YAŞASIN EDEBİYAT!

Ekleyen : Sevim Kınalı , 13 Eylül 2018 Perşembe aaa Beğen
    Her kitap değerlidir. Her satırda veya dizede sadece o kitabı yazanın dünyası, duygu ve düşünceleri yoktur. Aslında bir dönemin tanıklığı da vardır kaleme alınan edebî eserlerde.

   Yazanın duygu ve düşünceleri aynı zamanda eserin yazıldığı dönemin zihniyetinden de izler taşır. Yani o dönemin kültüründen, dilinden, siyasi, tarihî sürecinden yansıyanlar vardır. Bunun içindir ki her kitap değerlidir. İster roman ister hikâye ister şiir veya başka bir tür olsun. Bir kitabı okuduğunuzda o dönemin kapısı da aralanır. Belki istediğiniz kadar iyi bir eser olmayabilir. Belki anlatımı size hitap etmeyebilir ama yine de hem o döneme hem yazanın dünyasına ışık tutar. Kimi zaman bu ışık zayıftır kimi zaman da güçlü. Ancak ne olursa olsun her eder değerlidir.

    Üslup ve anlatılanlar aynı derecede iz bırakmayabilir. Bazı yazarlar, hem kendi döneminde hem de farklı dönemlerde daha ilgiyle okunabilir. Daha çok okuyucu kitlesine sahip olabilir. Ben yine de her dönemde kaleme alınan eserlerin bir değeri olduğu düşüncesindeyim. Üslupta hatalar veya konu seçiminde sorunlar olsa da sonuçta o eserin sayfalarında da o dönemin ruhu vardır. Zayıf da olsa o dönemin ayak seslerini duyarım.  Belki aşkları belki zorlukları hisseder belki de o dönemin havasını solumaya başlarım adeta. Örneğin Tanzimat Edebiyatı dönemine ait bir eseri okuduğumda acemilikler de olsa o dönemin ruhu vardır. Tanzimat Dönemi yazarlarından Şinasi'nin Şair Evlenmesi'ni veya Servet- i Fünun dönemine ait bir eseri okuduğumda o dönemin duygularıyla ve zihniyetiyle kesişir yolum.

    Tanzimat Dönemi 'nde üslup tam oturmamış da olsa o döneme ait okuma serüveninin de bir değeri vardır.  Her dönemin edebî yolculuğunda, edebiyatın her durağında farklı bir heyecan vardır. Tadı aynı olmayabilir ama yine de o dönemin duygu ve düşünce dünyasından izler taşıdığı için değerlidir.

    Kimi eserler çok iz bırakır ve her dönemde severek okunur. Onların tabiî ki apayrı bir yeri ve değeri vardır ama ben diğer eserleri de yabana atamam. Onlarda da benim toprağımın, insanımın farklı hikâyeleri, insana özgü gerçekler, hayattan izler ve edebiyatın kokusu vardır. Ben edebiyatımı, edebiyatı her dönemiyle ve değişen ruhuyla önemsiyorum ve değerli görüyorum. Bu da edebiyatla olan gönül bağım. Eksiğiyle, iyisiyle, yıldızı parlak olanıyla, olmayanıyla...Yeter ki yazılanlar sevdayla yazılsın! Yeter ki  eli kalem tutsun insanoğlunun. Yaşasın edebiyat!



13 Eylül 2018




Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...