SU GİBİ AZİZ OLASINIZ

Günün Yazısı
Ekleyen : Musa Serin , 28 Ocak 2019 Pazartesi aaa Beğen 3
SU GİBİ AZİZ OLASINIZ

Bilmem kitap okumayı sever misiniz? Benimkide sorumu canım. Bu yazıyı okuduğunuza göre elbette kitap okumayı seversiniz demektir. Kitap okumak benim ufkumu açıyor, gözlerimin feri daha da uzakları görmeye başlıyor, kulaklarım daha hassas duymaya başladı. Kitaplar sayesinde karşılaştığım olayları daha değişik açıdan bakarak yorumlayabiliyorum, duyduğum, dinlediğim haberlerin gerçekliği hakkında daha değişik düşünebiliyorum. Kitap okumak bana güç, kuvvet verdi. Müslüman Türk’te olması gereken ferasetimi geliştirdi.
Bakınız yeni okuduğum bir deneme kitabından sizlere “SU GİBİ AZİZ OLMAK” denemesinden sizlere beklide daha önce hiç duymadığınız birkaç cümle, birkaç güzel bilgi kırıntısı aktarayım. Sizlerde bu bilgi kırıntılarını bilgi küpünüze koyunuz ki, günü gelir sizlerde başkalarına aktarırsınız.
“Parmak izleri gibi, suların hepsi birbirinden farklıdır.” Ya gördünüz mü? Demek ki insanları birbirinden ayıran en önemli amil olan parmak izleri de sular içinde geçerli. Her suyun içinde ayrı mineral, ayrı karışımlar söz konusu. Her suyun tadı, tuzu, rengi, kokusu farklı. Onun için olmalı ki büyüklerimiz suyu “aziz” kabul etmişler. Bir büyüğe su ikram ettiğimiz zaman suyu içince hemen” su gibi aziz olasın” sözü ne güzel bir dua değil mi?
“Her kaynağın bir dili, bir özelliği vardır.” Ne güzel değil mi? “Sakarya ili, Akyazı ilçesi, Dokurcun beldesinde, şerbet gibi bir su içmiştim.” Atalarımız, özellikle yol kenarlarında bulduklar gözeleri(pınarda diyebilirsiniz) hemen bir çeşmeyle taçlandırıverirlerdi. Çeşmelerin önüne güzelce bir “tekne” veya “küçük havuz” yaparlar ki yoldan geçen yolcular, dağda hayvanlarını otlatan sularını içtiği gibi, dağlarda bulunan hayvanlar, kurt, kuş suyunu içsin. Hele serçe gibi kuşların sularda çimmelerini görseniz kendinizden geçersiniz. Gagalarıyla aldıkları suları hemen üzerlerine atmaları, üzerleri ıslandığı zaman da hemen kanat çırpmaları seyrine doyum olmayan bir gösteri bence.
“Her insan yol-yordam bilmez. Fakat her su yol- yordam bilir. Yetenekli ve sabırlıdır.”  Ne güzel, ne de hoş değil mi “yol-yordam bilmek”. “Yol-yordam bilmek” insanı kabalıktan kurtarıp herkes tarafından sevilmesine, takdir edilmesine sebebiyet vermez mi? İşte sularında sevilip, aziz olmasının sebebinin biri de bu “yol- yordam” bilmesidir belki de.
Çocukluğumda yaşadığım şehirde belirli mağazaların önlerine buzdolabına benzer( biz buzdolabı bilirdik) su sebilleri konur, caddeden, sokaktan geçenler buz gibi soğuk suyu içer bir “oh” çekip ardından “bunu koyanın ceddine rahmet” derlerdi. Dağ yollarında, köy, kasaba yolarının kenarlarına yapılan çeşmeler de bir bakıma bu “su sebilleri” görevi görmüyor mu?
“İnsanlar gibi, suların da bir kaderi var. Çocukluğum, kaynak sularıyla geçti. Dönüp geriye baktığımda, o suların betonlaşma karşısında küsüp çekildiğini ve kaynak isimlerinin cadde isimlerine dönüştüğünü görüyorum: Soğuksu caddesi, Çobançeşme caddesi…” gibi. Yaşadığım şehirde de betonlaşma sonucu yıkılan “Yargıçı Çesmesi”nin bugün sadece adı kaldı ama birkaç sene sonra “Yargıcı Çeşmesi” ismi de unutulup gidecek beklide.( Hemen Osmaniye Belediyesi “Yargıcı Çeşmesi” denilen yere bir çeşme yaptırıp, oradan geçen bir sokağa veya caddeye “Yargıcı Çeşmesi” adını verip tabelayı asmalıdır diye de düşünüyorum.) Osmaniye’de halkın yol tariflerinde “Yargıcı Çeşmesi”in orada, yakınında gibi söylendiğini de biliyoruz, duyuyoruz.
Köy yollarında giderken hiç avuçlarınızla su içtiniz mi bilmem ama ben çok içtim. “Su sebili” görevini yapan çeşmenin oluğundan akan suya bir avucunuzu koyup suyu avucunuzda içmek ayrı bir zevk olsa gerek. Suyu içip doğrulurken çenenizden aşağı akan sular yazın sıcağında insana ayrı bir ferahlık veriyor. Bir de, dere ve yol kenarlarında bulunan, daha çeşmeyle taçlanmamış “pınarlardan iki elinizle yaptığınız avucunuzla su içmek insana ayrı bir duygu veriyor.
“Evet. Dünya ölmeden önce içilen bir yudum sudan ibarettir. Bu yüzden, kıymetini bilmek gerekir.”
Dostlar, sevgili okuyucular; su gibi aziz olmak için suyun kıymetini bilelim. Unutmayalım ki, açlığa dayanabiliriz ama susuzluğa dayanamayız. Su bitmez, tükenmez bir kaynak değildir. Suyun kıymetini bilelim ve israf etmeyelim.

Musa SERİN, 16.01.2019, ERZURUM

*-“SU GİBİ AZİZ OLMAK”,İbrahim TENEKECİ, GELDİK SAYILIR, sayfa 66,67,68





Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Erhan Tığlı
28 Ocak 2019 Pazartesi 12:12:40
Su gibi akan ve hem bilgi verip hem de ufkumuzu zenginleştiren yazını beğeniyle okudum. Yazdığınız yazının başlığına uyarak size Su Gibi aziz olun, diyorum.

Musa Serin
28 Ocak 2019 Pazartesi 14:48:12
Teşekkürler Erhan Bey.

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...