Keder Çizgileri Anlımızda


26.8.2020



Keder Çizgileri Anlımızda Gönlümüzde Derin Çizgiler Meydana Getirmeden Tebessümü Ekleyelim

 

Tebessümle yazmak için oturdum tabletimin başına,  kelimeleri özenle seçerek bir mana eklemenin peşindeyim, bir mana anlam peşinde olmazsak neden yazalım uykusuz gecelerde? Yeniden kendimizi fikrimiz yenileyerek farklı olanı bulmak yazmak okumak değil midir amacımız?

 

Fazla dolaşmadan sözlerin kelimelerin arasında hayatımızı aydınlatan ne varsa bulalım ortaya dökelim. Keder çizgileri anlımızda gönlümüzde derin çizgiler meydana getirmeden tebessümü ekleyelim ve bekleyelim sevelim, sevelim ki gülümseyelim, gülümseyelim ki gülleri ezmeyelim güzelleri üzmeyelim…  Avuçlarımıza çiçeklerin kokusunu serpelim çiçekler gibi kokalım bu şimdi size absürt yani saçma gelecek, denemeden saçma olduğunu nasıl bileceğiz ki? Gözlerimizi boşluğa değil hoşluğa aşka gönüllere çevirelim, yoksa kalbimiz bize ait olmayacak hatta boşluk o kadar manasızlığı yükleyecek ki kaldıracak gücümüz olmayacak. Kalbim bende değil sanki diyeceğiz. Bir yabancıyı bir bilinmezi bu bedende konuk ediyoruz diyeceğiz!

İsterseniz az daha ileriye gidelim, sevmeyelim boş verelim şimdi yaptığımız gibi…

Şiirler hiç yazmayalım.

Anlamsızlığı anlatmayalım.

Kapıları zaten açmadığımız gibi açmayalım iyice kapatalım.

Severken sevmiş gibi yapalım kandıralım.

Aslında yanan biziz bunu bilmeyelim hep yakalım.

Kaçalım…

Ne geçecek elimize ne kazanacağız kahırdan başka ahırdan evde? Ara bakalım ne var o gülüşte?

 

Ben sevmeden yanayım. Kendi iyiliğim için bunu yapmalıyım, yoksa karşımdaki gülemeyince bende gülemem bir söz söyleyemem, gel muhabbet et diyemem. Yıllardır süren acımasız yalnızlıkla dolu bu tutku bitmeli, sevgi bir şekilde yollara gönüllere ekilmeliydi. Sonra, ilk defa gözlerine bakabildim diyerek bakmalı, yoksa gözlerimizde gönlümüzde Martıların can alıcı çığlıkları duyuluyor uzaklardan da, değil en yakından içimizden. Gönül bak ne diyor beni ele güne sevgisizliğe mahkûm etme, az gülümse bir güzel söz söyle, duymak lazım derim, ben söyler geçerim okuyucuma gülümserim gülümset derim severim.

 

İlerisi günde bu satırları okursan gülümsersen benden aldığını söyleme, zaten sende var ben sadece kapısını aç dedim, gerisi sana ait bir eylem, bana ait olsa da bu söylem.

 

Kime bu kadar ediyorsun inat, artık at kurtul o kinden al bir murat, eğik olmasın artık surat kime? Neden nedensiz bu kadar ediyorsun sitem? Yıkarken düşünmedim az gülümsetem diye. Çık gel ne olur apansız derken o yâr, neden çıkıp gelmedin kendi keyfinle uğraşırken zamanı daha gelmedi derken. Toprak neden böyle güzel kokar yağmurdan sonra bilir misin, az sonra yeşerecek kokusuyla açacak meyve verecek, Rahmet olarak aşk olarak yağan yağmurla hayat bulacak. En güzel günler seninle ey insanlar diyecek sizde gönül var diyecek ki az veren maldan çok veren candan sizde verin sevgiyi karşınızdakine candan, oyalanma yarına bırakma sakın ola kaçma.

Kişisel hayatı konu aldım yazmaya çalıştım, zaten hep terk edilmeye değer verilmemesine alıştım, ama vazgeçmedim usanmadım ve kaçmadım Rabbimin yardımıyla. Gerçek yaşamı anlatmam yaşarken içine bir anlam katmamız içindi ve buda güzel bir seçimdi ne senindi ne benimdi insanlığın yarınları içindi. Birinci kişi ağzından, yanılmaları çok duydum anlama anlamsızlık katanları çok okudum, biraz öyküleyici anlatım kullanmaya çalıştım günü gününe gönüllere yazılmaları anlattım, şimdi köşeme çekilerek siz okuyucularıma gerisini bırakarak çayımı içerek izleyeceğim, yorumlarınızla az kendime neşeleneceğim eksiklerim varsa düzelteceğim, vesselam, selamlarımla.

Mehmet Aluç

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış