MAHALLE HAYATININ SICAKLIĞI

Günün Yazısı
Ekleyen : Sevim Kınalı , 09 Eylül 2018 Pazar Beğen 9
      Günümüzde site yaşamı yaygınlaştığı için bazen mahalle yaşamının sıcaklığını özler olduk. Pencereden bakan Ayşe teyzenin sokaktaki hareketliliği seyre dalması, yoldan geçen insan kalabalığı, satıcı sesleri, daracık alanlara sevinçlerini sığdırmaya çalışan çocuklar, ezan sesinin bir başka yankılanması ve daha birçok sıcacık anlar. Site yaşamındaki düzenli hayat ve kuralları belirlenmiş yaşam alanları daha modern gibi gözükse de hep bir şeyler eksik. İnsanın çevre ve birbiriyle ile olan doğal, içten ilişkisinden uzak kalıyorsunuz. O içtenlik ve doğallık pek uğramıyor site yaşamına. 
 
 
       Mahallenin, sokağın bile söylenişinde ayrı bir sıcaklık var. Yoldan geçen bir kedi, sokakları temizleyen bir emektar, ağır adımlarla yol alan mahallenin büyükleri, pencereden sepetini sallayan teyzeler, ablalar...Her biri ayrı bir güzellik katar o mahalle havasına. Bilmem siz de özlüyor musunuz? Daracık sokaklarda tehlikeye rağmen çocukluğunu yaşamaya çalışan çocukları, camdan cama yapılan sohbetleri, kimi zaman artan kalabalığı arıyor mu gözünüz? Yeni kuşak bunları göremediyse de büyüklerinden dinliyorlardır o günlerin hikayelerini. Hâlâ o mahalle ortamında büyüyen bir nesil var tabiiki. Sitede büyüyen ve mahallede büyüyen iki kuşak var. 
 
        Aslında önemli olan insanlar arasındaki sıcak sohbetler ve bir merhabayı, günaydını çok görmemektir. Birbirine güvenebilmek ve birbirinin kapısını güvenle çalabilmektir. Eksiğin olduğunda gidip komşunun kapısını çalabilmek, komşuluk yapabilmek, hatırını sorabilmek ve içten bir tebessümü çehrelerimizden silmemektir. Hiç olmazsa aynı kattakilerin birbirini tanıması ve birbirine güvenebilmesi. Hiç olmazsa bir günaydın diyebilmek ve günü birlikte uğurlamak...Hepsinin ayrı bir değeri ve güzelliği vardır. Mahalle dayanışması veya site hayatının dayanışması, adı ne olursa olsun, önemli olan o sıcaklığı yaşam alanına yaymaktır.
 
       Nerede yaşarsak yaşayalım, yaşam alanımızın adı ne olursa olsun, birbirimizle ve akıp giden hayatla olan ilişkimizi canlı, içten ve güven içerisinde tutabilirsek her yerde o sıcak iklimi var edebiliriz. Sevgiyle, güvenle el ele veren insanlar, yaşadıkları mekanları da güzelleştirirler. O yaşam alanındaki hayvanlar da bitkiler de sevgiyle nefes alır ve insanlarla güzel bir bütün olurlar. İşte o ruhu yakalayabilirsek her yerde, o mahalle sıcaklığını, içten birlikteliğini hissedebiliriz. Çevre insanla güzeldir. İnsandır mekana hayat veren. Yoksa her şey bir resimdir. Taşlar, çiçekler, hayvanlar insanla nefes alır, insanla güzelleşir. Eğer insan hoyratça yaşamazsa, kıymet bilirse bu güzellik mümkün olur. 
 
        Bir kedinin veya köpeğin yaşamasına yardımcı olabiliyorsak, yeşili, maviyi kirletmiyorsak, en önemlisi de  ruhumuzu kirletmiyorsak her mahalle her site, kısacası bütün yaşam alanlarımız güzeldir. O güzelliğin mimarları biz insanlarız. Ayşe teyze, Mehmet amca, sesleriyle ortama sevinç yayan çocuklar ve yaşam alanlarımızı temizleyen emektarlar...Hepinize selam olsun!
 
 
 
09.09.2018 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Aslı Kerimoğlu
09 Eylül 2018 Pazar 03:10:00
Sağlam bir kaleminiz var . Başarılar dilerim.

Sevim Kınalı
09 Eylül 2018 Pazar 09:14:04
Güzel değerlendirmeniz den dolayı teşekkür ederim. Selam ve sevgilerimle...

Gazi Çakmakçı
09 Eylül 2018 Pazar 06:59:57
Eleştiri yapabilecek kadar iyi olsaydım bu yazıyı incelerdim. Elinize sağlık.

Sevim Kınalı
09 Eylül 2018 Pazar 09:17:23
Olumlu ya da olumsuz eleştiriler bizi geliştirir. Sizde güzel duygular uyandırdıysam ne mutlu! Selamlar. Yorumunuz için teşekkürler.

Sevim Kınalı
09 Eylül 2018 Pazar 09:20:41
Beğenisini ifade eden ve okuyan tüm değerli ESA üyelerine teşekkür ederim.

Ahmet Zeytinci
10 Eylül 2018 Pazartesi 10:51:30
Bundan otuz kırk sene önce çok daha sıcak çok daha candan, çok daha samimi mahalleler ve o mahallelerde oturan insanlar vardı... Mahalle Bakkalı, manavı, yufkacısı, terzisi, hepsi mahallelerin güzellikleri idi... Komşuluk kavramı çok daha anlamlıydı. Oysa şimdilerde tıkıldık kaldık yirmi otuz katlı apartmanlara, en fazla katınızda ki komşuları tanıyorsunuz. Asansörde bile merhaba demeye çekiniyor insanlar. Her şey menfaat ve çıkar ilişkisine dönmüş durumda. Yazık oldu gerçekten eski mahallelere ve komşuluklara... Gece yarısı hastalansanız komşunun kapısını çalmaya çekiniyorsunuz... Velhasılı duygularımız törpülendi makinelerin esiri olmaya devam. Doğallık öldü Allah rahmet eylesin.... Kutlarım içtenlikle Sevim Hanım...

Sevim Kınalı
10 Eylül 2018 Pazartesi 12:25:21
Teşekkür ederim Ahmet Bey. Her zaman olduğu gibi siz de güzel noktalara dikkat çekmiş ve güzel bir katkıda bulunmuşsunuz. Selamlar.

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...