ŞEYTANA RUHUNU SATANLAR

Ekleyen : Eyyup Akmetin , 25 Şubat 2019 Pazartesi aaa Beğen 1
""Hocalı soykırımına bizzat katılan ve hala interpol tarafından aranan ZORİ BALAYAN 1996 yılında çıkardığı RUHUMUZUN CANLANMASI adlı kitabın da şunları yazıyor,
Biz Hacatur’la ele geçirdiğimiz bir eve girdiğimizde, askerlerimiz 13 yaşında bir Türk çocuğunu pencereye çivilemişlerdi. Türk çocuğu çok ses çıkarmasın diye Hacatur çocuğun annesinin kesilmiş göğsünü onun ağzına soktu. Daha sonra ben ensesinden ve karnından derisini soydum, sonra saat tuttum ve yedi dakika sonra Türk çocuğu kan kaybından hayatını kaybetti. Ruhum halkımın öcünü aldığı için guruluydu. Hacatur daha sonra çocuğun cesedini parçalara ayırdı ve köpeklere attı. Akşama kadar aynı şeyi 3 Türk çocuğuna daha yaptık. Biz Hocalıyı 30 bin kişilik çirkeften temizlemeyi başardık. Daha sonra kiliseye giderek dua ettik."" diyor. Şeytani medeniyeti, şeytani ilimleri okuyanlardan bunun dışında bir şeyler beklemek illaki yanlıştır.. 

Cehaletin hakim olduğu topluluklar, şeytana maşa olacakların fabrikasıdır. Cahilsen şeytana tapanlara oyuncaksın, insan görünümlü olmakla insan olunmuyor. Bize göre bir insan ne iş yaparsa yapsın. İmanlı insan olmadıktan sonra şeytanın oyununa mutlaka geliyor. Kendisi oyuna geldiğinin farkında asla olmuyor. İnsanın insan olana işkence yapabilmesi, şeytanın kininden beslenmiyorsa, çok zor bir ihtimaldir.. Bütün kötülüklerin planını iblis yapmıştır ve siyonist Yahudilere vermiştir, siyonistler şeytana boşuna tapmıyorlar. Şeytanla aynı kin ve nefret okyanusunda yüzüyorlar. Hallerinden de oldukça memnunlar.. Siyonistler kendilerini çok zeki zan ediyorlar. Zekada şeytanı geçmeleri imkansız. Akıl desen zaten yok. Akıl olsa şeytana kanmazlar. Şeytanla ve onun piyonlarını yenmenin tek yolu İlahi ilimleri çok iyi öğrenmemiz gerekiyor şart, farz.. 
Eğer İlahi ilimlerden bi haberseniz, yaşamanızın bir anlamı olduğunu zan edersiniz. Yaşamak sorumsuzluk, hazırcılık, bedavacılık değil, Yaşamak sorumluluklarını çok iyi bilmek, inişleri, çıkışları engelleri azimle, aşabilme kararlılığıdır. Bedavacılık, en pahalı, en acımasız karşılığı ödemeyi kabul etmektir... Uyanıklık değil, aksine ahmaklıktır. Bu sınav dünyasında herkes kendi mücadelesini kendi tek başına verir.. Yüce Yaratandan başka dost yoktur.. Var diyenin....... yeri iblisin yanıdır. yeri cehennemdir. Bu dünyada savaşsız, gün, saat, dakika yoktur. Ya ilahi yoldasınızdır, yada Şeytani yolda, Üçünü bir yol yoktur.. Zor olan yol ilahi yoldur. Yorgunluk, emek, sabır, disiplin, sonu cennet nimetleri. Kolay yol iblisin yoludur, sözde keyif, sözde beleş, sabırsız, disiplinsiz her şey serbest. mükafatı cehennem ve zebaniler. Asıl zavallı olanlar işkence görenler değil, onlar cennetlik İNŞAALLAH.
Asıl zavallı ve acınması gerekenler, ruhunu şeytana satanlardır.. 

Şeytandan uzak, Hayırlı ve bereketli günleriniz daim olsun İNŞAALLAH.

UNUTMADIK,UNUTMAYACAĞIZ...

HOCALI KATLİAMI

Yer: Azerbaycan, Hocalı Tarih :25-26 Şubat 1992

Elleri bir ağaca arkadan bağlanan hamile bir kadının başına dikilmiş
olan iki Ermeni yazı tura atıyordu.
Bu kanlı kumarı yaklaşık 100 yıl önce Anadolu toprağında Kars'ta
Ağrı'da, Van'da Erzurum'da da ataları oynamıştı.

Onlardan duymuşlardı.
Karnı burnunda çaresiz bir Azeri kadının doğumu oldukça yakın görünüyordu. 
Çaresiz kadın bir hazan yaprağı gibi titriyordu. Elbiseleri yırtık, ayakları çıplaktı...

Ermenilerin uzun boylu olanı elindeki AK-47 model Rus yapımı otomatik
tüfeğinin namlusuna monte edilen seyyar kasaturayı çıkartırken,diğeri
elindeki demir parayı havaya attı:
-Akçik, manç? .. (Kızmı, oğlan mı
-Akçik... (Kız)
Bu cevap üzerine 'oğlan' diyerek bahse giren Ermeni, elindeki kasatura
ile hamile kadının karnını bir hamlede yarıp çocuğu çıkarttı.Kan bürülü
gözleri bebeğin kasıklarına kilitlendi.
-Tun şahetsar,ınger... (Sen kazandın,yoldaş)
-Yes şahetsapayts ays bubrikı inç bes bidigişdana... (Ben kazandım ama
bu bebek nasıl beslenecek
-Mayrigı bedge gişdatsine.(Annesi besleyecek elbette)
Bunun üzerine daha kısa boylu olan Ermeni, bir hamlede kasaturaya
geçirdiği bebeği annesinin göğsüne yapıştırdı:
-Mayrig yerahayin zizdur. (Çocuğa meme ver)
Aynı dakikalarda Hocalı'nın başka bir semtinde tek kale futbol maçı
hazırlığı vardı. İki kesik Azeri kadın başını kale direği yapmışlar, top
arayışına girmişlerdi.Başı tıraşlı bir çocuk bulup getirdiklerinde ise
Ermeni çeteci sevinçle bağırdı:
-Asixn ma/,çimi yev bızdıge, aveg gındırnadabidi. Gıdıresek...
(Bu hem saçsız hem de küçük,iyi yuvarlanır. Kopartın...)
Aynı anda çocuğun gövdesi bir tarafa,başı da orta yere düşmüştü...
Ermeniler zafer naraları atarak, kanlı postalları ile kesik çocuk
başına vurarak kanlı bir kaleye gol atmaya çalışıyordu.
Bu iki olay Hocalı'da bundan çok değil yalnızca 26 yıl önce
yaşanmış.
Her iki olay da ermeni çetecilerin katliamlarına bizzat şahit olan görgü tanıklarının anlatımlarıdır. 
Ne yazık ki 26 Şubat 1992 günü binlerce 
Azeri türlü yöntemlerle vahşice katledilmiştir.
Ajanslar,katliam haberini bütün dünyaya hızla geçerken, arşı titreten ağır bir vahşet yaşanan Hocalı halkından geri kalanlar ise çaresizlik içinde kıvranıyordu. 
Türkiye'de büyük bir dehşet uyandıran katliama ilişkin ilk görüntüler ise TRT aracılığı ile duyurulmuştu.

Bütün olanları batılı gazeteciler, özellikle de New York Times belgeledi.26 Şubat'ta güçlü silahlarla donatılmış Ermenistan silahlı kuvvetleri ile Hankendi'nde konuşlanmış bulunan Albay Zarvigarov komutasındaki 366'ncı Rus Motorize Alayı, Hocalı'ya saldırarak tarihin en vahşî katliamlarından birini yaptılar.

26 Şubat gecesi Rus motorize alayının tanklarından açılan top ve roket saldırıları ile Hocalı Havaalanı kullanılamaz hâle getirilerek kentin dış dünya ile ilişkiside tamamen kesildi. 
Savunmasız kalan kente giren Rus destekli Ermeni askerleri, çocuk, yaşlı, kadın, bebek demeden birçok insanımızı vahşîce katlettiler. 
Ermenilerin işgal ettikleri Hocalı'da dehşet verici olaylar yaşandı. 
Canlı canlı insanların kafa derilerini yüzdüler, sağ olarak elegeçirdiklerini ise sistematik bir işkenceye ve tıbbî deneylere tâbi tutarak, insanlık dışı muamelelere maruz bıraktılar. Hızar ve testereler ile diri diri insanların kol ve bacaklarını kestiler. Genç kızların önce saçlarını,sonra da kafa derilerini yüzdüler. Babanın gözü önünde evladını,evladın gözü önünde babayı kurşunlara dizdiler. Kesik kafaları sepetlere doldurdular.Peki neydi bu düşmanlık?
Ermenistan'daki okul duvarlarında asılan haritalarda

Türkiye'nin 12 ili yer almaktayken, Ermenistan'ın bayrağında Türkiye hudutları içindeki Ağrı Dağı'nın resmi varken, Ermenistan Millî Marşı'nda'Topraklarımız işgal altında, bu toprakları azat etmek için ölün,öldürün' denmekteyken, başkaca bir neden aramaya zaten gerek yok sanırım.
Dağlık Karabağ Bölgesi'nde bulunan Hocalı'ya, eski Sovyet İttıfaki
Silahlı Kuvvetleri'ne ait 366.Alay'ın desteği ile Ermeni Sılahlı
Kuvvetleri tarafından düzenlenen saldırılar sonucu 613 Azerbaycan Türk'ünün hayatını kaybettiği resmî olarak açıklandı. Ancak kayıp sayısının bu rakamların çok çok üstünde olduğu bilinmektedir. 56 hamile kadın karnı yarılmış durumda bulunmuştur. Bu alçak saldırıda 487 kişi ağır yaralanırken, 1275 kişi ise rehin alınmış, geri kalan nüfus da bin bir zorlukla canını kurtarmış ancak bu olayın tahribatından ruhları ve hafızaları asla bir daha kurtulamamıstır.
Şahitlerin anlattıklarını dinleyenler önce kulaklarına inanamadı.
Fakat katliam sonrası Hocalı'ya girdiklerinde ise, görgü tanıklarının
abartmadığını kısa sürede anladılar. Hocalı'da katliam bölgesini gezen Fransız gazeteci Jean-Yves Junet'nin gördükleri karşısında söyledikleri, katliamın boyutunu da anlatıyordu: 'Pek çok savaş hikâyesi dinledim. Faşistlerin zulmünü işittim,ama Hocalı'daki gibi bir vahşete umarım kimse tanık olmaz'Peki 26 Şubat 1992 günü yaşanan bu katliamın emrini kim vermişti;Ermenistan Devlet Başkanı sıfatını taşıyan Robert Koçaryan denilen kirli katilden başkası değildi.Yaptığı terör faaliyetlerinin oranı nispetinde terfi eden Taşnaksutyun örgütü liderlerinden Robert Koçaryan, 20 Mart 1996'da Ermenistan Başbakanı oldu.
Karabağ'da barış istediği için aşırı milliyetçilerin tepkisine daha
fazla direnemeyen Levon Ter Petrosyan istifa edince de 30 Mart 1998 yılında ondan boşalan Devlet Başkanlığı koltuğuna,'Hocalı Katliamı'başsorumlusu olan azılı terörist Robert Koçaryan oturdu.
Ermeniler Türk hamile kadınlarına tecavüz edip karnını hamile olduğuhalde taş ile doldurup öldürmüşler ve küçük Türk kızlarına tecavuz edip öldürmüşlerdi.Ülkemizde sadece 1 ermeni öldürüldü diye yürüyüş yaptılar ve o kadar araştırdılar ama hiç bir insan kalkıpta bu masum insanlara iskence edilip öldürüldükleri için yürüyüş yapmadı.

#Alıntı

 
 


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Ezgi KUZUCULAR
27 Şubat 2019 Çarşamba 16:46:31
Hocalı katliamını da asla unutmayacağız,çocuklarımız,torunlarımıza anlatmaktan usanmayacağız.Bir millet tarihi asla unutmamalıdır zira tarih tekerrürden ibarettir.

Mehmet Aluç
27 Şubat 2019 Çarşamba 17:54:10
Okuyamıyorum böylesi vahşice yapılanları, Rabbim kahhar ismi hürmetine kahr etsin zalimleri, selamlarımla.

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...