Ahmet Fakîh Çarhname ve Kitâbu Esvâfı Mesâridi'ş-şerife.


 

 

 

Çarh-nâme

 

 Çarhname, 13. Asır Anadolu sahasında yaşamış olan  Ahmet Fakih ‘in tasavvuf konulu eseridir.

Eserin özgün ve uzun adı “Çarhnâme-i Ahmed Fakih der bî-vefâ-i rüzgârdır”. Bu eser, Ahmed Fakih' in en önemli eseridir.  

Bu eser  88 beyitlik  kaside şeklinde yazılmış olan bir manzumedir. Eser hakkında ilk bilgileri veren  Fuad Köprülü  'ye göre eserin tamamı beyitler halindedir ve eserin bilinen  tek nüshası Beyazid Devlet Kütüphanesi'ndeki Hacı Kemal'in derlediği Camiü'n nezair adlı nazire mecmuasındadır. [1]

Çarhaname, Fuad Köprülü’nün de ifade ettiği gibi,  Anadolu Türkçesinin bilinen en eski örneği olarak kabul edilmiştir.  Eser Köprülü tarafından 1926 yılında  tespit edilmiş ve bilim dünyasına tanıtılmıştır.  Köprülü , Çarh-name’nin aslında tamamı yüz beyitten oluşan bir eser olması gerektiğini ama eserin on yedi beytinin ekisk kaldığını yanı kaybolduğunu belirtir. M.  Fuad Köprülü , Ahmet Fakih  hakkında bilgiler de vererek eseri seksen iki beyit halinde yayımlanmıştır.[2]

Eserin basımı ise   1956  yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, 1956 - 98 sayfa tarafından gerçekleştirilmiştir.

 

İçerik ve Dış Özellikler

Çarh-nâme, din ve Tasavvuf konusunda yazılmış öğretici bir eserdir. Dünya faniliğinden, kıyametin dehşetinden, ve o güne hazır olmak gerektiğinden, her şeyin son bulacağından insanların ve hayatın faniliğinden vb  söz eder. Sabırlı, alçakgönüllü olmak, yoksulları giydirmek, acılara dayanmak, ibadetin gereklerini yerine getirmek,  gibi öğütler verir.  Yazar eserinde lirizme ve şiir sanatına değer vermemiş ileti ve mesaj üzerinde durmuştur. Bu bakımdan ve Öğretici bir eser olmasından dolayı sanat değeri düşüktür.[3]

Eserde konusu gereği Arapça ve Farsça kelimelere de rastlanmaktadır. Çarhnâme adıyla meşhur olan ve mefâîlün mefâîlün feûlün kalıbıyla kaside biçiminde yazılmış 88 beyitlik bir manzumedir.  Eserin Asıl adı "Çarhnâme-i Ahmed Fakîh Der Bîvefâî-i Rûzigâr" olup, Bayezid Devlet Kütüphanesinin 5782 numarada kayıtlı Eğridirli Hacı Kemal'in derlemiş olduğu Câmiü'n-nezâir adlı şiirler mecmuasında. Eğridirli Hacı Kemal’in derlediği “Çarhname-i Ahmed Fakih der bi Vefai-i Ruzigar" başlığı altındadır.[4]

Bugün elimize ulaşan eserin metni orijinal halinden 17 beyit daha kısa yani eksiktir. “Câmiü’n-nezâir’in sonundaki listeye göre 100 beyit olması gereken kasidenin son on yedi beytini ihtiva eden yaprağın eksik olduğu anlaşılmaktadır.”[5]

Eserin yazılış amacı dünyada ahiret için hazırlanmak gerektiğini, dünyanın fani olduğunu, dünya zevklerine itibar edilmemesinin lazım geldiğini,  sabırlı ve alçak gönüllü olmak gerektiğini anlatmıştır. Çarh-name nazım tekniği ve ölçü bakımlarında kusurlu bir eserdir. Ölçüye ve kafiyeye pek dikkat edilmemiştir. Sanat değeri bakımından pek önemli olmamakla birlikte  eser yazıldığı dönemin dil özelliklerini yansıtması bakımından büyük değer taşımaktadır. Çarhnâme'yı Mecdut Mansuroğlu dil özelliklerini de işleyerek incelemiş ve  esere lugatçe ve gramer dizini ekleyerek metnin tıpkıbasımıyla birlikte yayımlamıştır. 1956.[6]

Eserde yer yer aruzun Türkçe uygulanışında aksaklıklara da rastlanır. Eser halk için yazılmış basit bir kaside şeklindedir ve nazım tekniği ve sanat değeri bakımından bir takım kusurlar ile doludur. Dil ve tarih yönünden önem taşıyan eser, döneminin dil özellikleri de dikkate alınarak, bugünkü harflerle yayınlanmıştır.

Çarhname’den bir bölüm:

.......

Vefa umma bu dünyadan i hanum

Anunla kılmagıl sen ahd ü peyman

Seni aldar bu dünya bi-habersin

Sözüm işit öğüdüm tut tab aldan

Ögüni dir kıyamet bil yakındur

Utan kim sana nazırdur yaradan

Hevaya uyma geç nefs arzusından

Bu nefs atınun ağzına ur uyan

Bu dünya bi vefadur bil hakikat

Seni göçürmedin ol sen göç ondan

.......

Açıklaması: Ey sultanım bu dünyadan vefa umma ve sen onunla kavilleşme (sözleşme). Sen habersizsin bu dünya seni aldatır. Sözümü dinle nasihatımın tamamını tut. Aklını topla, bil ki kıyamet yakındır. Utan, zira Allahü teala seni görücüdür. Nefsinin arzu ve isteklerinden vazgeç. Nefs atının ağzına gem vur. Bil ki bu dünya hakikaten vefasızdır. O seni göçürmeden sen ondan vazgeç.

 

 

Kitâbu Emâfı Mesâridi'ş-şerife.

Ahmed Fakih adına kayıtlı olan ikinci eser ise Kitâbu Emâfı Mesâridi'ş-şerife. 339 beyit tutarındaki bu eser mefâîlün mefâîlün feûlün kalıbıyla ve mesnevi biçiminde yazılmıştır. [7]Arada yer yer gazel tarzında kafıyelenmiş beyitler de vardır. Eserin sonundaki Kudüs hakkındaki övgüler ise hece ölçüsüyle kaleme alınmıştır. Bu eserinde Ahmed Fakih, hac intihalarını ve hac seyahati sırasında gezip gördüğü ve ziyaret ettiği Şam, Kudüs, Mekke, Medine gibi şehirleri ve buralardaki kutsal yerleri anlatmaktadır. Bilinen tek yazma nüshası British Museum'da bulunan eseri Hasibe Mazıoğlu metin ve sözlük halinde yayımlamıştır. [8]

 

Kaynaklar:

 

Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış