Eşek Hikayesi 2

Ekleyen : Bayram Kaya , 14 Mayıs 2012 Pazartesi aaa Beğen 1

A kısmı

 

Hikâye yeni başlıyor.

 

47-Nal mıh diyen tutuluda

Nah diyenle el üstü kutuluda

Kitaba bakan arpalık icabı

Bir o, bir bu haklı demek

Körlükle sadık olanın hicabı.

 

48-Eşekler tarih yapmaya başladılar

Teveccühten ortamı bir bir haşladılar

 

49-Artık eşekler nallı mıhlı eşek

Nal bulsa mıh, mıh bulsa naldan

Olmazlarını bulamayan eşektiler.

 

Yarı tokluğa açlıkla talimli, görece

Bakışıyla alim, şükredişiyle törece

Razı halini sayıp döken, dudağını büken

Her şeyin yoksunu olanına göre

Sadece nalı olan eşek

Sadece mıhı olan eşektiler

 

Bunları kiralama uzmanı olanıyla

Nalsız, mıhsız, talihi çarmıhsız eşektiler.

 

Samanı, kesi; arpası buğdayıyla

Ahırı kahrı olup ta

Zengin varsıl oluşuyla

Fakir yoksul, eşektiler.

 

50-Yani artık, iyi ve kötü,

İyi olanı mutlu, kötüsü umutlu

Nalıyla özgür; mıhıyla sözü gür

Bir tutam ot diye ölen, bundan kölen

Sadakasıyla erdemli, nankörlükle herdemli

Eşekten çok eşeklikler vardı.

 

51-Hali vakti olan, mutlu ve iyi

Nalsızı mutsuz, kötü ve hırsız.

Nalı olan, nalı verme erdemi taşırken

Tasadduk ederlerdi inayeyle

Çalış seninde olsun diye

Gülerlerdi kinayeyle

Seninki tatlı tatlı kaşırken başını

Beriki boyun eğişin

Alış erdemiyle dökerken göz yaşını

 

52-Nalı olan, nalın tüm kolaylıklarını

Nallı yaşama özgürlüğünü kullanırken

Nalsızlar, bu yokluğun kölesi idiler.

 

53-Mutlu sınıf diğerine gerekten

Hiç işe yaramazı, iyelikten seçerekten

Bir mıh ve kırılmışından parça nal verdi

Hibe için canı gönülden vaz geçerekten

 

Diğer eşek:

- Olsun, hiç yoktan iyi dedi

Kırık nalı bile olmayanlara nazar takaraktan

Rıza ve tevekküllen ellerini oğdu

Böylece, kanaatkâr eşekler sürüsü doğdu

 

2. Bölüm B Kısmı

 

54-Bunlar kanaat sındıkça

Öbürleri doymazlaşıp

Kırk karınlaşıyor

Muhterislikle yarınlaştıkça

Bunlar daha bir uysaldılar

İşin doğası icabı.

Eşek doğmuştular

Ama şimdi nalbant eşekti

Nallı ve Nal bank eşekti

Simsar ve rantabl eşekti

Nallı ve nalsız eşekler arasında

Paratoner ve ruhban eşekti

Nal ticareti yapan tüccar eşekti

Hırsız ve yağmacı eşekti

Eşek alıp, eşek satan, eşekti

Nal edinmek ya da kiralamak için

Emeğini sunan bir lokma bir hırka

Deyip laf ezen,işsizlikle seyip gezen

Bulunca emeğine ücret alan eşekti.

 

Bir kaçınılmazlıkla çıkmıştı kader!

İşte hep bu yüzden olacaktı heder

Toplumu yaratan kendi

Ve lakin egemenlikçe kaderdi fendi

Kurban yaratanlarla, kader kurbanları

Baş ve boyunluktu turabanları

Ve Apis de isteyecekti kurban.

 

Artık eşekler her şeyi

Hayalliyordu nal mıh ekseninde

Dünyaları, nal kadarla mıh güvencesinde

Olsundu samanın küflü, tek seninde

Ayı nal gibi görüp,

Nal kadar çayır çimen özlüyor

Soğuğu mıh gibi ciğerlerinde, sözlüyor

Tabiidir ki izleri de nal kadar gözlüyordular.

 

En sevilen nal böreği ve mıhlama yemeğiydi.

Nallı, mıhlı kader cümleleriydi kurdukları

Toplumsal bağını, akıl çağını unutup

Bize de güler diye, kapısında hür durdukları

 

Düğünlerde; kırık nal, çeyrek nal

Tüm nal, dördü bir yerde nal resimleri çakılır

Demir nal, bakır nal, alüminyum nal, titanyum nal takılırdı.

 

Harama hileyi kat, sabahı akşamla yat

iş vermeye geldi mi nazdan tat

İki nallık ücret, yarım nal yevmiye, mıh başı inat

 

Nalburiye, Nalburcu

Nal toplamak, nallamak, nal göstermekle hal burcu

 

Toplumunun yükümünü bilmez, hükümünü bilmez

Hidayet diler ki, kafasına çakılmış eşekliği silmez

Niyazlıdır en hırtları, sıvazlarken sırtları

Hukukları bile nal mıh üzerineydi

Madde bir, her eşek nallı mıhlı doğmazdı

Ama her eşek, nal mıh sahibi olamanın eşek hakkına sahipti.

Bilmiyordu ki nal mıh olmayınca, vaatlerle solan rahipti

 

Gazeteleri bile promosyonla nal mıh veriyordu

Öz işi dışında rekabetleriyle ortamı geriyordu

Gerçi bunlar oyuncaktı ya olsun; nal ve mıhtı işte.

İşten artmazdı böyle böyleyle birikirken dişte

 

Apis bile düzene, dudak büzene

Uygunca sözle olup, yolda kalan eşeğe

Her kim ki yonca kadarla nal vere

Otuz katla dereceliyordu ecrini

Hiç üzerine doğmayacak olan fecrini

 

Eşek, eşekten çekmedi; eşeklikten çektiği kadar

Hep birbirine öznel şikayet var oldular, radar

Ömürünce ibadetten üstün görüyle yapılan

Bunların hayalinde oluşla hevese kapılan

Oysa, karanlık basıp; teninizi de soysa

Üretim tarzı, yaşam tarzını biçimlerle

Mesleki iş bölüşümle

Yaşamdaki yükümü su gibi içimlerle

 

2. Bölüm C Kısmı

 

55-Kitaba bakan eşek boş durur mu?

Der:

-Bir deve

Nasıl iğne deliğinde geçemezse

Bir nallı eşek te öyle

"Giremez" diyordu "cennete"

Bu kabil devirdiği çamla

Yüküm de olmazlığın

Her bir herzesini yiyordu

 

Bunu duyan mutsuz

Kalmazdı belki umutsuz

Nalsızlığa can attı

Öznelci düşünmeyi topluma dayattı

Bunda vardı esbabı mucibe

Nalsızlıkları kendilerine kardı!

 

56-Kendini eşeklere adamış

Bazı müdrik eşek

Yaşamdan tecrübe ile

Yaşantılaştırmalar çıkarıyordu

Toplumda yitirdiği özgürlüğü

Farklı düzlem ve zamanda arıyordu

 

57-Bu vechile kendince

Özgürlüğü kullanımca!

Bir eşek yellendi

Diğeri ne mecburiyettendi

Burun kapayıp dellendi.

 

Bilemedi nakis bir aradalığı

Yellenmek için değildi

Biraraya gelmenin anlamca sıradanlığı

 

Aslında bu bir özgürlük değildi

Bir arada olmanın kesişen bağıntısı

Akıl da değildi.

Sosyal aklı ve toplumsal aklı

Giderek ortaya çıkarmak

Toplumsa aklı kullanmaktı özgürlük

Ne acıkmak, ne doymak değildi özgürlük

 

58-Tabiri caizden söze haizden

Dedi ki yellenik:

"bu bir zaruretten özgürlük!"

Nadan...

Hava çıkarmakta sözüne verirdi gürlük!

Bir ortam her bir ikiliye göre

Birine yellenmekse birine dellenmekti.

 

Her birine

Her bir durum ve yansıması  

Oluyordu hak ve özgürlükleri sanki

Ne zaman ki

Girişen edimler

Diğerinin de, ortam ve zamanına

Dönüşmekle karşılığı

Olmakta mı

Sana dönük bir sellenme...

 

Ol vakit

Ne rahata battı

Ne rahatsız olan yattı

Biri rahat olandan rahatsız

Diğer rahatsızdan ötürü

Olmuştu sana ıstırahatsız

 

Kendilerinin dışında

Girişmenin demi

Fren yapıp patlakça sönünce cemi

Zayiinden olacaktı

Anladılar ki çaresi

Bulunmazla olacaktı

Her birinin haresi...

 

Tekken mi iri?

Birlikken mi

Tokluğa ve yabanıla karşı diri?

bağıntıl olmak mı özgürlük

Dagıntı olmakla mıydı özgürlük?

Tüm mesele bu!

Yel tıslamayacak

Gün fıslamayacaktı

Ayrıken her birinin ışığı

Yaklaşınca yokmuşçasına karışığı

Mahrum oluşla feragat

Ol vakti gördüler ki

Bağıntıl birlikte özgürlük için kerahat

 

59-Nakis gazcı

Bilmedikçe nakaratla sazcı

Sosyo toplumsa olanı

Anlamanın ağırında

Oysa

Olmayınca karşılıklı bağıntılı

Takışırlar dağıntılı

 

Birliğin üreten

Toplumsa çağrında

Olurken rezonansla toplumun bağrında

Girişen zorunlu karşılıklı

Bağıntılı durumladır ilaç özgürlük

O vakit sorun olmaz hiç

Ne bağırmaktır

Ne boşu boşuna olmak sözce gürlük.

 

60-Zamanı gelince tüy dökmek

Anlaşıldı ki eşeğin

Ne sosyal, ne toplumsal olmazdan

Biyolojiden tabi hakkı

 

Lakin tüy dökmek

Örnek bile olmaz özgürlüğe

Yükümce olmamakla

Kişiselin de faktı

 

De fakt(ı)o: Özel hayatta demek. Uygulamada demek. Kişisel pratikli kullanım da olma anlamına gelmektedir.

 

61-Bununla kalınsa iyi

Toplumsa olan salınımın hersti

İnanç alanında, kullanılırken de tersti

 

İnanırlık ortamına gelince

Kaşlarda kıl

Ömürden yıl aldırmak...

Sayılırdı Apis kuralında

Yaradılışa saldırmak

Yaradanda kusur bulup

Münafıklığınızı ortama daldırmak!

 

2. Kısım D Bölümü

 

62-İki farklı eşek hakkı

Biri yaşamdan

Diğeri metamorfozdan neşetti.

Tüy dökmekle 

Tüy dökmemek!

Kendilikten maişetti

 

63-Tüy dökmenin özgürlüğü!

Yaşayışça tüyünü yıllandırmış

Tüysüze de mahrumiyetiliğini

Kendiliğinden kıllandırmış...

 

64-Akil eşek anlamıştı

laneti de nimeti de

 

Tüyünüz sıcakta başka

Soğukta başka... gider aşka

Tüylü tüysüz beliriş

Bir ortama yoksunluk doğar

Bir ortamı da

Kullanımın özgürlüğüne boğar...

 

Biyolojisiyle tüylülük tüysüzlük

Algılatmasını dayatıyordu

Tüysüzlük soğukta yoksun kalışsa

Sıcakta da, bir muhtariyetti

 

Tüyü dökmek tüysüz olmak değil

Mahrumiyetin akılca kullanımı özgürlük.

Abası libası güçsüzlüktendi

Özgürlükler yoksunluğu

Yoksunluklar özgürlüğü doğuruşlaydı

Salt yoktu.

Kurallılık yasallık burayla çoktu

 

65- Ulamları yaşayıştan

Yaşayışı da ulamdan kavrarsınız

Özgürlüğü bağıntısız

Kazık bağından

yoksunluk oluşla anlayan

Eşekleri siz

Neyle özgürleştirecektiniz?

 

Bir gelişmenin

Zamana ve zemine getirdiği

Yeni tutum ve davranışıyla

 

Ben eşeğim

Bin, mi diyecektiniz?

Otu dermenin, arpayı vemrenin

Bağıntısına mı bin diyecektiniz!

 

Aşkınız nereye oturuyordu?

Biyolojinize mi?

Arpa ile yeme mi?

Yoksa ikisini birarada deme mi?

 

Yaşadıkça edinip fikrini

Sonra da bir bir saymakla zikrini

ne kadar ekmek, o kadar köfteyle nasip

karşılıklı emeklerin değişilmesiyle

Yaşanılmanın şartıyla olacaktı Hasip

 

İnşaların yanlış olunca zemini

Körce daha çok çekerdik demini

 

66-Eşek hakkı neydi?

Eşeklik sözleşmesine uygunluk.

Gerçeklenme sözleşemeye uygun

Eşekçe, demokrasi olacaktı duygun

 

Açlık-barınma-sağlık

Güvenlik- talim

Bunların çelişmesiylen olunur alim

Yarınları oluşturacak hedefler

Ahırınız ve çayır, çimeniniz olur

Bunlarla siyaset, başa kakmalı sedefler

 

Bunların güncelle tarzından

Üretiminiz biçimlenmeli

Siyasetin bunları pay etmek olmalı emeli

Yaşanırken kurallaşan

İmanı dinden, ideolojiye ne demeli!

 

İmler temelden yansıyor

İdeolojisi, inancı, geleneğiyle

Paylaşımca, kendi yarattığı

Derman arattığı yoksullukları elemek

Böylesilerle belirlenirken örf

Asıl olanı belirliyordu...

Belirlerken... belirlenenleydi sörf*

 

Esas olan tutumlanırken, hali vakte

Denk düşmez olanı da korken akte

O değişirken, değişmiyorsa biri

Egemenliğin gücü buradan çıkardı diri.

 

*(Kaydırırken, kayanlaydı sörf)

Kaydıran kayandan; kayan kaydırandan içkindir)

 

67-Birinciler yaşanmaya başlayınca

İkincilerle ideolojik haklar doğuyor

Gün daha akşamdan soğuyor

Eşek eşeğe başıyla eğişken

Yaşamdan temelli

Yaşamdan, hareketle değişken

 

Yaşamını kuramayıp bakanlar

Cennetiyle cinnetiyle sulu sepelek

Hemen ideolojisini yakanlar

Fantezi fışkırıyor yel yepelek

 

Üstelik eşek hakkı diye diretiyor

Kendini birinci türden durumla

Üreterk ifade edemiyorsa...

İkinci tür olan ideolojik kurumla

İfade edemez miydi?

 

Bilge eşek kaktı, sağa sola baktı

"Bak bu zeminin kuralı

Zeminle olmayan maval

olmaz buralı...

 

Tarlada izi olmayanın

Harmanda yüzü olmaz" dedi

 

68-Bir nal ve bir mıh çalmak

Çarpık zeminden belirişle

Yoklarıyla suça dalmaktı...

 

Hukuku, suçluyu tutmak

Adaleti, cezayıla suçu kurutmak

Arada bir başka şeylerle suyu durultmak

Zemin çarpıklığını böylece

Göz ardı edişle unutmak...

 

Ya suçlu yakalanmaz ise...

Önlem, nasıl garanti edilmeliydi?

 

El cevap

Vicdanla günaha batmalı

Bunun azabı ile yatmalı

Yamacında kaşlar çatılmalı

Karşılık yaptırımlı

korkular içine atılmalı

Ötede mahsuplaşmayla

Yaratılan hukuksuzluk

Alınıp satılmalıydı...

 

Yalana talana gider iken

Apis'i aklına getirmeyen

Şimdi, Apis'e söz ettirmez

Apis'i sözünde sektirmez oldu.

 

Hem suçluydu hem güçlü

Vaazını söylemekle

Olmazdı ya dili hörgüçlü

 

Bununla kalınsa iyi

Ötede hakkınızı verecek olan Apis deyi

 

İnançlar serbest

kendisini istediği gibi tarif ederdi

İmanlarıyla akıllar olmuştu zom

Akıllılar hapise

Hamdü senalar

Üzerlerinde hakkıyla olan Apis'e

'Yine de, eşek hakkı ile gelmeyin' deniyordu

Hidayetlice anlaması umulan, mapise

 

Besbelli kılınmamıştı hiç

Apaçık görüleni sayıp

Değişilenleydi farklı emek

Olup biteni bununla yasa demek

Bilemedi ki imani nakis yürüne

Destekti zulümce sürene

 

Demişti ya Apis:

-Eşitsiz dağıttım serveti

Böyle olunca

Nal ve mıh birine nasip

Hizmetle mükellef kılınan da hasip

 

Eşek ideolojisi öylesine giriftlenmişki

Emek geçer akçe olmaktan

Çıkımakla pulmuş

Puluyla layıkıyla kulmuş

Çayıra salan da

Çayırı yolan da

Bu giriftlikte kendini bulmuş.

 

Kimi zaman dürtülerek

Kimi kez burnu sürtülerek

Kimi dem inancıyla yürütülen kulmuş...

 

69-Artık eşekler yüküm olduğu için değil de

Çalışmak sevap olduğu için didinip, küçülür

Eşeklik, boyun eğiş ve razı oluşla, ölçülür

 

Çok sevap için çok eşeklik yapılıyordu.

Kendisi ile kaim güce, dışta tapılıyordu

 

Böylece daha çok eşek öldürüp

Daha çoğunu yakıyordu...

Ölenin kanından cennete bakıyordu.

 

Ağaç mı dikecek, niçindi?

Ötede gölgesinde oturmak içindi

Biri ona yol mu sordu?

Rıza almak için cevap verişle bakıyordu

Selamı bile Apis'in selamı diye

Alıp temennasını, bülbülce şakıyordu

 

2.Bölüm G Kısmı

 

Artık eşekler hidayetli

ve hidayet siz eşekler diye ayrılmıştı

Hidayetsizin yalaması

Hidayetlilerce kayrılmıştı...

 

Bir hidayetsiz canını dişine takıp

Bir hidayetli sorumlu eşeğe

-Gel, bu neyin nesi; dendi mi?

Hidayetli olan zevzek!

Bir bayramlık

bir idamlık, durumunu gösterirle gerzek

Apis'e verilecek hesabını söylerle tezek

 

Bu hidayet siz eşekler...

oldum olası cehennemlik

Çünkü cennetlikleri rahatsız ederlermiş

istihzai sözleriyle

Nazarını edip

Hem bile kem gözleriyle!

 

Ya cennetliklerin

İmrendirişlerle verdiği rahatsızlıklar!

Dendiğinde derlermiş:

-Hazanda olan, gülşeni özlemez mi?

 

Böyle düşünmek haşa zındıklıkla eşdeğermiş!

Birde bunlara aklı ermeyen çokluk varmış

 

Eşeğin kurdu yine bir eşek olunca

Bunlar hep kendi gibilere

Cehennemliklere saldırır, dururlarmış

Nedendir bilinmez!

Her tür inci yenilmez

Cennetliklerin zulmüne

Sabır ederek cennet umarlarmış

Vakurluca şişe de bal tutar

Parmak yalarlarmış...

Kan yutar

Kızılcık şerbeti içtim derlermiş

 

Kendi var edemediklerinin karşılığını

Nasılsa Apis verecek diye

İmanca zomluk kendilerine olmuş bir hediye

Sırtlarındaki yükün talan edildiğini bilmediklerinden

Yine kendi yükünü çalarlar

"Hakettim" diye cezasına katlanırlarmış

 

Bunlardan da

ne eşekler çıkar ya!

Otostopçu eşekler

Kapkaççı eşekler

Haremini sıpasını şeytan görüp

Cinnetle kesen eşekler

Hazır lopçu eşekler

Sadakalık eşekler

Komşusunu şikayet ettiren eşekler

Mütedeyyin eşekler

Sade suya tirit eşekler

Nalını sallasa ellisi

Toynak yelesini sallasa tellisi...

 

2.Bölüm I Kısmı

 

Bile bunlar, en çok kunnayıp

Çayıra salan eşek sınıfı imiş

 

Hani canım "vermemiş Mabut

Ne yapsın Mahmut

Saldım çayıra, Apis kayıra" cinsindenmişler

 

Ve Apis de bunların sesini beğenmemiş, hitapta:

-En çirkin ses eşek sesi demiş, kutsal kitapta.

 

70-Ahır mı yıkıldı, bunlar ölürmüş

Katırlar mı tepişti, olan bunlara olur

 

Sinek de bunlara konarmış, kuşta...

Kurt da bunlara düşermiş!

 

Bunlar:

Kendinden gayrı canlıyı bi idrak görüp

Savaşta da

Barışta da sevabına ölürlermiş

 

Depremle ölür

Günahtan ödeşme diye

 

Dilim varmıyor demeye

Haydi diyelim tevazu gösterirlermiş

 

Eşeğin çektiği

Eşek yüzünden

Ne var ki

Günce solanı akli olanı

O kadar idrakli imiş ki,

İdrakleri dağı taşı aşarmış

Eşeğin, her nesnel eylem sonrası

Mutlaka vardı bir ansıması

Bu olacaktı elbette

Yücelici yüceltici düşünceleriyle yansıması

 

71-Bir akil eşek ağrı kesici bulmuş

Kunnayan eşeğe acı çekmesin diye sunmuş

Ruhban eşek:

"ilk maya eşek kunnamanın acısını çekme cezası aldı"

"Bu nedenle dişi eşekler acı çekmeli", deyip

Yarı çifte, yarı tekmeli; sabır üste sabır çekmeli

"Caiz değildir" diye inanç özgürlüğünü atmış ortaya!

 

2. Bölüm İ Kısmı

 

72-Saatte 5 km giden treni

"30 km hıza çıkaracağım"

Diyen akil eşeğe...

Bir başka akil eşek olmuş fireni:

'Apis ayaklarımızı ne işe yaratmış'

Diye

Hazret inanç özgürlüğünü ortaya koyarak

Bilime ve teoriye, bilimsel ve teori sel değil de

İnançsal karşı duruşla fikre nezaret

Yetinmemiş...

Buluşçu olan akili

Zındıklıkla suçladıktan gayri

Çok da bilimsel cevap vererek!

'Bu hızda eşeklerin gözü yerinde fırlar' deyip

Hem inanç, hem bilim adına

Can siper ine durmuş övünme tadına!

 

73-Bununla kalmamış

Hem papaz, hem de eşekten Ortodoks eşek!

"Ben uçmayı yaşamınız içine kolaylayacağım" diyen birine

"Desti neuzibillah...

çekip zikrine

"Bu, kuş ve melekten şeytan işi" deyip

İblisliğe özentinin yanlışlığını haykırdıktan maada

Elindeki taşı yere bırakarak

Havadan ağır nesnenin, havada uçamayacağını

Gayet bilimsel göstermiş!

Berikinin fikrine!

 

Sonradan anlaşılmış ki Oziris kitabı olan

Hidayet rehberi, aerodinamik bilmiyormuş

Eşek işte ne olacak, eşeğin eşek hali...

 

74-İt ürür kervan yürür misali

Yine akilden bir eşek

"Ben eşekleri ışığa boğacağım" demiş

Demiş, demişte... kim kulak asar.

 

O memleket senin bu memleket benim

Nal dövmedik eşek meclisi kalmadıkta

Bir ayakla gidilecekse, on ayak basar

 

Nasılsa bir mecliste dinlenmeğe karar verilmiş.

Buluşma anı itibarıyla  ne sevilmiş ne yerilmiş.

 

Sanki azcık nazlı, ama oldukça hazlı

'Sayın ve kıymetli eşek başkanı ve eşek vekilleri'

Deyip selamlamış, sözlerini balla kelamlamış:

 

'İzin veriniz bana

hayır edeceğim eşeklerden yana

sokakları bedava aydınlatıp

Sizleri ışığa kana kana

Eşek kardeşlerin de tırnağına taş

Ayagına yaş değdirmeyeceğim

esirgeyeceğim taştan yaştan yana' diye

Dil dökmüş, kulak bükmüş, ama nafile

Dinemiyorlarmış bile

Fısır fısır muhatap oluyorlarmış

kendi aralarında, kafile kafile...

 

Her nasılsa

Görünüşçe biraz kasılsa da

Her halinden karakaçan olduğu belli biri

İstihzayı bir eda

Sanki kıymetli zamanından

Edermiş gibi feda

Konuşmuş iri iri

Terbiyesini bozmuş

pek te eşekten biri

 

'Ulan' demiş

'eşeğin aklına kapuz düşürme

Cinleri tepemize üşürme

Eşek hoşaftan ne anlar?

Gece ışıkta yürür

Gündüz lamba abajurunu yerde sürür

Olurlar başa bela

Gidemeyeceğin yer olur hela

Eşeğin ayağını taştan

Esirgemeyeceksin daha ilk baştan'

Demiş, yılış yılış

Dahasını bilmişçesine kılış kılış

 

Bir tıslamış, iki kez fıslamış

'Vaz geç, bu lamba ki, ne ola, ne işe karar?'

Deyişleriyleyken öfke saçan karakaçan

Buluşçu eşek oflarmışçasına nadim

Biraz da hafif tebessümle kadim kadim

Derken çakmış cinliği

Almış eline hazirundaki dizginden hinliği

Demiş:

'Devletimizin vergi almasına yarar'

 

Az bir sukutla patlayan

Nallı alkış ve bravo anırtıları göğe çıkmış

Ön uzuvları ile kararı jet gibi onamışlar

 

75-Eşek tarihi böylece yazılıyordu

Akılla akılsızlığın

Bilimle bilim dışılığın

Popülasyon çatışmasında

Yaşamında inançlı olup

laboratuvarına girerken

Ön yargılarından uzak

Böyleyken ancak

Kendi kendisine olmamışlar tuzak

 

İnancını kapı dışında bırakan, akil eşeklerin

İkilem gayreti becerileri çıkıyordu

Her ukela kıllı eşeğin sataşmasında.

 

SÜRECEK

 

26.01.2008

 



Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...