Taşlıcalı Yahya Şah u Geda Mesnevisinin Özeti




Geda rüyasında gördüğü bir gence âşık olur. Âşık olduğu bu genci de At Meydanı’nda arkadaşlarıyla gezerken görür. Bunun üzerine  Geda, âh edip, inlemeye başlar.  Onun bu hâlini görenler  Geda’yı ayıplamaya başlar.  

Et-rafındakiler ona  bu sevdadan vazgeçmesini tembih etmektedir. Geda hastalanmış tedavi edilmek için  tabiplere götürülmğştüğr. Fakat kimse onun bu derdine bir çare bulamamaktadır. Geda’nın derdi  günden güne artmakta  AtMaydanında gördüğü genci unutamamaktadır.

Araya giren fitne­ciler  Geda’nın derdini öğrenirler ve bu aşkı dillendirip Geda’nın ızdırabını herkese anlatırlar.  Bu dedikodular Şah’ın kulağına kadar gider  Şah ise buna çok kızar ve Geda’yı affetmez. Bunun üze­rine Geda insanlardan uzaklaşarak şehri terk eder. Geda’nın ahları ve vahları yüzünden kötü tesirler alan Şah hasta olur.

Geda şehir dışına çıkmıştır ama  her şekilde Şah’tan haber almaktadır. Şah’ın hasta olduğunu duyan Geda  dua eder ve Şah bu duayla iyileşir. Geda ise  Şah’a kavuşmak için köle kılığına girererek İstanbul’a tekrar gelir. 

Şah ise kendine köle aramaktadır. Köle olarak satılan geda’yı görünce Şah  , kölecilerden Geda’yı satın alır.  Şah’a köle olarak satılan Geda  Şah’a yakın olma fırsatı elde etmiş olur. Ama ona kavu- şamamanın verdiği ıstıraplar ile hastalanır. Bu hastalıktan Şah’ın duasıyla kurtulur.

Fitneciler  Şah ile Geda’nın arasını bozmak için her türlü dalavereleri çevirmeye başlamıştır.  Hatta Geda’nın aşk ıstırabıyla kendini öldürdüğü söylentisini de çıkarmışlardır.  Ama bu yalan  sonrasında iki âşık birbirine daha çok yaklaşmış olur.  Ama araya en­geller  koyan fitneciler iki aşığın   bir birlerine kavuşmalarını engellemektedirler.

Bunun üzerine Geda feryat u figanına devam ederken  Şah, onun bu şekilde kendisini rezil etmesinin önüne geçmek için  Geda’ya  “ Sen evine git ve benim gelmemi bekle” der.  Geda onu evinde beklemeye başlar . Bu bekleyiş, uzun sürer. Ama Şah gelmez. Hikâye bu bekle­yiş içinde sona erer.

Mesnevinin sonunda ise beşeri ve cismani aşkın  gelip geçici olduğu , asıl aşkın ilahî aşk olduğundan bahse­dilir.

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış