Harimi Şehzade Korkut Hayatı ve Şiirleri 15. yy

Ekleyen : Şahamettin Kuzucular , 27 Haziran 2012 Çarşamba aaa Beğen

Şehzade Korkut
 
 
(d. 1467 - ö. 1513), Sultan II. Bayezid'in şehzadesi ve Yavuz Sultan Selim’in ağabeyi. Yavuz Sultan Selim ile aynı anneden doğan önce Yavuz'un p padişahlığını tanıyıp sonradan isyan eden  II. Bayezid'in tahta çıkması için, onu temsilen görev alan ve İsyanı sonrasında idam edilen Osmanlı şehzadesidir. Eserlerinin birinde adını Ebülhayr Mehmed Korkut olarak yazar. Resmî belgelerde ise sadece Korkut adını kullanmıştır.[1]

Şehzade Korkut 1467’de Amasya Sarayı’nda doğdu. İstanbul’da Fatih Sultan Mehmed'in sarayında iyi bir eğitim gördü. Arapça, Farsça öğrendi. Dedesinin vefâtı (1481) üzerine, babası İstanbul’a gelinceye kadar saltanat kaymakamlığı yaptı. [2]1491’de merkezi Manisa olan Saruhan Sancakbeyliği'ne tâyin olundu. 1502’de, Amasya Sancakbeyi Şehzade Ahmed’in itirazıyla, merkezi Antalya olan Teke Sancakbeyliği'ne gönderildi. Hâmid Sancağı da kendisine bağlandı. Osmanlı denizciliğinin gelişmesinde katkısı oldu.[3]

Veliahtlık meselenin ortaya çıkması üzerine, tekrar Saruhan’a tâyin isteği kabul edilmedi. Babası ve Sadrâzam Hadım Ali Paşa'nın, Şehzâde Ahmed’in veliahtlığına taraftar olmaları gibi sebeplerle İstanbul’la arası açıldı. 1509'da hac bahanesiyle Antalya’dan Mısır’a gitti. Mısır’da Memluk Sultanı Kansu Gavri tarafından parlak merasimlerle karşılanması, babasını kızdırdı. Bağışlanması üzerine 1511'de Antalya’ya döndü.[4]

Kardeşi Selim’in, babasına karşı hareketi üzerine Manisa’ya, sonra da gizlice İstanbul’a gitti. Yeniçerilerden, padişahlık için aradığı desteği bulamadı. Babasının yerine geçen kardeşi Yavuz Sultan Selim’in padişahlığını tanıdı. Saruhan Sancakbeyliği'ne tayin edildi. 

Yavuz Sultan Selim Şehzade Korkut’un sözünde durup durmadığını bilmek istiyordu. Çünkü Şehzade Ahmet isyan etmiş onu bertaraf etmek için çalışıyordu. Yavuz Sultan Selim, ağabeyinin fikrini öğrenmek için, bazı devlet adamlarının ağzından padişah olmasını arzu eder tarzda mektuplar yazdırdı. Şehzade Korkut’un, mektuplara müspet cevaplar vermesi üzerine, Manisa kuşatıldı.[5] Manisa kuşatmasından kurtulan Korkut, kaleden kaçarak bir mağaraya sığındı. Bu mağarada yirmi gün saklandıktan sonra deniz yoluyla kaçmak için yanındaki Piyale adındaki adamıyla Teke'ye kadar kaçtı. Yiyecek istedikleri bir Türkmen onları ihbar edince Teke'de yakalandı.[6]1513'te Bergama yakınlarında yakalanan Korkut, Bursa’ya götürülürken Emet yakınlarında Eğrigöz’de boğdurularak öldürüldü. Şehzade Korkut Yavuz Sultan Selim’inde katıldığı bir cenaze töreni ile  Bursa’da Orhan Gâzi Türbesi civârına defnedildi. [7]


Yavuz Sultan Selim, Şah İsmail ile mücadelenin - kendisi için - şehzadelik sıfat ve salahiyetleri ile mümkün olmayacağını düşünerek bir an önce Osmanlı tahtına geçmek ihtiyacını hissetmişti. Bu sebeple kardeşleri Şehzade Ahmet ve Şehzade Korkut'u bertaraf ederek 1512'de Osmanlı Sultânı oldu.[8]

Yavuz, malum ve meşhur celadetine rağmen, aynı zamanda çok hassas ve ince ruhlu bir insandı. Devletin bekası için bertaraf etmeye mecbur kaldığı kardeşi Korkut'un tabutunun altına girdi ve "Ey kardeşim! Ne sen böyle yapsa idin, ne de ben böyle yapmak mecburiyetinde kalsaydım!" diyerek ağladı. Şehzade Korkut'un Piyale adındaki sadık adamına "Seni, büyük bir fazilet olan sadakatin sebebiyle, affediyorum! Bu sadakatinin mükafatı olarak da seni istediğin makama tayin edeyim. İstersen vezirim ol!" teklifinde bulundu. Şehzade Korkut’un sadık adamı Piyale gösterdiği büyük sadakat nedeniyle affedildi ve Yavuz Sultan Selim tarafından  bir makam teklif edilmesine rağmen o Şehzade Korkut’un türbedarı olmayı tercih etti.[9]


Eserleri 


Osmanlı hanedanı mensupları arasında şiir dışında  diğer telif eserleri bulunan  belki de yegâne şahıs olarak ayrı bir özelliğe sahip olan Korkut'un kaleme aldığı, tamamı Arapça yazılmış eserleri daha çok dinî ilimler, ahlâk ve nasihat türü kitaplardır. Osmanlı şehzadeleri arasında en bilgili şehzadelerin başında gelen Korkut'un fıkıh, İslam hukuku ve Arapça konusunda derin bir bilgisi vardır.[10]


1. Kitâb bi-halli işkâli'l-efkâr iî hilli em-völil-küffâr. Fıkıhta ganîmet hukûkuna dâir adlı eserin sâhibidir Savaşta alınan esirler ve ganimetin pay edilmesi, cariyelerle nikâh konusu, onların satışı meselesi gibi husus­larda bazı fakihlerin görüşlerinden esin­lenerek derlenmiştir. [11]


2. Vesîletü'I-ahbâb 'alâ vechi'1-îcâz. Kahire'de tamamlanan eserde haccın faziletleri, hac yolu, anneye babaya itaat, oğul için iyilik dileme, ahde vefa gibi ahlâkî konular yer alır.Vesilet’ül-Ahbâb 'alâ vechi'l-icâz[12]adlı ahlâk kitabını Arapça olarak kaleme almıştır.



3. Dcfve-tü'n-nefsi't-tâliha ile'J-a'mâli'ş-şâliha. Kitâbü Harîmî fi't-taşavvuf adıyla da bilinir. Müellif, saltanat davası gütmediğini ifade ederek inzivaya çekildiği yıllarda 1508'de kaleme alıp babasına takdim ettiği bu eseri tefsir, hadis ve fıkha ait pek çok kitabı okuyarak meydana getir­diğini belirtir. [13]Eserde ayrıca Arapça, Farsça, Türkçe şiirlere yer vermiş, II. Murad'ıntahtı terki ve yerine oğlunun geçmesi, Rodos'ta mahpus bulunan müslüman esirlerin kurtarılmasının gerekliliği. Ke­mal Reis'in bunun için görevlendirildiği gibi bazı siyasî konular da işlenmiştir. Türkçe şiirler içinde kendisine ait olanları da vardır.[14]Ayrıca Yûnus Emre'den de bazı şiirler dercetmiştir. [15]


4. Şerhu elfâzi'I-küfr[1] Hdizü-insân an Iafzi'l-îmân adıyla da anılan eser kelâmla felsefî konulara ayrılmış olup müslüman ve mürtedin kim olduğu soru­suyla başlar, iman sahibi olma ve bunu dışa vurma, iman ve küfür, imanın beya­nı, imanı izâle eden şeyler, irtidad ahkâ­mı gibi bölümleri içine alır.



5. HARİMİ DİVANI: Din ve fen ilimlerinde yetişmiş olan Şehzâde Korkut, Harîmî mahlasıyla şiirler yazmıştır. şŞahzade KKorkut Dîvân[16] sâhibi bir şâirdir. Devrin kaynaklarına göre  Şahzade Korkut'un  divanı "mükemmel" bir  divandır. Günümüzde mevcut olan divanı daha çok ona ait manzumelerin Ali Emîrî Efendi tarafından bir araya getirilmesiyle ortaya çıkmıştır[17]Elimize geçen divanının tek yazam nüshası İstanbul Millet Kitaplığında bulunmaktadır. Prof.Dr., Mine Mengi'nin değerlendirmelerine göre Şahzade Korkut orta dereceli bir şairdir. " Şiirlerinde esas dikkat çeken nokta Türkçe kelimelere sık sık yer vermesi, sade bir dil kullanması, Farsça tamlamalara az yer vermiş olmasıdır." [18]


Kaynaklar Ayrıca "fetavadan" Korkudiye[19] adlı bir eserinin daha  olduğundan söz etmektedir. Şerh-i Mevâkıf-ı Cürcânî'nin kenarına birçok konuda düştüğü notları ise bizzat gördüğünü Kınalızâde ifade eder.Nitekim Cürcânî'ninİbnSînâ'ya ait el-Kaşîdetü'l-cayniyyetü'r-rûhiyye adlı eserine yazdığı şerhin kenarına Ha­rîmî mahlaslı biri tarafından bazı notlar düşüldüğü, yine aynı mahlasla bununla ilgili Cevâb-ı Sûfî ez-berây-ı Suâl-i He­kim ezçi Sebeb-i Natıka Âmede Est başlığı altında Türkçe şiirler kaleme alın­dığı dikkati çeker.[20]Burada Korkut adı geçmemekle birlikte Harîmî mahlasından yola çıkılarak bu çalışmalar Şehzade Korkut'a atfedilmiş, onun 1479'da ilk gençlik yıllarında bunlarla icazetname aldığı ileri sürülmüştür.


Diğer eserleri; Şerh-i Elfâz-ı Küfr, Korkudiye (Fetavâ-i Korkudhâniye) ve Şerhü’l-Mevâkıf li’l-Cürcânî’dir. [21]




Denizciliğe Katkısı 


Şehzâde Korkut, bu kadar eser sâhibi olmasına rağmen, ilminden çok, Akdeniz’deki Türk denizcilerine yaptığı yardımlarla meşhur olmuştur. Onlara gemi ve malzeme yardımında bulunmuş, Hıristiyan şövalyelerin ellerine esir düşenleri kurtarmıştır. Bilhassa Oruç ve Hızır Reisler'e yardım ve teşvikleri meşhurdur.


BİR GAZELİNDEN


Ey gönül halin nedir kim böyle zar oldun yine
Bülbül-ü şevki gül ruya niğâr oldun yine

Buy-u vuslat mı erişmiştir dimağına bu gün
Harimi çuşe gelip bî karar oldun yine 



BİR GAZELİNDEN


Anıñçün lenger-i dil kanda eyleşse 
Çeker habl-i vidâduñ anı deryâya 

Yine düşdi deli dil özge sevdâya 
Yine virdi bu kurı başı gavgâya 

Gözümden şöyle çıhdı yine ‘âlem kim 
Dil ü cân-ı cihân hep gitdi yağmâya 
Şiirleri
 
 

Kaynakça 
 
[1] Osmanlı Tarihi (İsmail Hakkı Uzunçarşılı, cilt II, TTK 1983
[2] Osmanlı Tarihi (İsmail Hakkı Uzunçarşılı, cilt II, TTK 1983
[3] Gazavat-ı Hayrettin Paşa (Barbaros Hayrettin Paşa, cilt I, Hzr. Ertuğrul Düzdağ)
[4] Osmanlı Tarihi (İsmail Hakkı Uzunçarşılı, cilt II, TTK 1983
[5] Müneccimbaşı Tarihi(Müneccimbaşı Ahmet Dede, cilt II, sahife 453-454-455, sadeleştiren:İsmail Erünsal, tercüman yay.)
[6] Enver Behnan Şapolyo, Osmanlı Sultanları Tarihi, İst., 1961, shf141-142
[7] http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eehzade_Korkut
[8] http://www.nurcenneti.com/forum/tarih/sehzade-korkut-un-olumle-imtihani-t2001.html
[9] Enver Behnan Şapolyo, Osmanlı Sultanları Tarihi, İst., 1961, shf141-142
[10]  Prof Dr., Mine Mengi, Eski Türk Edebyatı Tarihi, Akçağ Yayınları, Ankara, 1997, shf, 121
[11] http://www.tarihbilinci.com/forum/tarihi-sahsiyetler-78/korkut-sehzade-8741/
[12] Süleymaniye Kütüphanesi, Ayasofya Bölümü, nu. 3529.
[13] Süleymaniye Kütüphanesi, Ayasofya Bölümü, nu. 1763
[14] http://www.tarihbilinci.com/forum/tarihi-sahsiyetler-78/korkut-sehzade-8741/
[15] http://www.tarihbilinci.com/forum/tarihi-sahsiyetler-78/korkut-sehzade-8741/
[16] Millet Kütüphanesi, Ali Emiri, Manzum 104.
[17] http://www.tarihbilinci.com/forum/tarihi-sahsiyetler-78/korkut-sehzade-8741/
[18] Prof Dr., Mine Mengi, Eski Türk Edebyatı Tarihi, Akçağ Yayınları, Ankara, 1997, shf, 12
[19] http://www.tarihbilinci.com/forum/tarihi-sahsiyetler-78/korkut-sehzade-8741/
[20] http://www.tarihbilinci.com/forum/tarihi-sahsiyetler-78/korkut-sehzade-8741/
[21] http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eehzade_Korkut

Edebiyat Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com




 


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...