Mihnet-Keşân Keçecizade İzzet Molla


İzzet Molla,  eserlerinde sade ve anlaşılır bir dil kullanmıştır. Zaman zaman halk söyleyişlerinden, deyîm ve atasözlerinden de istifade etmiş konuşma dilinin canlılığını ve folklorik zenginliğini de şiirlerine kazandırmayı başarmıştır.

Manzara ve insan tasvirlerinde yansıtma (mimesis) tarzını kullanmış, gerçekçi bir mekân peyzajı ve insan portresi çizimiyle devri ve mesnevi türü için yeni bir oluş hamlesi sayılabilecek yeniliğin öncüsü olmuştur

Mevlevîlik yönü de olan şair, nüktedan, cesur ve zarif mizacıyla Mevlevî lik anlayışını şiirlerinde ve eserlerinde kaynaştırmasını bilmiştir

 

MİHNET KEŞAN

Şeyh Galip'ten sonra en usta şairler arasında sayılan İzzet Molla, geleneğin devamı olan eserlerinde, klasik şiirimizin değişimini müjdeleyen eserler vermiştir. Özellikle Mihnet-Keşân adlı eserinde, alışılmış mesnevi geleneğinin sınırlarını şahsi çabaları ve yetenekleri ve ifadesiyle bir hayli zorlamış ve hatta bu sınırları aşarak esere bir anı roman niteliği kazandırmıştır. Batılı anlamda roman türü gelmeden- insan psikolojisine kesin, net ve realist bir tavırla ilk yaklaşımın İzzet Molla'nın Mihnet-Keşân'ında görüldüğünü söylemek pek hatalı olmayacaktır. Mihnet Keşan adlı eseri bu bakımdan bir ölçüde batılı tarz romanlarının habercisi niteliği taşır. Yaşanan hayat, insanlar ve insanların biribirleriyle olan ilişkileri bütün canlılığı ile Mihnet-Keşân'ın konusu olmuştur. Bu bakımdan Tanpınar, Mihnet-Keşân'ı yaşanan hayata açılmış bir pencere olarak görülür.[1]

İzzet Molla, geleneğin devamı olan eserlerinde, klasik şiirimizin değişimini müjdeleyen eserler vermiştir. Özellikle Mihnet-Keşân adlı eserinde, alışılmış mesnevi geleneğinin sınırlarını şahsi çabaları ve yetenekleri ve ifadesiyle bir hayli zorlamış ve hatta bu sınırları aşarak esere bir anı roman niteliği kazandırmıştır. Batılı anlamda roman türü gelmeden- insan psikolojisine kesin, net ve realist bir tavırla ilk yaklaşımın İzzet Molla'nın Mihnet-Keşân'ında görüldüğünü söylemek pek hatalı olmayacaktır. Mihnet Keşan adlı eseri bu bakımdan bir ölçüde batılı tarz romanlarının habercisi niteliği taşır. Yaşanan hayat, insanlar ve insanların biribirleriyle olan ilişkileri bütün canlılığı ile Mihnet-Keşân'ın konusu olmuştur.

İzzet Molla, Gülşen-i 'Aşk ve Mihnet-Keşan adlı mesnevilerinde, klasik dış formlara bağlı olmakla birlikte, kahraman anlatıcı olarak ( A.H.Tanpınar, a.g.e., s.92) kendi varlığını daima hissettirmiştir.

İzzet Molla, Gülşen-i 'Aşk ve Mihnet-Keşan adlı mesnevilerinde, klasik dış formlara bağlı olmakla birlikte, kahraman anlatıcı olarak[2]kendi varlığını daima hissettirmesi, manzara ve tip tasvirlerine ayrı bir önem vermesi ve sade bir dille mahallî söyleyişlere yönelmesi bakımından ayrı bir değer taşımaktadır.

Keçecizâde İzzet Molla’nın Mihnet-Keşân’ı ile ilgili İbrahim Bülbül’ün “Keçecizade İzzet Molla ve Şiiri”, Ramazan Korkmaz’ın “Keçecizade İzzet Molla ve Mihnet-Keşân Üzerine Bir Araştırma” ve Ali Emre Özyıldırım’ın “Keçecizade İzzet Molla’nın Mihnet-Keşân’ı ve Tahlili” adlı çalışmaları vardır. [3]

İbrahim Bülbül’ün çalışması, 1988 yılında yapılmış bir yüksek lisans tezi olup, İzzet Molla’nın edebî eserlerinin toplu olarak incelendiği bir çalışmadır.1988 yılında yapılmış bir diğer tez ise, Ramazan Korkmaz’a ait olan “Keçecizade İzzet Molla ve Mihnet-Keşân Üzerine Bir Araştırma” adlı çalışmadır. Oldukça hacimli bir çalışma gibi görünen bu tezde ise, eserin transkripsiyonlu metni verilmiş, İzzet Molla’nın hayatı ve edebî kişiliğine dair bilgiler aktarılmıştır. Ali Emre Özyıldırımın “Keçecizade İzzet Molla’nın Mihnet-Keşân’ı ve Tahlili” adlı  çalışması diğerlerine göre daha özenli yapılmış bir çalışmadır.[4]

Eser 1823  yılında şairin Keşan’a sürgün egönderildiği yılları anlatan bir eseridir. Yazar Keşan’da geçen günlerinde  yaptığı gözlemleri  “, alışılmış mesnevi geleneğinin  sınırlarını ferdî intiba, serzeniş ve teessürlerin ifadesiyle bir hayli zorlamış ve esere bir anı roman niteliği kazandırmıştır. Türk edebiyatında -Batılı anlamda roman türü gelmeden- insan psikolojisine kesin, net ve realist bir tavırla ilk yaklaşımın İzzet Molla'nın Mihnet-Keşân'ında görüldüğünü söylemek pek hatalı olmayacaktır. Yaşanan hayat, insanlar ve insanların biribirleriyle olan ilişkileri bütün canlılığı ile Mihnet-Keşân'ın konusu olmuştur.”[5]

KULLANILAN KAYNAKÇA



  • [1] ( Ahmet Hamdi Tanpınar, 19.Asır Türk Edebiyatı Tarihi, İstanbul 1982, s.92)
  • [2] ( A.H.Tanpınar, a.g.e., s.92
  • [3] DERYA TÜZİN , SÜRGÜN YOLUNDA BİR YENİLEŞME SERÜVENİ: MİHNET-KEŞAN, Yüksek Lisans Tezi Bilkent Üniversitesi, Ankara ,2008, shf 21
  • [4] DERYA TÜZİN , SÜRGÜN YOLUNDA BİR YENİLEŞME SERÜVENİ: MİHNET-KEŞAN, Yüksek Lisans Tezi Bilkent Üniversitesi, Ankara ,2008, shf 21
  • [5] R. Korkmaz R., Keçecizade İzzet Molla.SHF, 19, https://web.firat.edu.tr/sosyalbil/dergi/arsiv/cilt10/sayi1/093-118.pdf
Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış