O Ses Türkiye Yarışması

Ekleyen : Saffet Kuramaz , 28 Ocak 2019 Pazartesi aaa Beğen 1
 
 
O ses Türkiye-2018 yılı yarışmasının sonucu belli oldu. Son iki performansında, Yunus Emre’nin iki şiirinden bestelenmiş ilahiyi seslendiren Ferat Üngür yarışmayı birincilikle kazandı. Finale kadar sunulan her bölümde yabancı müzik şarkılarının ön plan çıktığı, söyleyenlere övgü yağdırılan görüntüde, sonucu SMS gönderen halk belirledi. Bu sonuç, kendi değerlerimizin halk içinde yaşanıldığını, türkülerin ve halk ozanlarının güftelerinin hala el üstünde tutulduğunu gösterdi.  
 
Ferat Üngür, asla yabancı müzik okumadı. Yabancı müzik hayranı jüri onun mükemmel sesine tam not verdi, eleyemedi… Saçlarının uzunluğu ve her görüntüsü halkın içinden yansıyan hali, herkese pozitif bir bakış açısı verdi. Giysisiyle show yapmadı. Gösteriş de, kendini beğenmişlikte sergilemedi. Kutluyorum. Bu yarışma da gerçek bir sonuç ile hak yerini buldu bence!
 
Her yarışmacı, konuşurken, Müslüman diliyle konuşmaya gayret etti. İnşallah, Allah yardım ederse gibi cümleler dillerinden düşmedi. Yabancı şarkıları söyleyen yarışmacılarda dahi bu görüldü.  Dil bunu söylerken, giyim ve gösteri İslam çizgisine yakışıyor muydu, bana göre Hayır. Yani dil bunu söyler ama başka her yer, böyle görünmek zorunda değil imajımı verilmeye çalışıldı acaba?
 
Bayan Jürilerin, seçtikleri kıyafetler, yapılan esprilere cennet müjdesi gülüşleri ve rahat tavırları her an gündeme oturdu. Müslüman çöplüğünde, eleştirilmeyen duruşları, kim bilir kaç kızımıza örnek olmuştur.  Özellikle bayan yarışmacıların yanak yanağa erkek jürileri öpüşleri, sarılışları- bunun tersi de oldu ve el sıkışmaları göze batmadı. Yani herkes birbirine sarılabilir eğer ünlüyse biri mi? Ya da ilk kez gördüğü birisinin yanağından öpebilir, ona sarılabilir ve el sıkışılır mı mesajı verildi. Yarışmacıların seçtikleri kıyafetler, yaptıkları dövmeler… Bu mu gençliğimizin görüntüsü, nedir yabancı hayranlığı ve şarkılarına eğilim? Biz neden sevdiremiyoruz türkülerimizi, sanat müziğini? Bu yarışmada asla sanat müziğinden bir şarkı seslendirilmedi.
 
Kimsenin sanatına, seçtiği hayat tarzına karışamayız ama yaşam kültürü bir milletin olmazsa olmazıdır. Her yabancı şarkıda, onun sözleri ve mesajları, onların dini, dili ve yaşam tarzı bize yansıyor. Biz kendi zengin müziğimizi dinlemedikçe, gelenek ve ananeler bir bir yok oluyor.   Milli ve manevi değerlerimiz yara alıyor. Aşkı, paylaşmayı, işi, aşı, büyüğe saygıyı, küçüğe sevgiyi… Başka bir medeniyetin gölgesinde yaşıyoruz. Büyüğünü saymayan, sevgiye değer vermeyen bir nesil giderek artıyor, çünkü yabancı müzik dinliyor… O kültürün özgürlüğünü evinde, sokakta, paylaşımlarında sergiliyor.
 
Bu yarışmayı yaparken, temel obje para kazanmak olmamalıdır. İçimizden yok edilmiş, silinmeye yüz tutmuş ve bizi Türk yapan özgün değerleri yeniden ortaya çıkaracak yarışmalar yapılmalıdır. Biz başkasına benzedikçe, ahlaki kirlenmede artmaktadır. Biz Allah’tan hakkıyla korkmadıkça, iki yakamız bir araya gelmemektedir. Halkın tek eğlence kaynağı olan televizyonda, anlattığım bu değerlere saygı duyulmalıdır.  TRT’de yapılan güzel Kur’an okuma yarışmaları gibi, bu tür yarışmalarda türkülerimiz ve şarkılarımız okunmalı ve bu türkülerin hazin hikâyeleri bilinmelidir.  
 
Artık dilden çıkan her söz kalbe inmelidir… Yaşanmalıdır! Yoksa Antalya’daki hortum ve ülkemizin birçok yerinde cereyan eden yoğun yağan yağmurlar gibi görmediğimiz afetleri görür, başka milletlerden görmediğimiz aşağılanmayı görür ve yaşarız. Medeniyet özümüzde ve İslami değerlerdedir. Aklımızı başımıza almalıyız, tövbe edip, bir an önce olması gereken İslami yaşama dönmeliyiz.
 
Saffet Kuramaz





Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...