BEYÂNÎ - Enfî Ahmed Efendi ( - Şuhut- Ö. 1665 İstanbul)


Esa
22.7.2017
Beyani ( - Şuhut- Ö. 1665 İstanbul)
 
Edebiyat tarihimizde,  Şuhut doğumlu Kadı Beyani dışında,  değişik tarihlerde yaşamış olan Yanbolulu, Sinoplu, Edirneli, Kastamonulu,  Niğbolulu vb dokuz tane daha Beyani mahlaslı şair vardır.[1]  Bunların bazıları da konumuz olan beyani gibi kadı ve müderristir.
 
Konumuz olan Beyani, babası da kadı olan günümüzde Afyon iline bağlı bir ilçe olan ama o devirde ise Germiyan sahasına bağlı Şuhut’ta doğmuş olan Kadı Beyani’dir.  Doğum tarihi hakkında kesin bir bilgi yoktur.  Buna rağmen kadılığa başladığı tarih bilindiğinden 1602 ila 1607 yılları arasında doğduğu tahmin edilmektedir.
Şairin adı Ahmet olarak geçmektedir. Babası değişik medreselerde müderrislik yaptıktan sonra Trablus-ı Şam kazasından ölen Abdurrahman adlı bir kadıdır.[2]        
 
Beyani edebiyat tarihimizde Beyânî Ahmed Efendi ve Enfî Ahmed Efendi olarak tanınmıştır.
Babası gibi kadılık mesleğini seçmiş, ilk eğitimini Bursa’da görmüş daha sonra, daha sonraki eğitimini İstanbul’da sürdürmüş, İstanbul’da mülazım olmuştur.  Danişmentlik ve mülazımlık yaptıktan sonra kadılığa geçmiştir.
Medrese eğitiminden sonra müderrislik yapmış,  1629 ile 1646 yılları arasında Tûtî Latif Medresesi, Beşiktaş Sinan Paşa Medresesi, Bursa’da Gazi Hüdavendigar Medresesi, Dâvud Paşa Medresesi, Murad Paşa-yı Atik Medresesi,  Hâsekî Sultan Medresesi,  Mahmud Paşa Medresesi, Ayasofya-yı Kadim Medresesi’nde müderris olarak  görev yapmıştır. [3][4]
 
Daha sonra ise kadılık rütbesiyle Yenişehir’de, [Cemaziyelevvel 1058/Haziran 1648-Recep 1058/Ağustos 1648] Bursa’da, Üsküdar’da ( 1652- 1653 ) kadılık yapmıştır. Üsküdar’dan mazul olan Beyânî’ye [Zilkâde 1066/Eylül 1656]’da Birgi kazası arpalık olarak verilmiştir. 1660 yılında ise Birgi kazası arpalığı yerine Tatarbazarcığı kazası arpalık olarak verilmiştir.[5]
 
Beyânî’nin hayır eserleri de inşa ettirmiş,  Tevkîî Cafer Çelebi Mescidi’ni camiye çevirmiştir. [6]
Beyânî, [1075/1664 veya 1665] tarihinde15 İstanbul’da ölmüş ve Edirnekapı’sı dışında bir yere gömülmüştür.[7][8]
 
Beyani’nin yegâne eseri Dîvân’ıdır.  Divanından başka bir eserine tesadüf edilememiştir. Divanında Sultan İbrahim için yazılmış olduğu tahmin edilen kasideler de vardır. Sultan İbrahim, Vezir Mehmed Paşa ve Şeyhülislâm Ebû Sa‘îd Efendi’ye kasideler sunduğu anlaşılmaktadır (Başpınar 2008: 6-8) Devrinin kaynakları onun şairliği hakkında yorum yapmamışlar ama dilinin basit ve sade olduğunu belirtmişlerdir. Beyani, buna rağmen devrinin diğer şairleri kadar şiir bilgisine sahip anlaşılır ve sade br dille yazan bir şairdir.
 
Beyânî’nin kimliği konusunda devrin kaynkları onun; “ dindar, temiz kalpli, derviş tabiatlı, itikadı sağlam, kanaatkâr, âlim, mert, alçakgönüllü ve hayırsever bir kimse “ olarak tarif etmişlerdir.  ( Özcan 1989: 313; Akbayar 1996: 159-160; Sarı 2002: 252).[9]
 
“ Akıcı bir üsluba sahip olan şair, anlatımını yer yer deyimlerle, günlük dilden gelen unsurlarla desteklemiş, söz ve ses tekrarlarıyla da ifadeye güzellik ve zenginlik katmıştır. Bazı gazellerinde rahat bir söyleyişi yakalamış, duygularını karşılıklı konuşma edasıyla dile getirmiştir. Şairin dili, bu yüzyılın başından itibaren klasik şiiri etkisi altına alan Sebk-i Hindî’nin bazı dil özelliklerini de yansıtmaktadır.”[10]
 
Divan: İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi’ndeki İbnülemin Bölümü 2556 numaraya kayıtlıdır. Divan’da 9 kaside, 850 Türkçe ve 110 Farsça gazel, 2 Farsça kıt‘a bulunmaktadır. Divan üzerine bir yüksek lisans çalışması (Başpınar 2008) yapılmıştır. Divan’ın mürettep (Abdulkadiroğlu 1999: 35) olduğu söylense de Başpınar (2008: 132), mürettep olmadığını belirtmektedir. [11]
 
 
Ana Kaynaklar
Fatih BAŞPINAR, BEYÂNÎ [ö. 1075/1664-5] DÎVÂN İnceleme – Metin, https://ekitap.kulturturizm.gov.tr/Eklenti/10598,beyani-apdf.pdf?0
PROF. DR. BEYHAN KESİK, BEYÂNÎ, Enfî Ahmed Efendi, https://www.turkedebiyatiisimlersozlugu.com/index.php?sayfa=detay&detay=1783
 
[1] Fatih BAŞPINAR, BEYÂNÎ [ö. 1075/1664-5] DÎVÂN İnceleme – Metin, https://ekitap.kulturturizm.gov.tr/Eklenti/10598,beyani-apdf.pdf?0
[2] Fatih BAŞPINAR, BEYÂNÎ [ö. 1075/1664-5] DÎVÂN İnceleme – Metin, https://ekitap.kulturturizm.gov.tr/Eklenti/10598,beyani-apdf.pdf?0
[3] Fatih BAŞPINAR, BEYÂNÎ [ö. 1075/1664-5] DÎVÂN İnceleme – Metin, https://ekitap.kulturturizm.gov.tr/Eklenti/10598,beyani-apdf.pdf?0
[4] PROF. DR. BEYHAN KESİK, BEYÂNÎ, Enfî Ahmed Efendi, https://www.turkedebiyatiisimlersozlugu.com/index.php?sayfa=detay&detay=1783
[5] Fatih BAŞPINAR, BEYÂNÎ [ö. 1075/1664-5] DÎVÂN İnceleme – Metin, https://ekitap.kulturturizm.gov.tr/Eklenti/10598,beyani-apdf.pdf?0
[6] Şeyhî Mehmed Efendi, age., C. III, s. 313; Ayvansarayî Hüseyin Efendi, vd., Hadîkatü’lCevâmi‘, s. 67.
[7] Fatih BAŞPINAR, BEYÂNÎ [ö. 1075/1664-5] DÎVÂN İnceleme – Metin, https://ekitap.kulturturizm.gov.tr/Eklenti/10598,beyani-apdf.pdf?0
[8] Özcan 1989: 312-313; TDEA 1997: 412).
[9] Özcan, Abdulkadir (hzl.) (1989). Şeyhî Mehmed Efendi Şakaik-ı Nu’mâniye ve Zeyilleri-Vekâyiü’l-Fudalâ-I. İstanbul: Çağrı Yay. 312-313.
[10] PROF. DR. BEYHAN KESİK, BEYÂNÎ, Enfî Ahmed Efendi, https://www.turkedebiyatiisimlersozlugu.com/index.php?sayfa=detay&detay=1783
[11] PROF. DR. BEYHAN KESİK, BEYÂNÎ, Enfî Ahmed Efendi, https://www.turkedebiyatiisimlersozlugu.com/index.php?sayfa=detay&detay=1783

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış