Genceli Nizami Leyla İle Mecnun Mesnevisi


 
 
 
LEYLA İLE MECNUN
 
Bu hikâye Arap edebiyatında ortaya çıkmış  Fars,Türk ve Urdu edebiyatına da girmiştir. Arap edebiyatında gerçekten de yaşanmış bir aşk öyküsünden ortaya çıktığı sanılan bu hikâyeye dair yazılan ilk mesnevi Genceli Nizami’nin yazdığı Leyla ile Mecnun mesnevisidir.[1]
 
Leylâ ve Mecnûn hikâyesi, “Arap edebiyatında X.yy.’dan itibaren yazıya geçmeye başlar. ; Mecnûn’a atfedilen şiirler, aralarına katılan mensur parçalarla birbirine bağlanarak, bir hikâye hâline getirilerek türlü adlar altında toplanmıştır.[2] Hikâyenin kaynağının Mecnun lakaplı Kays’ın Leyla için söylediği şiirlerin derlenmesi ve bu şiirlere eklenen açıklamalar ve yorumlardan oluştuğu ortaya çıkmaktadır.
 
Kays’ın kimliği hakkında ortaya çıkan verilere göre Kays,  Beni Amir kabilesinin liderinin üç oğlundan biri olan genç, yakışıklı musiki ve şiirden hoşlanan MS. 690- 700 yıllarında ölmüş olan, Kays bin El Müllevveh, el Amiridir. Kays,  Aşk yüzünden delirince Mecnun adını almıştır.
 
Pek çok kaynak bu hikâyenin yaşanmış bir öyküden oluştuğu kanaatindedir. Bazı kaynaklara göre de bu öykü hayalidir. Bu tip rivayetlere göre Leylâ ile Mecnûn’un gerçekte yaşamadığı, bunların birer hayali kahraman oldukları da ifade edilmektedir. Bir başka rivayete göre Araplardaki hükümdar ailesinden bir genç yaşadığı aşkı Mecnun’a mal ederek anlatmış, kendi şiirlerini Mecnûn’a atfetmiş, hikâye böylece ortaya çıkmıştır.
 
Bu öykünün kökeni ve nasıl ortaya çıktığına dair rivayetler değişik olmasına rağmen Mecnun’a atfedilen şiirleri ilk kez derleyenler İbn Davud İsfehani ( ölümü 870) ‘nin Kitab-üz Zehra ile Müslin b. Kuteybe’nin ( ölümü 890 ) yazmış ve derlemiş olduğu Kıtab’ uş Şi’ir ve’ş Şuara adlı eserleridir.[3] Ebu Bekir Valibi ise hikâyeyi yazıya geçirmiş, “ Mecnun u Leyla hikâyesini güvenilir ravilere dayandırarak yazmış”, derlemiş ve şiirleri de toparlamıştır. [4]Bu bakımdan Leyla ile Mecnun hikâyesinin ilk yazılı membaı Ebu Bekir Valibi ve eseridir.
 
Bir Arap hikâyesi olarak şekillenen ve Arap asıllı yazarlar tarafından derlenip yazıya geçirilen bu hikâye Fars edebiyatına X.yy.’ın sonlarında Kitâbü’l-Agânî[5] ile yayılmıştır.  Ebu’l-Ferec el-İsfahani ‘nin yazdığı bu eser Arap ediplerinin yazmış olduğu eserlerden derlenen Leyla Mecnun hikâyesidir.   Ebu’l Ferec İsfahani ( Ölümü 968)   Mecnun ve Leyla ile ilgili sözlü ve yazılı rivayetleri derlemiş, Mecnun hakkında yazılmış ama kaybolmuş olan eserlerden de söz etmiştir. Bu bakımdan bu eser Leyla ile Mecnun hakkında topluca bilgiler sunan ilk eser olmuş hem de daha sonra yazılacak olan, Arap, İran Hatta Türk ve Urdu edebiyatlarındaki Leyla ve Mecnun hikâyeleri ve mesnevilerine kaynaklık etmiştir.[6]
 
Genceli Nizami bu basit hikâyeyi kurgulayarak planlı bir hikâye şekline getirmiş, eserini yazarken Ebu Bekir Valibi ile Ebu’l-Ferec el-İsfahani ‘nin eserlerindeki öyküleri dilediği gibi harmanlayarak ve esere kendinden de bazı şeyler katarak, eserini oluşturmuştur.  Nizami,  eserini yazarken daha çok Arap kaynaklarından faydalanmış, [7] bu öyküyü kaleme aldıktan sonra Leyla ile Mecnun tüm dünyada tanınan bir öykü haline gelmiştir.  Bu öykünün bu denli sevilmesine asıl sebep Nizaminin güçlü kalemidir. Nizami’nin yazdığı Leyla ile Mecnun Türk Arap, Fars, Urdu ve Hint edebiyatlarında yazılmış olan ilk Leyla ile Mecnun mesnevisidir. O yüzden bu eser Nizami’den sonra yazılmış olan bu kültürlerdeki tüm Leyla ile Mecnun mesnevilerinin kaynağını teşkil eder.
 
Nizami den sonra Leylâ vü Mecnûn’u  Fars şiirinde  Hüsrev-i Dihlevî, Abdurrahman-ı Câmî, Hilâlî, Hatifî, Mektebî ve Süheylî işlemiş (Yavuz, 2005: s. 57) Türk edebiyatında ise;  Ali Şîr Nevâî, EdirneliŞâhidî, Bihiştî, Hamdullah Hamdi Ahmed Rıdvan, Kadîmî, Celîlî ve Tebrizli Hakîrî , Fuzûlî, Leylâ Larendeli Hamdî, Sâlib, Halîfe, Atâyî, Fâ’izî, Örfî, Andelîb; XIX. yüzyıl: Nâkâm (Âzerî şairi) bu hikayeyi yazmışlardır. [8] Hayâtî, Çâkerî Sinan, Necâtî, Hayâlî Abdülvehhâb, Ârifî Fethullah, Kireççizâde Sinan, Mahvî İdris, Muhyî, Zamîrî, Rif‘atî Abdülhay’in yazdıkları eserler ise günümüze ulaşmamıştır.[9]
 
Dünyevi bir aşkı anlatan bu hikâye Fars ve Türk edebiyatının bazı ediplerinin elinde  “ bedensel istek ve dünyevi arzuları aşıp Tanrı’ya ulaşmayı konu edinen “ tasavvufi bir aşk hikâyesi haline dönüşmüştür.[10]Leyla ile Mecnun hikâyesini ilahi aşka ulaşmak şekline dönüştüren “  mesnevilerde tematik olarak kahramanların beşerî aşktan, ilâhî aşka yönelişleri, tasavvufî bir platformda ele alınır. Leylâ ile Mecnûn’un şahsında ele alınan aşk teması, belli bir şuurla tasavvufî çizgiye taşınmıştır.”[11]
 
 
NİZAMİ’NİN LEYLA İLE MECNUN MESNEVİSİ
 
Nizami bu eserini 1188 yılında kaleme almış bu  basit hikayeyi kurgulayarak planlı bir hikaye şekline getirmiştir. Nizami yazdığı eserinde, Ebu Bekir Valibi ve  Ebu’l-Ferec el-İsfahani ‘nin eserlerindeki rivayetleri gözden geçirmiş daha çok Arap kaynaklı olan rivayetlere itibar ederek  eserini   kurgulamıştır. Nizami kendinden önceki leyla ile Mecnun hikâyelerini harmanlarken esere kendinden pek çok şey katmış, esrin kurgusunu bu şekilde oluşturmuştur. Eser Farsça ve klasik mesnevilerin tertibinde feleğin bu iki aşığa çektirdiklerini dile getirecek şekilde bir yaklaşımla kaleme alınmıştır. Leylâ ve Mecnûn öyküsünü yazarken Nizâmî 54 yaşındadır.[12]
 
Nizami bu eserini Minuçihr’in oğlu Şirvanşah Ahsitan’ın isteği üzerine kaleme almış, ve eserini bitirdikten sonra da ona takdim etmiştir. Eser, 4718 beyitten meydana gelir. Eser Nizami’nin yazdığı üçüncü mesnevidir.
 
Bu taze geline çekende zahmet,
Fars, Arap diliyle vur ona ziynet. . .
Türk dili yaramaz şah neslimize,
Eksiklik getirir Türk dili bize.[13]
 
Anlamına gelecek bir mektup yazmış Nizami de serini bunun üzerine yazmaya başlamıştır. “ Bu mektup bir taraftan Nizamî’nin Türkçe eserler yazdığını kanıtlaması, diğer taraftan ise o dönemde hükümdarların Türkçe’ye karşı tavrını ortaya koyması açısından ilginçtir.”[14]
 
Leyla ve Mecnun eserinin mukaddimesinde, Şirvanşah Ahsitan’a hitapla “kendisinden, birkaç öğüt dinlemesini rica”  mukaddimesiyle, öğüt vererek başlar.  Eser Arabi kökenin muhafaza edecek ama İranlıların zevkine de hitap edecek şekilde kaleme alınmış, bu dünyevi ve beşeri aşkı ilahi bir aşka meylettiren tasavvufi motiflerle kaleme almıştır.
Nizami bu eserinde kendi biyografisine de değinmiş, Nizami,  Leyla ile Mecnun’un mukaddimesinde, babası Müeyyed oğlu Yusuf’u ve annesinden sonra ona sahip çıkan dayısı Hacı Hasan’ı da kaybedişini büyük bir üzüntüyle anlatmıştır.[15]
Eserin asıl bölümünde anlatılan öykü ise Leyla ile Mecnun hikâyesinin ana hatlarındaki öykünün bir benzeridir.
 
Eser Ali Nihat Tarlan tarafından çevrilmiş MEB tarafından yayınlanmıştır. 1990. Eser üzerinde yerli ve yabancı pek çok çalışma yapılmış eser üzerinde pek çok makale de yazılmıştır. Prof. Dr. A. Naci Tokmak ‘da Nizami’nin Leyla ile Mecnun Mesnevisini Farsça aslından Türkçeye tercüme etmiştir. Prof. Dr. A. Naci Tokmak eser üzerinde yaptığı çalışmaları da ilave ederek eserin Farsça aslından çevriyazısı ile beraber,   neşrini manzum olarak yayımlamıştır. Leyla ile Mecnun (Nizami- yi Gencevi- 2013)[16]
Bu eserin Türk edebiyatındaki tesiri çok yüksektir. Türk edebiyatında yazılmış olan Leylâ ve Mecnun sayısı otuzu bulmaktadır. Ancak kütüphanelerde ve özel ellerde nüshalarına tesadüf edilebilenlerin sayısı yirmiyi geçmemektedir.
 
 
KAYNAKÇA 

[1] Agâh Sırrı Levend,Arap, Fars ve Türk Edebiyatlarında Leylâ ve Mecnûn Hikâyesi, s.6-7.
[2]  pervin ÇAPAN, FUZÛLÎ’NİN LEYLÂ VÜ MECNÛN’UNDA TEMATİK OLARAK AŞK, https://www.turkishstudies.net/Makaleler/61519274_%C3%A7apanpervin1843.pdf
[3]  YAVUZ, Kemal (2005), Leylâ ile mecnûn Hikâyesinin Edebiyattaki Yeri, Modern Türklük Araştırmaları Dergisi, S.4
[4] YAVUZ, Kemal (2005), Leylâ ile mecnûn Hikâyesinin Edebiyattaki Yeri, Modern Türklük Araştırmaları Dergisi, S.4
[5] Kitabu’l-Ağani, Ebu’l-Ferec el-İsbahani. Bulak : el-Matbaatu’l-Mısrıyye, 1285.
[7]  N ezir Akalın, Nizami-yi Gencevi İle Fuzuli-yi Bağdadi’nin Leyli u Mecnun www.turkiyat.selcuk.edu.tr/pdfdergi/s3/18.pdf
[9] Tahsin Yazıcı, LEYLÂ ve MECNÛN,İA, cilt: 27; sayfa: 161
[10]  Ensar KILIÇ, Fuzûlî: Yaşamı, En Güzel Şiirleri, Edebî Kişiliği ve Eserleri, https://simitcay.com/2013/03/22/fuzuli/0+
[11] Pervin ÇAPAN, FUZÛLÎ’NİN LEYLÂ VÜ MECNÛN’UNDA TEMATİK OLARAK AŞK, https://www.turkishstudies.net/Makaleler/61519274_%C3%A7apanpervin1843.pdf
[12] Dr. Mehdî ‘Alâî-i Huseynî ( Çeviren, Kadir TURGUT) Şarkiyat Mecmuası Sayı 24 (2014-1) 171-180 171
[13] Azerbaycan divan edebiyatı, https://www.azerikervani.com/azerbaycan-edebiyati/azerbaycan-divan-edebiyati-t276.0.html
[14] Azerbaycan divan edebiyatı, https://www.azerikervani.com/azerbaycan-edebiyati/azerbaycan-divan-edebiyati-t276.0.html
[15]  Hüseyin KARAHAN, Nizami Gencevî’de Diğerkâmlık, Sızıntı Dergisi, Eylül 2014 Yıl : 36 Sayı : 428
[16] https://www.idefix.com/kitap/leyla-ile-mecnun-nizami-gencavi/tanim.asp?sid=PZ5SEJ2XZM3M1OO2NKL8
 
Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış