Ödüllü Şiir Yarışmasına Katıl (YENİ)

CENNETİ BULMUŞ DEĞİL

Ekleyen : Eyyup Akmetin , 14 Aralık 2019 Cumartesi aaa Beğen 1

 

Yüce Yaradan’dan başka dost var değil,

Kula kul olmak, Müslümana yakışır değil,

Ekmediğini biçmek mümkün değil,

İblise aldanan cenneti bulmuş değil.

 

Kötülük eken iyilik biçmiş değil.

Haddini aşan yolunu bulmuş değil,

Haddini bilen yolundan şaşmış değil,

İblise aldanan cenneti bulmuş değil.

 

Haramlarla doymuş, cenneti bulmuş değil,

Ey insan sana can veren toprak değil,

Sana can veren ruhtur, ölür değil,

Ruhunu, bedenini besle yanlış değil,

İblise aldanan cenneti bulmuş değil.

 



Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Cihan
15 Aralık 2019 Pazar 11:32:35
Belkıs Şevket Hanım Kimdir? Haberler» Biyografi Belkıs Şevket Hanım Kimdir? 02.05.2017 09:48 Göklerdeki ilk Türk kadın olarak yurt dışında da örnek olan Belkıs Şevket Hanım kimdir? Belkıs Şevket Hanım'ın hayatı... Bilgin ve aydın bazı kadınlarımız 2. Meşrutiyet’in ilanının ardından İstanbul’ da, Müdâfaa-i Hukûk-u Nisvân Cemiyeti (Kadınların Haklarını Savunma Derneği) kurmakla kalmayıp, “Kadınlar Dünyası” adında bir dergi çıkarmaya başlamışlardır. Bu dernek üyeleri bir taraftan kadın-erkek eşitliği için emek sarf ederken bir yandan da Türk kadınlarının batı medeniyetinin kadınları gibi bir konumlarının olması için çabalıyorlardı. Havacılığın henüz başlangıç aşamasında olduğu bu dönemde batıda sportif amaçlı kadın pilotlar yetişmekte, hatta uçuş yarışlarına bile katılmaktaydı. Bu olayları takip eden Türk Kadınlar Derneği, kendisini göklerde de tanıtmak istedi. Dernek üyesi olan çocuk terbiyesi ve müzik öğretmeni Belkıs Şevket’in uçuşunu gerçekleştirebilmek için dernek bir toplantı yaparak dernek üyelerinden Mesadet Bedirhen’in kocası Süreyya Bey’i Safraköy’deki Tayyare Mektebi Müdürlüğü’ne gönderdi. Tayyare Mektebi Müdürü Veli Bey, 1’inci Kolordu Komutanlığı’ndan alınacak yazılı izinle istenen gün ve saatte arzularının gerçekleşebileceğini sözlü ve yazılı olarak ifade etti. 30 Kasım 1913 Pazar günü, havanın uygun olmaması durumunda ertesi gün uçurulmasına karar verilmiştir. Uçuş gününe kadar geçen sürede Belkıs Şevket’in duygularının bir kısmı kendi ifadeleriyle şu şekildeydi: “……..sabırsızlıkla pazar gününü bekliyor ve daima odamdaki barometreye bakıyordum. Of… barometre düşüyordu. Evet, birkaç saat sonra şiddetli lodosla yağmur yağıyordu. Artık hüznümü sormayınız… Pazar günü aralıklı olarak yağmur yağdı fakat barometre yükseliyordu. Gece rüzgâr durdu. Yağmur dindi. Şimşek çakan bulutlar sıyrıldı. Yıldızların ve gezegenlerin parlak ışıkları gökyüzünü süslüyordu. Ertesi gün için havanın açacağından umutluydum. Geceleyin sık sık yataktan kalkıp penceremden dışarıya baktım dersem, sakın gülmeyiniz. Sabah ezanı okunurken kalktım. Biraz sonra tatlı ve ılık bir sonbahar gününü müjdeleyen güneşin ışınları odanın pencerelerini yaldızlıyordu. Oh… ne kadar güzel bir gün, tam anlamıyla bir uçuş havası…” Belkıs Şevket Hanım, 1 Aralık 1913’te saat 11.00’de dernek başkanı ve üyelerle beraber otomobille Yeşilköy’e hareket etti, saat 13.00’te Safraköy Meydanı’nda okul müdürü ve subayları tarafından karşılandı. Yerli ve yabancı basın mensuplarının katıldığı bu şenlikte halktan da birçok izleyici yer aldı. Bu uçuş ile dernek yalnızca Türk kadınının propagandasını yapmakla kalmayıp aynı zamanda orduya bir uçak hediye edebilmek için para yardımı sağlayabilmeyi de amaçlamıştır. Bu amaçla bir sepet dolusu bastırılan kartlarda şu cümleler vardı; “Osmanlı Müdâfaa-i Hukûk-u Nisvân Cemiyeti azasından ve Kadınlar Dünyası muhabirlerinden Osmanlı ve İslam kadınlığı namına havada tayrân ederken (uçarken) “Kadınlar Dünyası” ismi ile muhterem ordumuza bir tayyare ihdâsını (hediye edilmesini) bilâ tefrîk-i cins ve mezhep (Irk ve mezhep ayrımı gözetmeksizin) Osmanlı kadınlığından bekler.” Belkıs Şevket, beraber geldiği babasının elini öper ve ardından sepetle birlikte tayyareye biner. Birkaç kelimelik kısa bir nutuk çekmesinin ardından “Osmanlı” adını taşıyan tayyarenin motoru çalışır. Üsteğmen Fethi Bey’in kontrolündeki tayyare, 15.14’te 200.metre irtifadan İstanbul-Şişli-Hürriyet Abidesi-Üsküdar-Kadıköy güzergâhını takip ederek her bölgedeki kalabalık üzerine sepetteki yardım isteği kartlarını dağıtır. Ne yazık ki bu gayret amacına ulaşamamış, üç hafta sürebilen bağış kampanyasında ancak 2622 Kuruş toplanabilmişti fakat o tarihlerde bir tayyarenin fiyatı 1000 Lira kadardı. Belkıs Şevket’in bu uçuşu Avrupa basınında da takdir görmüştür. Safraköy’de bu uçuşu izleyenler arasında yer alan “Berlınertageblatt” gazetesi muhabiri aynı adlı gazetede, “üzerinde dikkatle durulması gereken cesurca bir jest ifadeleriyle” haber yapmıştır. Belkıs Şevket Hanım bu cesur girişimle gelecek nesil Türk Kadınlarına önemli bir mesaj vermiştir: Türk kadınları, fırsat tanındığı takdirde her türlü işi hakkıyla yerine getirebilir. ----- Gördüğün gibi Şevket hanım değil Üstteğmen fethi bey teyyareyi kullanmış şevket hanım uçağın içinde oturan bir kadın olarak uçmuştu. Ayrıca Şevket hanım senin savunduğun gerici yobaz kadın düşmanı ideolojiye sahip bir kadın değildi. ailesi de kendisi de aydın kafalı insarlardı. Şevket hanım Kadınların Haklarını Savunma Derneği) kurmakla kalmayıp, “Kadınlar Dünyası” adında bir dergi çıkarmaya başlamışlardır. Bu dernek üyeleri bir taraftan kadın-erkek eşitliği için emek sarf ederken bir yandan da Türk kadınlarının batı medeniyetinin kadınları gibi bir konumlarının olması için çabalıyorlardı. yani senin savunduğun gerici yobaz ideolojiye sahip değildi. Anlaşılan sen okuduğunu da anlayamayacak yapıda yada okudğunu işine gelecek tarzda değiştirme eğiliminde birisin.

Eyyup Akmetin
18 Aralık 2019 Çarşamba 10:49:44
Soy adını yazacak cesareti olmayanlara, okumuş cahillere, korsan diyoruz.. Cevap verme gereği duymuyoruz..

Cihan
19 Aralık 2019 Perşembe 09:45:46
Zaten veremezsin ki. Evet cahilliğin en kötüsü cahil olduğunu bilmemektir. Okuduğunu bile anlayamamak tır. Kendisi gibi cahil cühalanın yazdığı palavraları, uydurma kaydırma yazıları gerçek miş gibi algılamak tek doğru olarak kabullenmektir. Bu aynaya bakarsan kendini görürsün.

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...