Cemşid ü Hurşid Menevisi Ahmedi


 


 

Çemşîd ü Hurşîd ve Ahmedi Hakkında Gerekli Bilgiler 

Çemşîd ü Hurşîd, ünlü 14. yüzyıl divan şairi  Ahmedi ’nin en çok tanınan eserlerinden biri ve en az  İskendername  gibi tanınmış bir mesnevisidir.

Çemşid’i Hurşit ilk önce İran edebiyatında Salman Saveci tarafından yazılmıştır. Cemşîd ü Hurşîd mesnevisi ilk yazan kişi olan şair Selman-ı Sâveci (Ö. 376) bu eseri  Celâyirli hükümdarı Sultan  I. Üveysi’nin isteği üzerine 1361 yılında kaleme alınmıştı.[1] (Uğurlu, 2009: 18). Daha sonraki dönemlerde yazılan Farsça ve Türkçe Cemşîd ü Hurşîd mesnevileri Sâveci’nin bu mesnevîsinden esinlenilerek yazılmıştır. Türk edebiyatında Ahmedi’den Başka   Şeyhoğlu Mustafa ve Cem  Sultan da bu mesneviyi yazmıştır. ( bkz  Şeyhoğlu Mustafa Hurşitname ve Özeti )

Ahmedi’nin bu eseri Türk Edebiyatında yazılmış olan ilk Çemşid’i Hurşit mesnevisidir. Ahmedi ,  bu eseri  Salman Saveci’den  tercüme etmiş konuyu ondan almış, ama aslı  1. 700 beyitten oluşan eseri 5. 000 beyite çıkarmıştır.  ( bkz  Ahmedi Hayatı ve Edebi Kişiliği ( 14. yy )

Eserde  Dede Korkut Hikayeler ve  Köroğlu Hikayesinde  de gördüğümüz  kimi motifler,  yerel unsurlar, Türk folklorundan gelme konular ve yer yer liirk gazeller de vardır.[2] Ahmedi bu eserini yerel ve milli unsurlarla zenginleştirmiş adeta telif bir eser yazmıştır. ( bkz  Ahmedi Divanı ve Edebi Kişiliği )

Ahmedi’nin bu eserinden ilk önce  N. S Banarlı söz etmiş, Mehmet Akalın da bu eseri yayınlamıştır.

Ahmedi’nin Çemşid’i Hurşit’i İranlı şair Salman Saveci’nin aynı adı taşıyan 1700 beyitlik eserinden tercüme edilerek beş bin beyite çıkarılan ve 1403 yılında tamamlanan bir mesnevi şeklindedir.[3]  Ahmedi bu çeviride eserin aslına sadık kalmamış, Salman’ın mesnevisini beş bin beyite çıkaracak kadar esere kendisinden çok şey katmıştır. [4] Ahmedî’nin en çok tanınan mesnevilerinden biri olan bu mesnevide gündelik hayata dair sahneler de dikkat çeker. Eser tercüme eser olmaktan ziyade Selman’ın aynı ismi taşıyan eserinden faydalanılarak yazılmış telif bir eser özelliği taşır.   Bu mesnevi de Ahmedi gazellere de yer vermiştir. ( bkz. Ahmedi Şiirleri )

Cemşid ü Hurşid’te  Çin hükümdarının oğlu Cemşid ile Rum kayserinin kızı Hurşid arasındaki aşk hikâyesi anlatılır. Eser Ahmedi tarafından Germiyan  Bey’i Emîr Süleyman Çelebi’nin emri ile yazılmış ve ona takdim edilmiştir.

Bu eser Mehmet Akalın tarafından günümüz diline çevrilmiş ve incelenmiştir. ( Mehmet Akalın, Ahmedî; Cemşîd u Hurşid, İnceleme-Metin, Ankara, 1975, )

Bu mesnevinin tek nüshası İstanbul Üniversitesi Ktp. TY. nr. 921′de Ahmedî’nin diğer eseri İskendernâme ile aynı mecmuadadır.[5]

 

Çemşid ü Hurşid’in Özeti

Çin’de kudretli bir hükümdar vardı. Emrinde milyonlarca askeri bulunuyor  oklarının temreninden ateşler çıkıyordu. Bu hükümdarın oğlu  Cemşîd i bir gece  eğlendikten sonra  uykuya daldı. Rüyasında bir kız gördü ve ona âşık oldu.  Çemşid uyandıktan sonra   iyi bir ressam olan Mihrab adlı  bir bezirgâna gördüklerini anlattı.   Bezirgân  ise Çemşid’in anlattıklarından bu kızın  Rum Kayserinin kızı olduğunu anladı. Ve kızın bir resmini yaparak Çemşid’e verdi.  Cemşîd de, rüyada görüp sevdiği kızın kim olduğunu anlamış oldu. Bu olaydan sonra  Cemşîd acı çekmeye başladı ve hastalandı.

Etrafındakiler bu dertten vazgeçmesi için telkinlerde bulunup, onu eğlendirmeye çalıştılar. Ailesi onu bu dertten kurtarmak için Çin’deki bütün kızları getirip ona gösterdi. Fakat Çemşid, Çin’de kendisine gösterilen hiçbir kızı beğenmeyip günden güne solmaya devam etti.  En sonunda  bu kızı alabilmek için Rum Kayserinin yanına gitmeğe karar verdi. Yanına  da Mihrab’ı da (bezirgânı) alarak yola çıktı. Yolda Perilerle, devlerle, cadılarla savaşmak zorunda kaldı ve onların ellerinden kurtuldu. Sonunda sevdiği kızın ülkesine ulaştı.

Mihrab’ın yardımıyla sevgilisini buldu. Onunla tanıştı. Cemşîd ile Hurşit birlikte eğlenceler düzenleyerek uzun bir vakit geçirdi. Hurşid’in annesi olan her şeyi öğrendi.  Ancak kendisini bir tüccar olarak tanıtan Cemşîd’e kızını vermek istemiyordu.  Kızını Çemşid’ten uzak tutmak için Hurşid’i uzak bir köşke hapsetti. Cemşid ile Hurşid mektup yoluyla haberleşmeye ve gizli gizli tekrar görüşmeye başladı. An­cak âşıkların kavuşmaları için Hurşid’in annesini razı etmeleri gerekiyordu. Mih- rab, Cemşid’in aslında bir şehzade olduğunu söyleyerek onu ikna etti.

Bu arada Çın hükümdarı da her türlü tehlikeye karşı oğlunu korumak maksadı ile bir ordu göndermişti. Ordular gelince   Cemşîd, Rum sarayına ve Sultanın karşısına çıkıp kendinin Çin Hükümdarının oğlu Çemşit olarak tanıttı.

Fakat o sırada Şam hükümdarının oğlu da Hurşid’i babasından istemek üzere Rum diyarına gelmişti. Hükümdar her iki talibi meydanda yarışmaya davet etti. Yarışmayı kim kazanırsa Hurşit’i ona vereceğim dedi. Cemşîd, Hurşid’in  bir  köşkten kendilerini izlediği bir meydanda bu gençle çeşitli spor müsabakaları yaptı. Bu yarışmalarda Cemşîd rakibini her defasında mağlup etti ve Hurşid’i almaya hak kazandı. Bu arada Şam hükümdarı da oğlunun Hurşid’le evlenebilmesi,  için bir ordu göndermişti.

Cemşîd’in ordusu Şam ordusunu da yendi. İki sevgili evlendiler. Çin’e döndüler. Çin hükümdarı geri döndüğü zaman bütün malını mülkünü oğluna bıraktı. Ve kendisi bir köşeye çekilerek hükümdarlığı oğluna verdi.[6]

İlgili  Başlıklarımız

 

KAYNAKÇA 

  • [1] Damla MİMİR, AHMEDi’NİN ‚CEMŞiD u HURŞİD MESNEVİSİNİN SOSYAL ZEMİNİ, A. Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi [TAED] 47, ERZURUM 2012, 147-176
  • [2] Damla MİMİR, AHMEDi’NİN ‚CEMŞiD u HURŞİD MESNEVİSİNİN SOSYAL ZEMİNİ, A. Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi [TAED] 47, ERZURUM 2012, 147-176
  • [3] Şahamettin Kuzucular , Ahmedi Hayatı ve Edebi Kişiliği ( 14. yy ),https://www.edebiyadvesanatakademisi.com/edebiyad/1046
  • [4] Şahamettin Kuzucular , Ahmedi Hayatı ve Edebi Kişiliği ( 14. yy ),https://www.edebiyadvesanatakademisi.com/edebiyad/1046
  • [5] Ali TEMİZEL,AHMEDİ’NİN BEDAYİŞ U’S-SİİR FÎ ŞANÂYİ’Ş-ŞİİR İSİMLİESERİNDEKİ TÜRKÇE VE FARSÇA ŞİİRLERİ
  • [6]  https://www.turkceciler.com/cemsidu-hursit-ahmedi.html

 

Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış