Divan Edebiyatı Bendlerden Oluşan Nazım Biçimleri


23.03.2021

DİVAN EDEBİYATI BENDLERDEN OLUŞAN NAZIM ŞEKİLLERİ

GENEL BAKIŞ
RUBAİ
TUYUĞ
MURABBA
ŞARKI
TERBİ’
MUHAMMES
TARDİYE
TAHMİS
TAŞTİR
MÜSEDDES
TESDİS
MÜSEBBA
MÜSEMMEN ve TESMİN
MÜTESSA’ ve TESBİ
MUAŞŞER ve TA’ŞİR
TERKİB-İ BEND
TERCİ-İ BEND


RUBAİ
 Dü-beyt, çâr-mısra’, çehâr-mısra’ ya da terane de denir.
 İran edebiyatından bize geçmiştir. (XIV. Yüzyıldan sonra yazılmaya başlanıyor).
 Dört dizelik bağımsız bir nazım biçimidir.
 Mesnevi gibi İran edebiyatının alınmıştır.
 En büyük ustası İranlı şair Ömer Hayyam’dır (XII. yüzyıl).
 Özel aruz kalıplarıyla yazılır. (Kıt’adan farkı özel ölçüyle yazılmasıdır).
 Şairin felsefesini, sanat anlayışını, dünya görüşünü konu olarak işleyen nazım biçimidir.
 Bağımsız Dörtlüklerden oluşması, uyak düzeninde üçüncü düzenin serbest olması nedeniyle halk edebiyatındaki maniye ve divan edebiyatındaki tuyuğa benzer.
 Kafiye düzeni A A X A şeklindedir.
 Az sözle çok şey ifade etmek esastır.
 Rubainin üçüncü dizesine uyaksız olmasından dolayı has’î (hadım) adı verilir.
 Rubai yoğun fikir örgüsüne sahiptir. Bu yüzden ahengi sağlamak güçtür.
 24’lü özel kalıp vardır. 12 Ahreb 12 Ahrem
Ahreb: Aruzun mef’ûlü, Ahrem: Aruzun mef’ülûn
 Türk edebiyatında yalnızca ahreb kalıpları kullanılmıştır.
 Türk edebiyatında en çok kullanılan rubai kalıpları şunlardır:
mef’ûlü mefâ’îlü mefâ’îlü fa’ûl
mef’ûlü mefâ’îlü mefâ’îlün fa’
mef’ûlü mefâ’îlün mefâ’îlü fa’ûl
mef’ûlü mefâ’îlü mefâ’îlün fa’îlün
 Türk divan şiirinin en büyük rubai şairi Azmizade Haleti’dir (pek başarılı olamasa da).
 Yakın dönemlerimizde ise Yahya Kemal Beyatlı ve Arif Nihat Asya’yı rubai ustası olarak gösterebilirim.
 Rubailer divan tertibinde rubâiyât bölümünde uyaklarına göre sıralanır.

1992 Çıkmış Soru:
Çepeçevre bahar içinde bir yer gördük
Ferhad ile Şirin’i beraber gördük
Baktık geceden fecre kadar ellerde
Yıldızlara yükselen kadehler gördük

Bu dörtlüğün nazım şekli aşağıdakilerden hangisidir?
A) Rubai B) Mani C) Şarkı D) Murabba E)Türkü
Şekil: Rubâî; Kafiye: a a b a
Her dil ki esîr-i gam-ı hicrân olmaz
Şâyeste-i zevk-i vasl-ı cânân olmaz
Her derd ki var var dermânı velî
Bî-derdlerin derdine dermân olmaz (Fuzûlî)

TUYUĞ
 Türk şairlerinin divan edebiyatına kazandırdığı nazım şeklidir.
 Açık bir anlatım vardır.
 Rubaiye benzer.
 Aruzun fâ i lâ tün/ fâ i lün/ fâ i lün kalıbıyla yazılır.
 Halk edebiyatında ki mani on birliği hece kalıbıyla söylenirse tuyuğ adını alır.
 Dört dizelik bir nazım biçimidir. (Dil sade ve yalın)
 Kafiye düzeni manide olduğu gibi aaxa şeklindedir (xaxa şeklinde de kullanılmıştır).
 Dört dizesi de birbiriyle kafiyeli olan tuyuğlara musarra tuyuğ denir. Nesimî’nin tuyuğlarından çoğu musarradır.
 Kadı Burhanettin, Nesimi ve Ali Şir Nevai’nin tuyuğları ünlüdür.
 Mahlas yoktur.
 Genellikle cinaslı uyak kullanılır.
 XVI. yüzyıl sonrasında neredeyse kullanılmamıştır.
 En büyük özelliği, mısra sonlarındaki kafiyelerin cinaslı kelimelerden seçilmiş olmasıdır. Ancak ilk mısrası cinassız ya da tüm mısraları cinassız tuyuğlar da bulunmaktadır.
Şekil: Tuyuğ; Kafiye: a a b a
Ey benim gönlümü alan gözleri
Vay benim bağrımı dilen sözleri
Ben şikâyet kimden edem ey habîb
Özleridir özleridir özleri (Nesîmî),
Rubâî/tuyug
––––––– a
––––––– a
––––––– x/b
––––––– a
Sencileyin dünyada hûb az imiş
Nağmeni rast anladım şehnâz imiş
Gönüller kekliğine bu dünyada
İllâ şahin gözlerin şehbâz imiş (Kadı Burhaneddin)

ŞARKI
 Türklerin kazandırdığı bir nazım şeklidir.
 Dil sadedir.
 Konusu aşk ve sevginin güzelliğidir.
 Bestelenmek üzere yazıldıkları için dörtlük sayısı fazla değildir (3-5bend arası değişir)
 Halk edebiyatının etkisi ile ortaya çıkmış nazım biçimlerindendir.
 Türk edebiyatından doğmuştur.
 Lale devri şairi nedim tarafından yaygınlaştırılmıştır.
 Son ben de şairin mahlası vardır.
 İlk dörtlüğün ikinci ve dördüncü dizeleri diğer dörtlüklerinde son dizesi olarak tekrarlanırsa bu dizeye nakarat denir.
 Murabbaya benzer. Murabbadan farkı daha basit ve açık bir Dille yazılması, daha basit konularım ele alınmasından ibarettir.
 Şeyh Galib, Enderunlu Vasif, Naili(şarkı ilk onun divanındadır) ve Yahya Kemal bu türü kullanmıştır.
Kafiye düzeni şu şekildedir:
––––––– a a ––––––– c b ––––––– d c ––––––– e d
––––––– a b ––––––– c b ––––––– d c ––––––– e d
––––––– a a ––––––– c b ––––––– d c ––––––– e d
––––––– a b ––––––– b a ––––––– b a ––––––– b a
Şekil: Şarkı; Kafiye: a a a a/ b b b a

Kalbim yine üzgün seni andım da derinden, Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden! Üzgün ve kırılmış gibi en ince yerinden, Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden!
Senden boşalan bağrıma gözyaşları dolmuş! Gördüm ki yazın bastığımız otları solmuş. Son demde bu mevsim gibi benzim de kül olmuş, Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden! (Yahya Kemâl)

2007 Çıkmış Soru:
Kalbim yine üzgün seni andım da derinden
Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden!
Üzgün ve kırılmış gibi en ince yerinden
Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden!
Bu dizeler biçim ve içerik özelliklerine göre aşağıdaki nazım biçimlerinin hangisinden alınmış olabilir?

A) Şarkı B) Kaside C)Terkib-i Bend D) Kıt’a E) Rubai

MUSAMMAT
 4 ya da daha çok dizeli bentlerden oluşan nazım şekillerinin genel adıdır.
 3-10 ve daha çok mısralı bentlerin birleşmesiyle ortaya çıkar.
 Musammatların konusu geniştir, Hemen her konuda yazılabilirler: de özgün, yergi, Birinin ölümünden duyulan Üzüntü, dini ve öğretici konular, manzum mektuplar gibi...

Musammat Çıkmış Soru 1969
Dini, tarihi, tasavvufi, aşkı… Hikayeleri uzunca anlatmaya elverişli olan Divan Edebiyatı nazım şekli aşağıdakilerden hangisidir?


A) Kaside B) Musammat C) Mesnevi D) Destan E) Terkib-i bent

Musammatlar:
Dört dizeli bentler
Murabba
Beş dizeli bentler
Muhammes
Altı dizeli bentler
Müseddes
Yedi dizeli bentler
Müsebba
Sekiz dizeli bentler
Müsemmen
Dokuz dizeli bentler
Mütessa
On dizeli bentler
Muaşşer


MURABBA
 Bent adı verilen dört dizelik bölümlerden oluşur.
 Bent sayısı üç/ dokuz arasında değişir.
 Her türlü konuda yazılabilir.
 Kafiye düzeni şarkıyla aynıdır fakat bunda dini tasavvufi konular vardır şarkıdan farkı budur.
 Her dörtlüğün de ayrı bir konu işlenir. Dörtlükler arasında konu birliği yoktur.
 Son dizi her bendim sonunda tekrar edilir, Bundan dolayı tekerrürlü murabba diye de anılır.
 En çok işlenen konu aşktır. Aşk dışında ayrılık, medhiye, mersiye, şehir övgüsü, bayram, bahar gibi konularda da yazıldığı görülür.
 Murabba şeklinde ilk örnek veren şair Nesimî’dir.
 Namık Kemal Vatan evde duygularını murabbalar da dile getirmiştir. Fuzuli’nin de murabbaları vardır.
 Kafiye düzeni şarkıyla aynıdır.
 Bent sayısı 2-27 arasında değişir (kesin bir bilgi yok).

Murabba Örneği
Perişân-hâlin oldum sormadın hâl-i perişânım
Gamından derde düştüm kılmadın tedbir-i dermânım
Ne dersin rüzgârım böyle mi geçsin güzel hânım
Gözüm cânım efendim sevdiğim devletlü sultânım … (Fuzuli)


MUHAMMES
 Her bendi beş dizeden oluşur.
 Her konuda yazılabilir.
 Edebiyatımızda en çok kullanan musammat çeşitlerindendir.
 Farklı konular işlense de en fazla aşk ve sevgili üzerine yazılmıştır.
 Muhammesler temelde iki şekildedir (müzdevic, mütekerrir).
 Müzdeviclerde bent arasındaki ilişki kafiyeyle sağlanır, mütekkerirlerde bent sonlarında bir ya da iki mısra aynı şekilde tekrar edilir.
 Bu biçimde şarkılar da vardır.
Kafiye düzeni şu şekildedir:
––––––– a ––––––– b ––––––– c
––––––– a ––––––– b ––––––– c
––––––– a ––––––– b ––––––– c
––––––– a ––––––– a ––––––– a
––––––– a ––––––– a ––––––– a

MÜSEDDES(altılı)

 Bentleri altı güzeli nazım biçimidir.
 Her konuda yazılabilir, konu sınırlaması yoktur.
 İlk dörtlükler kendi aralarında, son iki dizelerde kendi aralarında uyaklı nazım biçimidir.
 Genellikle 5-7 bent arasında yazılır.
 Edebiyatımızda en çok kullanılan musammat şekillerinden biridir.
 Edebiyatımızda birden fazla müseddes bulunan şairler:
Fuzuli, Naili, Nedim, Şeyh Galib, Enderunlu Vasıf…

Kafiye düzeni şu şekildedir:
––––––– a ––––––– c ––––––– d
––––––– a ––––––– c ––––––– d
––––––– a ––––––– c ––––––– d
––––––– a ––––––– c ––––––– d
––––––– b ––––––– b ––––––– b
––––––– b ––––––– b ––––––– b

Müseddes Örneği:
Müseddes-i Müzdevic
Menem ki kâfile-sâlâr-ı kâr-bân-ı gamem
Müsâfir-i reh-i sahrâ-yı mihnet ü elemem
Hakir bakma mana kimseden sığınma kemem
Fakir-i pâdişeh âsâ gedâ-yı muhteşemem
Sirişk taht-ı revanır mana vü âh alem
Cefâ vü cevr mülâzım belâ vü derd haşem … (Fuzuli)


TERBİ

 Dörtleme anlamındadır.
 Gazel ya da kasidenin her beytin üstüne birer iyi de eklenerek oluşan nazım şekildir.
 Üst tarafa gelen bilgiler aynı ölçü ve uyakla yazılır.
 Kafiye düzeni şu şekildedir:
––––––– a ––––––– b ––––––– c
––––––– a ––––––– b ––––––– c
––––––– a ––––––– a ––––––– c
––––––– a ––––––– a ––––––– a

TAHMİS
 Beşleme olarak da bilinir.
 Bir gözlerin beklediğinin üstüne aynı ölçü ve uçakta uçuyor biz eklenerek oluşturulur.


Tahmis Çıkmış Soru 1969
Bir Divan şairinin, başka bir yazarın eserindeki vezin, kafiye ve nazım şekline uyarak aynı konuyu işlemesine ne denir?
A) Nazire B) Terbi C) Teştir D) Tahmis E) Tanzim

Tahmis Örneği
Hirâs-ı fitne saldın dehre ey bi-dâd neylersin
Kopardın yer yer âşub-ı kıyâmet-zad neylersin
Perişanlıklar etdin nev-be-nev icâd neylersin
Dağıtın hâb-ı nâz-ı yârı ey feryâd neylersin
Edip fitneyle dünyâyı harâb-âbâd neylersin
… (Bahayî)

 

TESDİS(altılama)
 Bir Gazel’in beyitlerinin üstüne aynı ölçü ve uyakta dört dizenin eklenmesiyle oluşan altılı bentlerdir.
 Kafiye düzeni şu şekildedir:
––––––– a ––––––– c ––––––– d
––––––– a ––––––– c ––––––– d
––––––– a ––––––– c ––––––– d
––––––– a ––––––– c ––––––– d
––––––– a ––––––– b ––––––– c
––––––– a ––––––– a ––––––– a
 Edebiyatımızda az örneği vardır.
Tesdis Örneği Güller açıldı sahn-ı çemen sebze-zârdur Devrân-ı lâle mevsim-i zülf-i nigârdur Hengâm-ı şevk u zevk u kenâr u bahardur Vakt-i cünûn u şevk-i mey-i hoş-güvârdur Bülbül terâne başladı evvel bahardur Şeydâlığum benüm yine bî-ihtiyârdur (Fevrî'nin ,Şemsî'nin bir gazeline yaptığı tesdis. Şiirde koyu renk yazılmış beyitler Şemsî'nin gazeline aittir.)

 

TAŞTİR
 Bir Gazel’in her beytinde iki dizi arasına üçer dize eklenmesi ile oluşturulan Muhammestir.
 Kullanımı tahmis kadar yaygın değildir.
 Kafiye düzeni şu şekildedir:
 ––––––– a ––––––– b ––––––– c
 ––––––– a ––––––– b ––––––– c
 ––––––– a ––––––– b ––––––– c
 ––––––– a ––––––– b ––––––– c
 ––––––– a ––––––– a ––––––– a

Taştir Örneği
Fermânı aşka cân iledir inkıyâdımız
Pürdür kayâl-i yâr ile her lâhza yâdımız
Mevkufdur mâha samimi-i fuâdımız
Âhir varınca haddine hesti-i şâdımız
Hükm-i kazâya zerre kadar yok inâdımız (Baki’ye taştir yapmış) (Yahya Kemal)

TARDİYYE
 Özel bir Muhammes biçimidir.
 Beş dizelik bentlerden oluşur.
 Belli kalıplarla yazılır. (Mef’ûlü-mefâ’ilü-fa’ûlün)
 Az kullanılan bir nazım şeklidir.
 En güzel taradiyyeleri Şeyh Galib yazmıştır.
 Bentlerin ilk dört dizeleri kendi aralarında, beşinci dizeler kendi aralarında uyaklıdır.

Tardiyye Örneği
Yek nazarda kıldın ey yüzü gül
Âyınemi âftâbe-i mül
Geçti bana neşve-i tegâfül
Hem eyle hem eyleme tenezzül
Dil-hânesi cây-ı işretindir
Bir şulesi var ki şem’-i cânon
Fâusuna sığmaz âsmânın
Bu sine-i berk-âşiyanın
Sinâ dahi görmemiş nişânın
Efruhte-i inâyetindir.

 

MÜSEBBA ve TESBİ
 Yedi dizeli bentlerden oluşan nazım şeklidir.
 Kafiyelenmesi muhammes gibidir.
 Örnekleri azdır.
 TESBİ EDEBİYATIMIZDA NEREDEYSE HİÇ KULLANILMAMIŞTIR.

Müsebba Örneği
Gülmedi gül gibi açılmadı gönlüm bu zamân
Gonca-veş dem-besteyem derd ile bağrım dolu kan
Lâle-vâr eksik değil cânımda bir dâğ-ı nihân
Gözüme her bir çemen bir hançer-i terdir heman
Hâsılı zindânım olmuştur bahâr u bûstân
Bir belâlı bülbülem işim dürür âh u figân
El-amân ey çarh-ı bed-kirdâr elinden el-amân


MÜSEMMEN ve TESMİN
 Sekiz dizeli bentlerden oluşan manzumelere deniz.
 Kafiyelenmesi aynı muhammes gibidir.
 Örneklerine ender rastlanır.
Müsemmen Örneği Zâlimler el urup hep şemşîr-i can-rübâya Kasd etdiler serâpâ "Evlâd-ı Mustafâ"ya Devrân olup müsâid ol kavm-i bî-hayâya Îsâl olundu bîdâd serhadd-i intihâya Kimler eder tehammül yâ Rab bu ibtilâya Âmâc edüb vücûdun bin nâvek-i kazâya Düşdü Hüseyn atından sahrâ-yı Kerbelâ'ya Cibrîl var haber ver "Sultân-ı Enbiyâ"ya … (Kâzım Paşa)

 

MÜTESSA ve TETSİ
 Her bendi dokuz mısradan oluşur.
 Kafiyesi ve şekli yönünden musammatlardan bir farkı yoktur.  Mütessanın yanı sıra, bir gazelin her beyti ya da yalnızca matla beytinin önüne yedi mısra ilavesiyle oluşan nazım şekline de testi denir.

MU’AŞŞER ve TA’ŞİR
 Muaşşer, on dizeli bentlerden oluşan manzumelere denir.
 Örnekleri çok nadirdir.
 Terci-i bentle karıştırılır.


Mu’aşşer Örneği
Hasbeten li’llâh gazâlar eyleyip Haydar gibi
Âlemi seyr ederiz mir’ât-ı İskender gibi
Hasmımızdan dönmeziz dünyâda şir-i ner gibi
Dinimizde kâmiliz ashâb-ı peygamber gibi
Gönlümüz dünyâya akmaz hâsılı Kevser gibi
Ehl-i dünyaya igen açılmazız defter gibi
Sevmeziz dinârı iz ruy-ı Beni Asfar gibi
Hükmüne râm olmazız biz değme sultân oğlunun
Kuluyuz kurbânıyız adıyle Osmânoğlunun
… (Taşlıcalı Yahya)


TERKİB-İ BEND
 Beş ile on beş arasında değişen bentlerden oluşur.
 Her bent, beş ile on beyit arasında değişebilen bentlerden oluşur.
 Uyak düzeni gazelinki gibidir. (aa ba ca)
 Bentler “hane” ve “vasıta” beyitlerden meydana gelir.
 Bentlerin sonundaki beyte “vasıta beyti” denir.
 Daha çok ölüm ve tenkit konularında yazılır. Bunun yanında dini-tasavvufi konular, yaşamdan ve felaketten yakınma, aşk konuları işlenmiştir.
 Vasıta beyti her bendin sonunda değişir.
 Terkib-i bentler içinde konu bakımından ilk sırayı mersiyeler alır. Daha sonra sırasıyla medhiye, münacat, tervhit ve na’t nazım türleri gelir.
 Arap edebiyatında çok fazla kullanılmamıştır.
 Bizim edebiyatımıza İran edebiyatından geçmiştir.
En tanınmış terkib-i bentler arasında
Baki’nin Kanuni Sultan Süleyman Mersiyesi
Ziya Papa’nın terkibibendi
Bağdatlı Ruhi’nin terkibibendi gelir.


Terkib-i Bent Örneği
Şehzade Mustafa Mersiyesi

Mefâ’ilün fe’ilâtün mefâ’ilün fe’ilün


Meded meded bu cihânun yıkıldı bir yanı
Ecel Celâlileri aldı Mustâfa Hânı
Tolundı mihr-i cemâli bozuldı divânı
Vebale koydılar âl ile Âl-i Osmânı
Geçerler idi geçende o merd-i meydânı
Felek o cânibe döndürdi şâh-ı devrânı


TERCİ-İ BEND
 Aynı “vasıta” tercih. (“terci”h aynı türden yanadır)
 Biçim bakımından terkibibende benzer.
 Terkibibendten ayrılan en önemli yanı, bentlerin sonundaki vasıta beytinin hiç değiştirilmeden yinelenmesidir. Bu durum konu bütünlüğünü gerektireceğinden terci-ibendle yazmak daha zordur.
 Bu nazım biçimi daha çok dinsel konuların anlatımında kullanılır.
 Arap edebiyatında pek kullanılmamıştır. Bizim edebiyatımıza İran edebiyatından geçmiştir.
 Terci-i bent yazanlar:
Nesimi, Ahmed-i Dai, Şeyhi, Ahmed Paşa, Mustafa Darir, Bağdatlı Ruhi…

Terci-i Bent Örneği

Yar kim rûz-ı şeb agyâr ile seyrân eyler

‘Ayş u ‘işretler ider lutf-ı firâvân eyler

Gâh yazup yanılup çün beni handân eyler

Ya’ni âgâz-ı vefâ niyyet-i ihsân eyler

Bir elem irişüp ol cem’i perîşân eyler

Seng-i gam hâne-i ümmîdümi vîrân eyler

‘Âlemi ‘ayn-ı elem gülşeni zindân eyler

Sûrumı şîven ü elhânumı efgân eyler

Bana bu cevri dimen ol meh-i tâbân eyler

Baht-ı gaddâr bu cevri bana her an eyler

Her kaçan yâr vefâ itmege peymân eyler

Tâli’-i nahsum anı yine peşîmân eyler

 

Kaynakça
DİLÇİN, C. (2019). Nazım Biçimleri ve Türleri. C. DİLÇİN içinde, Örneklerle Türk Şiir Bilgisi (s. 207-250). Ankara: Türk Dil Kurumu.
KILIÇ, F. (2018). Nazım Şekilleri. O. H. Mustafa İsen içinde, Eski Türk Edebiyatı El Kitabı (s. 274-291). Ankara: Grafiker.
PALA, İ. (2018). Şekil Bilgisi. İ. Pala içinde, Divan Edebiyatı (s. 49-102). İstanbul: Kapı.

Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış