EFENDİM


28.10.2020

BU AKŞAM MÜBAREK MEVLİD KANDİLİ. HERKESİN MEVLİD KANDİLİNİ KUTLUYORUM. BU VESİLEYLE SÖZLERİ TARAFIMDAN KALEME ALINAN, TÜRK TASAVVUF MÜZİĞİ SANATÇISI SITKI ÖLMEZ TARAFINDAN BESTELENEN VE SESLENDİRİLEN "EFENDİM" ADLI NAATİMİ SİZLERLE PAYLAŞIYORUM. 
https://www.youtube.com/watch?v=Bd3CzEY20-I

               EFENDİM

                         "Güllerin ve Gönüllerin Efendisi Resul-i Ekrem'e!..."

Güzellik şahikası, nübüvvetin çerağı
Yürek semalarının dalgalanan bayrağı
Mazlumların gür sesi, acizler sığınağı

Ruhuma âb-ı hayat sensin derman Efendim
Tutuşan gönüllere kat’i ferman Efendim

Güllerin en irisi, çöllerin rayihası
Nesiller yetiştiren bahçelerin en hası
Ezanlar yankılanır, silinir yürek pası

Aşkına meftun kalbim, sana hayran Efendim
Hakk’a varmayan vuslat bize hicran Efendim

Kisra saraylarını dize getiren sendin
Küfrün kalelerini yıktı mübarek bendin
Gurbete veda edip aslî yurduna döndün

Ahmedsin, Muhammedsin gül û reyhan Efendim
Batıla kâbus oldun, Hakk’a burhan Efendim

Gönül sermayesini gayri yükledik ata
Çileyi azık ettik, yol verdik saltanata
Sırtımızda ağır yük, revan olduk Sırat’a

Bîçare ümmetine şefkat ihsan Efendim
Hüsnünü vasfetmede aciz lisan Efendim

Bu gönül şehrimizin koca sultanı sensin
İçimizi kavuran derdin dermanı sensin
Ruhlara hayat veren aşkın ummanı sensin

Mahbûb-i Hüda’sın sen cana canan Efendim
İsmail’in olurum, bu can kurban Efendim

Sararmaya yüz tutmuş gülşenime can düştü
Hercaî yüreğime kor gibi sevdan düştü
Bedenim sırılsıklam, düşüme figan düştü

Seni düşünmeyen kalp yıkık, viran Efendim
Didârına müştâkım ruhum üryan Efendim

Çatlayan yüreklere nur yağmurları yağdır
İmana pusu kuran bu ne yüzsüz bir çağdır
O Habib-i Kibriya gözümüzde bir dağdır

Kâinat vecd içinde eder seyran Efendim
Bulutlar kucak kucak sana giryân Efendim

Ayağının altında toprağın ben olsaydım
Sâyebân niyetine yaprağın ben olsaydım
Tecellinle müşerref Nur Dağı’n ben olsaydım

Azgın bir küheylandır, nefsim tuğyan Efendim
Sana dair olmayan sözler ziyan Efendim

Her bir yağmur damlası inci, gevher çöl için
Bülbülün yakarması sevdiceği gül için
Arşın cümle kapısı açılır Resûl için

Gökler gözyaşı döker,ağlar cihan Efendim
Hilkatin sebebi sen, nur-i Yezdan Efendim

Efendim, halâskârım, gül-i ruhsâr rehberim
O mübarek alnından iştiyakla öperim
Nebiler ordusunda ben gönüllü askerim

Sen yoksun ya âlemde yürek hazan Efendim
Ümmetin akıbeti billâh hüsran Efendim

Hicranın yüreğimi kavurdu Resulullah
Külümüzü dağlara savurdu Resulullah
Can evimi kasırga, sel vurdu Resulullah

Hasretinle bin parça olsun bu can Efendim
Zikrinden aciz diller bize düşman Efendim

Dikenli bahçemizde hasret gülleri açar
Mechûle revan olup nice civanlar göçer
Resuller sözde ölür, âleme ışık saçar

Gidince garip kaldı cümle mekân Efendim
Kalpler huzura erer senle her an Efendim

Kokuna hasret kaldı insanlık gideli sen
Gece gün intizara razıyım kapında ben
Dünya cadı kazanı…Ey Resul nurunla dön!...

Gönüllerin sultanı, tayy-ı mekân Efendim
Girsen rüyalarıma olsan mihman Efendim

Ne ağır zemheriler geçiriyor ümmetin
Günah galerisinde öksüz kaldı sünnetin
 Müminin kokusuna şimdi hasret cennetin

Bu ne garip asırdır ahir zaman Efendim
Bizi bize bırakma, kayır aman Efendim

                                         M. NİHAT MALKOÇ

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış