Kifayetsizlikle Dolu Sözcüğün Peşine Düştüm


10.9.2020

 

Kifayetsizlikle Dolu Sözcüğün Peşine Düştüm
İnsanı kalbinden tutamadınız mı, görün... - İşi Vaktinden Çok Olanlar |  Facebookİnsanı kalbinden tutamadınız mı, görün... - İşi Vaktinden Çok Olanlar |  Facebook
Kifayetsizlikle dolu sözcüğün peşine düştüm, ona baskı yapan kimdir, anlamlı sözcükleri söylemek yerine neden kifayetsizlikle dolu sözleri söylediğini anlamak için. Oturmuş bir masanın başına anlamalı sözcüklerin yerlerini madde madde değiştirmekle meşgul. İnsanı memnun eden sözleri duygu ve hisleri silerek memnuniyetsizlik veren sözleri eklemekte değiştirmekte meşgul, şaşırdım diyeyem. Uzun süre takip ettim uzakta. Nereden mi biliyorum? Peşine düştüğüm kifayetsizlik haliyle işi gücü bu olacaktır yani! Tanımları tanınmaları kucaklamaları sarılmaları, sırıtarak yok etmektedir, yaklaştım yanına, ilk önce şaşırdı.
-Alo hop ne oluyor sen burada ne yaptığını sanıyorsun?
Şaşkın bir ifade içinde kekelercesine döndü...
-Görevimi yapıyorum.
-Ne görevi?
-Kifayetsiz anlamsız değersiz bırakma görevi.
-Bak bak birde utanmadan marifetmiş gibi söylüyor. Sana bu görevi kim verdi. Hem sen anlam katmak için yaratılmadın mı sözcüklerle beraber.
-Dur bir düşüneyim, hayal meyal bir şeyler geliyor aklıma puslu Muslu çözemiyorum! Bana bu görevi veren şöyle uzun kulaklı suratsız gönlü duygusu hissi olmayan birisi verdi. Ben bir deneyeyim diye kabul ettimse de vazgeçmem mümkün olmadı, işte böyle. İlk başlarda memnun olsam da şimdilerde memnun değilim! Süslenmiş duygu yüklü metinleri sözleri silmek değiştirmek artık yorucu geliyor.
-Bravo bunu anlamış olmanda büyük bir erdemdir.
-O nasıl bir şeydir?
-Şimdi yazarım masana okursun, yalnız silmeden oku ve silmeye de kalkışma. Zenginleştirmek uğraşısı içinde ol. İçyapı dış yapı ile ol kötü etken edenleri analiz et faydası varsa izin ver yoksa salla gitsin dipsiz kuyuya. Soruyorum sana kendini şeytanın zincirine bağlayarak nasıl yaşıyorsun?
-İlk başta değişik gelmişti, sonralarda kifayetsiz bıraktıkça bende kifayetsiz kaldım. Sisler bulvarında gezintiye çıkmış gibi önümü göremedim, çarptıkça kendimi yaraladım lakin arkamda gülmeler hiç eksik olmadı.
-O gülmeler o lain şeytanın gülmeleridir! O ister ki sözlerde duygularda çağrışım unsurlarına yeteri kadar yer verilmemesin hep ayrılıklardan söz edilsin araya uçurumlar girsin. Bizler dilimize önce kendi sesimizi ve biraz da duygu ve hislerimizi sonrasında azıcık benliğimizi, iç hayatımız, tecrübelerimiz gönlümüzle içine harmanlamamız girer ve bizi temsil eder. Bütün mesele bizlerin dilimizi, duygu ve hislerimizle yoğurarak insanı seven değer veren bir güzellikle kucaklamaktır.
-Anladım, bir süre yanımda kal, şu sildiklerimi geriye alarak düzelteyim.
Mehmet Aluç

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış