SEVMEK İLLA Kİ


‘’Aşktan ve ayrılıktan azade

O tenha meleğin gölgesi benim

Anlar mı karanlığı

Son cellada verdiğim bu akşam

Aşk öyle bir tufandır ki içimde

Yanıyor aynada kaybolan tenim…’’(Alıntı)

 

 

 

Düş öbekleri,

Safran sarısı günün öğretisi

Ah, o teselli bulduğum her hıçkırık

Koyuverdiğim neyse ifrata kaçan

Sevginin meskeni miydi illa ki yürekten arda kalan?

 

Defolu bir varlık

Dibi delik heybem:

Ah, sevgiyle doldurduğum

Kendiyle bir küskün bir barışık

Elem kuşları tüneyen omzuma

Serkeş gölgeler saklı kuytuda

Mezarım ve yankım ve yârim

Yarenlik eden kalemle sürtüştüğüm

Her minvalde

Aşka temel attığım ilk gençlik.

 

Meramı Rabbimde

Meali ise yazmanın tesellisi

Tecelli eden kaderin izinde

Kaybolduğum şu karanlık

Kardığım her duygu hece hece

Mahzundur yürek

Matemi derinde

Bazen kuşandığım top tüfek

Latif bir rüzgârdan çok öte.

 

Örsü yalnızlığın

Özrü sevdanın

Özümle bir tuttuğum sözüm

Mağlup geldiğim ömrün

Son demi dertlendiğim apaçık

Bir minvalse şiir

Şakırdayan iç sesin tek dileği

Elbet saklıyım Allah katında

Tefe konduğum şu dünyadan beklediğim ne ki?

 

Elem kuşları ela gözlerinde gecenin

Edalı neşesi bilinmezin

Elimden kayıp geçen zaman

Ufkuna sadık ruhumun son umudu

Kayrası mazinin

Kaybolduğum şu zemin

Kandığım her sözcük ve gün

Kaderin biçimlendirdiği bir yalnızlığın da müptelası.

 

Sökün eden yürekten

Safi tesellim

Yazmakla huzuru diktiğim iç cebime

Katıksız sevdiğim bir melodi

Çatık kaşlı gecenin nezdinde

İşte aydınlandı önüm

Kurduğum alarm öncesi

Kurtulamadığım hangi esaretse

Esef yüklü sesi özlemin

Varsın kaybolayım bu dehlizde

Hem sevmenin neresi kötü?

Bir matem olsa da üstüme geçirdiğim

Mahrem gölgemle iz sürdüğüm bir umut gibi.

 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış