Kum Taneleri Gibi Fanusta Aşağıya Dökülerek Biten Kum Taneleri Gibiydik.


20.9.2020
 
Kum Taneleri Gibi Fanusta Aşağıya Dökülerek Biten Kum Taneleri Gibiydik.
Kum saati nedir ne demektir? Anlamı - Laf Sözlük
Gecemi sabaha yakın sabah mı geceye yakın seçemedim! Karanlık mı dipsiz , karanlık mı dipsiz kuyudaki suya yansıyor çözemedim! Kafatasım mı çatladı, anlatasım mı yaklaşmadı geziyorum sokakları, sokak lambaları kısık yanıyor, bekliyor altına aşkla sevenleri lakin sarhoştan başkası yok! Kısıyor gözlerini karanlığa karışmak için, o eski sevgililerin şen kahkahalarını duyamamanın acısından olacak ki! Neydi o günler Türkan Şoray’lı, Filiz Akınlı, Hülya Koçyiğitli aşk dolu bakışlar. Nerede Göksel Arsoy, Ayhan Işıklı, İzzet Günaylı delikanlılar?
Gece sokaklar bir mezarlık, evler desen nazarlık içi dolu kesilecek hızarlıklarla dolu! Kesmekle yontmakla şekil alınmıyor, marangozda kerestecide şaştı kaldı!
O genç kızların edeple başı önünde yüzü kıpkırmızı, hızla inip kalkan göğsünü bakmaktan utanırdı delikanlılar. Sanki yorganı çekip üzerine atmış gibi bakmamak için utanırlardı. Söndü sokağın lambaları. Şimdi kim bilir kaç hayat kadın altında bacaklarını çimdikleterek neyse…
Yaklaştım sokak lambasının yanına usulca.
-Aç şu yüzünü artık aç, kısma ışıklarını.
Cevap vermemek için sanki camları titriyordu… Haklısın sabah olunca bir ton insan sessiz başı önünde onca masraf gereksiz şeyler için koşarken birbirlerini yerken , bir sevgiye vakit ayıramıyorlardı bir de gülümsetmeye! Haklısın sende bin defa haklısın, nerede o cümbür cemaat sokakta neşeyle selamlaşmalar kucaklaşmalar. Ellerde beyaz gazoz neşe şamata, gönül alma sırayla…
Kulaklarımızda az sonra kalkacak vapurun sesi, içinde kendi karanlığına dalmış gömülmüş birkaç insan telaşlı…
Kum taneleri gibi fanusta aşağıya dökülerek biten kum taneleri gibiydik, fanusu ters çevirince fanus üstten doluyordu lakin hayat ve insanı geri çevirmek düzeltmek pek kolay değildi!
Bak düne ne güzeldi, neşeli bir gecenin sabahına kalkan mutlu ve huzurlu insanlar neşelendirmek için koşan, gönlünü değil gönülleri eğlendirmek için koşanlar, sevincini yeşertmek hevesiyle sevindirenler, bir çocuk karşı komşuda almış bir kâse taze tereyağı, sürüyor ev yapımı ekmeğe dağıtıyor kapı kapı, uyanıyor neşe bir çocuk gülüşüyle. Neme lazım çalışsın kazansın denilmiyordu hep veriliyordu davet ediliyordu. Haklısın gece lambası karış benimle karanlığa gerçi karanlıkta o neşeli insanlara yolumuz çıkmaz, belki karanlığımızı aydınlık etmek için gelirler…
 
Mehmet Aluç

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış