BİLMEZ Mİ İNSANLAR


10.5.2020


Sanki ibadethane barlar, pavyonlar, günah haneler
Koşuyor gençler, koca koca insanlar,
Yağar lanetler, günahlar, sevinir şeytanlar,
Ölüm her an, zamansız, unutur mu insanlar,
Cehennem azapları sonsuz, bilmez mi insanlar.

İçki bütün kötülüklerin kaynağı, şaşırtır insanları,
Şehvetle birleşti mi coşturur günahları,
Nefis bu yaptırır, akıl almaz günahları,
Tövbesi var, bilmez mi cahil mi insanlar,
Cehennem azapları sonsuz, bilmez mi insanlar.

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


2 Yorum
13.05.2020 - 10:44
Bunlar gerici çevrelerin sazanları oltaya düşürmek için uydurdukları palavralardır. Kuranda gizli sır olan hiç bir şey yoktur. Zaten o bir bilim kitabı değildir. Kuran da ayet okuyasınız anlayasınız diye arapça indirdik der araplara. Diyanet İşleri Meali (Yeni) 2,3. Apaçık Kitab’a andolsun ki, iyice anlayasınız diye biz, onu Arapça bir Kur’an yaptık. Diyanet Vakfı Meali 2, 3. Apaçık Kitab'a andolsun ki biz, anlayıp düşünmeniz için onu Arapça bir Kur'an kıldık. Ancak ayet ve hadislerde ilim yapılması farz olduğu zikredeilmiştir. Peygamberimizin, “İlim öğrenmek kadın-erkek her Müslümana farzdır” (İbn Mace, Mukaddime, 17)

13.05.2020 - 10:51
2) ''Allah içinizden iman edenlerin ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltir.” Mücâdele sûresi (58), 11 Bu hadisi, büyük İslâm Âlimi Celâleddin Suyutî de iki ayrı rivayet olarak kitabına almıştır: “Çin’de de olsa ilmi arayınız. Çünkü ilim öğrenmek her Müslümana farzdır. Melekler, yaptıkları işten hoşlandıkları ilim talebeleri için kanatlarını yere sererler.” (Câmiü’s-Sağîr, 1/310) Ancak emperyasitleirn oyuncağı olan gerici çevereler müslümanalar ilim yapmasın teknoloji kurmasın diye bunları çarpıtırlar Yeni Asya yazarı Mustafa Nutku 10 şubat 2014 tarihinde ki köşesinde, Farz olan ilmin hangi ilim olduğu, ilmin öğretilmesine lâyık olmayanın kimler olduğu mevzuunda da hadis kitapları açıklamalarda bulunmaktadır. Şöyle ki: Müslümanların dinî vazifelerini bilmeleri ve ibadetlerini doğru yapabilmeleri için bilmeleri gereken ilmi öğrenmeleri onlara farzdır. Bunun yanında, ruhî bakımdan tekâmül edebilmesi ve bilhassa iman esaslarına dehşetli hücumların yapıldığı bu âhirzamandaki manevî tehlikelere karşı imanını muhafaza edebilmesi için gereken iman ilmine de sahip olmak, her Müslümana farz hükmünde görülmektedir. İlk bahsedilen farz ilme, kısaca “ilmihal” denilir (Türkiye’de bugünün halk dilinde ve yazı dilinde bu kelime ekseriya “ilmihal” şeklinde kullanılmakta ise de, asıl yazılışı “ilm-i hâl”dir). “İlm-i hâl: Bir Müslüman’ın günlük yaşantısında lâzım olan, kul-Allah, kul-kul ilişkilerini düzenleyen ve herkesin bilmesi gerekli olan bilgileri ihtiva eden ilim.” (Fıkıh ve Hukuk Terimleri, Prof. Dr. Mehmet Erdoğan, Ensar Neşriyat, 2005). Bu ilmin kaynağı Kur’ân ve Hadis’tir. diyerek müslümanları yanıltmaktadırlar. Oysa Bu hadisi, büyük İslâm Âlimi Celâleddin Suyutî de iki ayrı rivayet olarak kitabına almıştır: “Çin’de de olsa ilmi arayınız. Çünkü ilim öğrenmek her Müslümana farzdır. Melekler, yaptıkları işten hoşlandıkları ilim talebeleri için kanatlarını yere sererler.” (Câmiü’s-Sağîr, 1/310) Bahis edilen ilim elbette ki din ilmi değildir. Zira Çin budisttir. İslam ordan öğrenilecek değildir. Bahis edilen fen ilmi dir. Emperyalist devletlerin oyuncağı olan Gerici çevreler müslümanları ilimden teknolojiden uzak tutarak geri kalmalarına batıya uşaklık etmelerien sebep olmaktadırlar. İslam ülkelerindeki dini cemamatları tarikatların hepsi emperyalistlerin oyuncağıdır. Gerçek budur