevindi hala ekmeği vardı.
 “Nasıl olsa akşam yakın ben evde yerim” diye düşünüp boğasına seslendi” Gel Karagöz yavrum gel”  hep böyle seslenirdi boğasına.
Sesi duyan boğa her zaman olduğu gibi kafasını kaldırıp baktı ve ikinci bir seslenişi beklemeden koşarak Hasanın yanına geldi, Hasan elini çantasına sokup kalan ekmeği çıkardı parçalayarak bir lokma kendi ağzına geri kalanını boğasına verdi onun yemesini zevkle izledi.
Yaz boyu hep böyle yapmıştı zaten bu sebeple boğası Hasanın sesini nereden duyarsa duysun koşarak gelir ödülünü alırdı. Hasan her zaman yaptığı gibi boğasının boynuna sarılıp biraz sevdikten sonra gitmesi için seslendi.
Güz üstü günler kısa oluyor güneş geç doğup erken batıyordu.
Bu günde akşam olmuş Hasanın beklediği yolcu gelmemişti.
Akşam, gün boyu üşümesinin ve hayvanların peşinde ayakta durmasının verdiği yorgunlukla erkenden uyudu,
Yorgunluktan deliksiz bir uyku çekmiş sobanın üstünde kaynayan suyun cızırtı sesini bir ninni gibi dinleyerek uyanmıştı. Camlara baktı bu sabahki buğular daha kalın yer yer de buz tutmuştu içini bir sevinç kapladı beklediği beyaz meleği gelmiş olmalı, çünkü o gelince camlar hep böyle olurdu, sevinçle yataktan kalkıp pencereye koştu buğunu sildi.” Aman Allahım o da ne işte oradaydı meleği”  “Yaşasın” diye bir çığlık attı “Evet işte nihayet gelmişti beyaz meleği ” kar yağmış her taraf bem beyaz örtü ile kaplanmıştı.
Dönüp hemen okul çantasını hazırladı Annesinin hazırladığı kahvaltıyı yiyip saate baktı okul saati yaklaşmıştı sevinçle kara önlüğünü giydi beyaz yakalığını annesinin yardımıyla takıp çantasını eline aldı dışarı çıktı birden gözleri alışamadı bu beyazlığa gözleri kamaştı yumdu gözlerini arada bir açıp tekrar yumarak yavaş yavaş alıştırdı gözlerini zıplaya zıplaya okulun yolunu tuttu.
Ders zili çalana kadar arkadaşlarıyla oynadılar ders başlayınca öğretmenleri girdi sınıfa Hasana baktı “ Ooo Hasan hoş geldin sınıfımızın başkanı, sen yokken sınıfa başkan da seçmedik seni bekledik” diyerek iltifat etti Hasana.
O gün yapılan sınıf başkanlığı seçimini Rakibinin oyu hariç bütün öğrencilerin oyunu alarak kazanmış ve sınıf başkanı olmuştu…
 


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Seferi (Nurcan Bedir Ören)
17 Mart 2019 Pazar 02:20:56
Bazıları için kar, tatil demek oluyorken bazıları için okul günü oluyormuş demek ki...

Salih Özel (Evreni)
17 Mart 2019 Pazar 21:49:48
Öyleydi maalesef Nurcan hocam, Yokluk yılların son demleri Samanlıkta ot, saman bitmesin diye kar tam olarak kapatıncaya kadar hayvanları dışarı çıkarırdık. Bu da evin eb küçük erkek çocuğunun göreviydi.

ESA
17 Mart 2019 Pazar 20:38:03
O günlere özlem ve hepimizin ilk günlerinden birer parça , her okuyan kendinden bir şeyler buluyorsa o yazı hakkını vermiş demektir. Sizi nesirde de görmek ne güzel nice başarılara Salih Bey.

Salih Özel (Evreni)
17 Mart 2019 Pazar 21:51:02
Hocam teşekkür ederim, beğeniniz onur verdi sağolun. ilk denemelerim inşallah başarılı olurum.

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...