Vesilet’ün Necat- Mevlit- Süleyman Çelebi

Ekleyen : Şahamettin Kuzucular , 28 Ekim 2014 Salı aaa Beğen

344624

Vesiletü’n-Necat’ın tamamı 732 beyitten meydana gelmiş olup “mesnevî” tarzında yazılmış bulunmaktadır. Büyük çaptaki hikâyeleri nazım yolu ile anlatmaya en müsait yol da budur. Mevlid’in ekserisi “Fâilâtün fâilâtün fâilün” veznindedir. Yalnız bir yerde (Mef’ûlü, fâilâtü, mefâîlü, fâilün) kalıbına yer verilmiştir. Ahmet Ateş, Vesiletün Necat’ı 1954′te yayımlamıştır (TDK Yayınları).

Kafiyeler güzel ve sağlamdır. Süleyman Çelebi, Mevlit’in mısralarının mükemmel olması için çok titizlik göstermiş, bu sebeple Mevlit, üstün sanat sahibi divan sâirlerince dahî sevilip beğenilmiştir. Bundan başka 42 beyitlik bir parça (Kaside-i Melîha), aynı vezinde olmakla beraber, “kaside” tarzında yazılmış bulunmaktadır.

Tutdı cihânı serteser envâr-ı Mustafa Çün kim belirdi dünyede esrârı Mustafa

Beyti ile başlayan on beyitlik bir parça da “gazel” tarzında ve “Mefulü fâilâtü mefâilü fâilün” vezninde kaleme alınmıştır.

Eserin, bugün okunan biçimi ile Süleyman Çelebi’nin yazdığı biçimin aynı olduğu söylenemez. Zamanla bazı mısralarda kelimeler, bazen da mısralar değiştirilmiş, Türk halkının duygu ve düşünce kalıbı içinde yeniden oluşturulmuştur. Süleyman Çelebi’nin Mevlit’i, Rumca, Bulgarca, Sırpça, Arapçaya çevrilmiş ve Müslümanlar arasında her dinî günde, bayramda, ölümde, doğumda okunan bir eser haline gelmiştir.

Vesilşet’ün Necat’ta En kısa, en uygun ve mümkün olan en sade anlatım sekli kullanılmıştır. Mevlid’de, hemen her türlü söz ve ifade sanatına rastlanır. En çok cinas, teşbih ve tekrir gibi sanatlara önem verilmiştir. Bölümlerin ve kitabin bütünlüğüne titizlik gösterildiği kadar, her mısra’ın ayrı ayrı güzelliği de gözden kaçmamaktadır. Mevlit, lirizm (içlilik) ve öğreticiliği (didaktizmi) iyice kaynaştırmış bir sidir kitabidir. Kuruluktan uzak olduğu gibi, sırf coşkunluktan da ibaret değildir. Görünüşte kolay, fakat denendiğinde benzerinin yazılmasının çok zor olduğu görülür.
Süleyman Çelebi, Mevlid’inde; Allahü teâlânın mutlak iradesini, âlemi yoktan var ettiğini ve Muhammed aleyhisselâmın hiçbir mahlûkta bulunmayan üstün, yüksek ve emsalsiz vasıflara sahip olduğunu anlatır. Her kelimesinde, gönlü Resûlullah aski ile yanan bir müminin engin ask ve muhabbet kokuları vardır. Hazret-i Muhammed’in diğer peygamberlere olan bütün üstünlükleri, en güzel kelimeler ve en veciz ifadelerle anlatılmıştır.[9]

Söze Allahü telalanın ism-i şerifi ile başlayan Süleyman Çelebi, Âdem aleyhisselâmdan Peygamberimiz Muhammed aleyhisselâma kadar bütün dedeleri olan Peygamberlerin alınlarında nûr parladığını ve bu nûrun Muhammed aleyhisselâma intikâl ettiğini anlatır. Peygamber efendimizin doğuşuna geniş bir yer ayırarak, O doğarken annesinin neler duyup, neler gördüğünü, bu anda bütün varlıkların engin bir neşe içinde kaldıklarını, bütün zerrelerin O’nu büyük neşe içinde karşıladığını söyler. Mevlid’de bundan sonra, Muhammed aleyhisselâma peygamberliğinin nasıl bildirildiğini ve mi’râc hâdisesinin nasıl olduğunu anlatır. Derin üzüntü içinde yazdığı rıhlet ve daha sonra dua ile Mevlid’ini bitirir. Peygamber efendimizin her varlığın yaratılışı sebebi, bütün yaratılmışların en şereflisi ve O’nu bütün peygamberlere üstün kılan Allahü teâlâya şükürler etmektedir

Anlaşılması kolay ve benzerinin yazılması çok zor olduğundan dolayı Mevlid, “sehl-ü mümteni” tarzındadır. Nabi, bu tarzda şiir yazmayı başarmışsa da Süleyman Çelebi bu usulün zirvesine taht kurmuş bir şairdir. Süleyman Çelebi’nin Mevliti halk arasında çok sevildiğinden sonradan yazılan pek çok mevlit eseri bu eserin gördüğü rağbeti görmemiştir.

” Türk halkının Mevlid manzumesine gösterdiği bu üstün alâka; güftesindeki mana zenginliği, tasvirlerindeki derinlik ile Süleyman Çelebideki üstün ihlâsa bağlanmalıdır.”

Mevlit; münacat (Allahü teâlâya yalvarma), velâdet (Peygamberimizin doğumu), risâlet (Peygamberliğin bildirilişi), mîrâç (Göklere çıkışı, Cennet’i ve Cehennem’i görmesi), rihlet (Peygamberimizin vefâtı) ve duâ bölümlerinden ibârettir.

Süleyman Çelebiden sonra açılan mevlid yazma çığrında nice kudretli şairler bu yolda çalışma yapmışlar ve değerli eserler yazmışlarsa da, hiç birinin eseri “Vesiletü’n-Necat’ın ulaştığı itibara ulaşamamıştır. Sinan oğlunun, Kâdî Darir’in, Hamdi’nin, Ebü’l-Hayr’ın Halil’in ve hele “Merhaba” bahrini de ihtiva eden “mevlid”in yazarı şair Ahmed’in eserleri “Vesiletü’n-Necat” seviyesinde bir itibara ulaşamamıştır. Bu değerli eserler bir vücudun parçalarına teşbih edilip kimine kol, kimine sadır ve kimine baş denilse, Süleyman Çelebi’nin eserine “Baştaki taç” demek mübâlağalı bir laf olmayacaktır. ” [10]

Ziya Paşa, Süleyman Çelebi’nin bu sanat dehasını şöyle dile getirmektedir:

Yâ Rab o ne sûziş, ol ne sözdür,
Sûrette gerçi sâde sözdür,
Aşk u sühan anda müctemidir,
Baştan başa sehl-ü mümtenidir,

MEVLİT’İN BÖLÜMLERİ

Mevlid’ine Arabî olarak bir önsöz yazarak, şöyle buyurmaktadır: “Rahman ve Rahîm olan Allahü teâlânın ismiyle başlarım. Muhammed aleyhisselâmı bütün yaratılmışların sebebi, en şereflisi ve en azizi yapan, makam-ı Mahmûd ile şefaat hakkını vererek O’nu bütün Peygamberlerden üstün kılan, ismini O’nun ismiyle yan yana yazarak, hasedci şeytanın burnunu sürtüp, O’nun şanını yücelten Allahü teâlâya hamd-ü-senalar olsun. Muhammed aleyhisselâm, Allahü teâlânın indinde çok makbuldür. Allahü teâlânın melekleri O’nun yardımcılarıdır. Ağaçlar, toprak ve taşlar, O’nunla konuştular. O’nu sevenler dünyada ve âhirette sevilip kurtulurlar. O’na düşman olanlar kovulup, Cehennem’e atılırlar. Bizi Muhammed aleyhisselâmın ümmeti yapmakla şereflendiren Allahü teâlâya hamd ederim. Şeriki ve benzeri olmayan, mekândan münezzeh bulunan Allahü teâlânın bir olduğuna şehâdet ederim. O, herkesin kendisine muhtâc olduğu, ibadet ettiği ve yöneldiği Allahü teâlâdır. O, şanı yüce, kullarını merhametle bağışlayandır. Güzel ahlâk ve cömertlik gibi pekçok meziyetleri ortaya çıkaran, vâdedilen kıyamet gününde, her tarafta şefaati kabul edilir bir şefaatçi olan Muhammed aleyhisselâmın, Allahü teâlanın kulu, resulü ve habîbi olduğuna şehâdet ederim. Allahü teâlâ, O’na seçilmişlerin en üstünleri olan temiz âline ve Eshâb-ı kirâmına sonsuz rahmet etsin

  • 1-Münâcât faslı,
  • 2- Velâdet faslı,
  • 3- Mûcizât faslı,
  • 4- Mi’rac faslı,
  • 5-Vefat faslı,
  • 6- Duâ faslı.

1-Münâcât faslı,

Münacat kısmı, Cenâb-ı Hakk’ın birliğini ve kudretini, isimlerini ve sıfatlarını, âlemi ve Hz. Âdemi yaratmasını, beşerî hayatın ortaya çıkışını ve silsile kazanmasını dile getirmektedir.

Allah âdın zikr edelim evvelâ
Vacib oldur cümle işte her kula
Birdir ol birliğine şek yok dürür
Gerçi yanlış söyleyenler çok dürür.

Manzumede, edebî kabiliyetini ortaya koymaktan ziyade, İslâmî esaslara bağlılığını, ehlisünnet ve’!-cemaat mezhebine uygun bir biçimde dile getirmektedir. Buna rağmen; şairane tasvirler ile âlimane tabirler yapmaktan kaçınmaz. İslam âlimlerine yakışır tarzda beyitler terennüm etmektedir:

Ger Muhammed olmayaydı ayan
Olmayiserdi zeminü âsümân
Andan oldu her nihan ü âşikâr
Arş ü ferş ü yer ü gök her ne ki var

Vesiletü’n-Necat” ta dinî ölçüleri şairane tasvirlere kapılarak asla zedelememiştir. O; bir kelâm âliminin mütefekkirlere mahsus durgunluğunu, bir mantık bilgisini, bir gönül eri ve arifinin vecdi ve heyecanı ile sunmaktadır.

Aşkıla gel imdi Allah idelim
Derdile göz yaşile ah idelim
Ola ki rahmet kıla ol padişah
Ol Kerim ü ol Rahim ü ol İlâh

Ayet ve hadislere telmihler yaparak kâinatın kadim olduğunu iddia eden felsefecilerin sakat görüşlerini de tenkit etmektedir;

Cümle âlem yok iken ol vâr idi
Yaradılmışdan ğani Cebbâr idi
Vâr iken ol, yok idi ins ü melek
Arş ü ferş ü ay güneş hem nüh felek

 

MEVLÎD

( Not: Mevlit’in bu bölümünün Süleyman Çelebi tarafından yazılmadığına dair görüşler vardır. )

Allah adın zik edelim evvelâ
Vacib oldur cümle işde her kula

Allah adın her kim ol evvel ana
Her işi âsân ider Allah ana

………………..

Aşk ile her kim ki dinlerse bunu
Açıla gönlünde rahmet gülşeni

Amine Hâtûn Muhammed ânesi
Ol sadeften oldu ol dür dânesi

Çünkü Abdullah’dan oldu hâmile
Vakt erişdi hafta vü eyyam ile

Hem Muhammed gelmesi oldu yakın
Çok alâmetler belirdi gelmedin

Şol kitablar içre söylenen haber
Zahir oldu vü göründü sertser

………………….

Ol gece kim doğdu ol Hayr-ül beşer
Anası anda neler gördü neler

Her ne kim göründü ise gözüne
Hem dahî vâki olanı özüne

……………………

Toğduğun bildirdi ol halka temam
Ne dediğin işid imdi ey hümâm

Dedi gördüm ol habibün ânesi
Bir aceb nur kim güneş pervanesi

Berk urup çıkdı evimden nagehân
Göklere irdi vü nur oldu cihan

îndi göklerden melekler sâf sâf
Kabe gibi kıldılar evim tavaf

Hem hava üzre döşendi bir döşek
Adı Sündüs döşeyen anı melek

Üç alem dahi dikildi üç yire
Her birisi eydeyim nire nire

Mağrib ü maşrıkda ikisi anın
Biri damında dikildi Kabe’nin

Bildim anlardan ki ol halkın yeği
Kim yakın oldu cihâna gelmeğ

Çünki bu işler bana oldu yakın
Ben evümde otururken yalnuzın

Yarılıp dıvâr çıkdı nâgehân
Üç bile huri bana oldu ayan

Çevre yanuma gelip oturdular
Mustafâ’yı birbirine muştular

Erdi huriler bölük bölük buğur
Yüzleri nûrından evüm doldı nur

Dediler oğlun gibi hiçbir oğul
Yaradılalı cihan gelmiş değül

 

Fâilatün Fâilâtün Fâilün



  • [1] İslam Ansiklopedisi, Süleyman Çelebi Maddesi, TDV yayınları
  • [2]  Islâm Âlimleri Ansiklopedisi; c.13, s.51
  • [3] İslam Ansiklopedisi, Süleyman Çelebi Maddesi, TDV yayınları
  • [4]  Tâm İlmihâl Seâdet-i Ebediyye; (50. Baskı) s.1145
  • [5] İslam Ansiklopedisi, Süleyman Çelebi Maddesi, TDV yayınları
  • [6]  Islâm Âlimleri Ansiklopedisi; c.13, s.51
  • [7] İslam Ansiklopedisi, Süleyman Çelebi Maddesi, TDV yayınları
  • [8] http://tr.wikipedia.org/wiki/S%C3%BCleyman_%C3%87elebi_(edebiyat%C3%A7%C4%B1)
  • [9] (http://www.enfal.de/ecdad106.htm )
  • [10] (http://www.zehirliok.net/node/734 )

 ALINTI : http://www.edebiyadvesanatakademisi.com/edebiyad/398-suleyman_celebi__(_14_yy_)_hayati_ve_vesiletun_necat_(__mevlit_).html



Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...