BİLEMEZSİN HANCI


Hüznü…

Yalnızlığından tanırım ben

Tanrısal bir içgüdü ve acı

Tarifsiz zamanlardan geçiyorum, hancı.

Yol yakın ya da uzak

Hem ne olacak eğer ki ben varsam

Ya da yok addedildiğim

Düş pembesi bir gerçek miyim ben?

 

Bir varmışım bir varmışım ki kendime:

Hicaz makamında serkeşliğim

Kim demiş hem kim demiş?

Mutluluk uğramaz mıymış semtime?

 

Bilemezsin hancı

Çünkü yerlisinin bu dünyanın mizacının

Bense yabancı bir yolcuyum

Kendime tutsak ve uzak.

Yalnızlığın kıyılarına serili

Bir çakıl taşı gibi

Elbet yürürken ceplerimden düşen her biri:

Ah, hancı, ah!

Bir kayboldum ki zamanında

Şimdi tüm uğraşımdır

Varmak elbet içimdeki bilinmezliğin kapısına.

 

Kovulduğum nice kapı ki

Beni benden ırak tutan kimse

Kimsesizliğim de ürkütmesin seni

Olmaz mı hiç sahip çıkan yüreğime?

 

Düştüm yola nazlı günün esaretinde

Geceye düştüm sonra bir yıldızın şemaili ile

Bir kaydım ki ansızın

Kuyruğummuş meğer ayağıma dolanan

Sandım ki;

Hicvi yalnızlığın

Ve işte kendime tutsak ömrün son demi

Dertlendiğim ne ki, hancı?

Derlediğim şiirlerden sor beni.

 

Sen hancısın bense yorgun bir han misali

İçimde kaç oda kaç şiir…

İçerlediğim değil artık üç beş kişi.

İçtiğimse şu buz gibi şerbeti

Siman da pek tanıdık hancı

Bilemedim önceleri

Sen ki;

İçime tutulası aynanın ta kendisi

Sevgi ve inanç şükre delalet

Rabbimin eşliğinde gideceğim bunca yol

İzin verdiği kadar felek…

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış