Lebîb Hüseyin Abdulgafûr- Kara Vâiz- ( 18. yy )

Ekleyen : ESA , 16 Eylül 2017 Cumartesi aaa Beğen 1
 
Lebîb ( d. 1695 Diyarbakır, Ö. 1768-69 )
 
1695 yılında Diyarbakır’da doğdu. Asıl adı Hüseyin Abdulgafûr’dur.  Diyarbakırlı olduğundan Lebîb-i Âmidi, yirmi yıla yakın bir süre Diyarbakır’da müftülük yapmış olduğundan Kara Vâiz olarak da bilinir. [1]
 
Türk edebiyatında Lebib adlı çok sayıda şair tespit edilmiştir.  Diyarbakırlı olan Hüseyin Abdulgafûr Lebîb bu şairler arasında en tanınmış olanlarındandır. Sultan Ahmed devrinde İstanbul’a gelerek ilimle meşgul olduğu da bilinen Lebîb’in ama olduğu kalabalık bir aileye sahip olduğu, hayatı boyunca geçim darlığı çektiği anlaşılmaktadır.  Müftülük yaptığına göre iyi bir tahsil yaptığı tahmin edilmektedir.  Şiirlerinde Diyarbakır’da meydana gelen kimi olaylara da yer vermiş, şiirlerinde dini konulara değinmiştir.
 
Ali Paşa’ya yazdığı kasîdesinde İstanbul’da mülazımlara bağlandığını ve bu yüzden hasret çektiğini söylemesi, bir müddet eğitim için İstanbul’da bulunduğunu ve düzenli bir eğitim gördüğünü ifade etmektedir:”[2]
1768-69 yılında yaklaşık 75 yaşında ölmüş olan şairin mezarı Rum (Urfa) Kapısı dışındaki kabristandadır.  (Beysanoğlu 1957: 242).
 
Kasidelerinde Nef’î’nin, gazellerinde ve diğer şiirlerinde ise, Nedîm ve Nâbî ile hemşerileri Vâlî, Hâmî ve Âgâh ‘ın tesirinde kalmıştır. “ İstanbul'dan uzak bir taşra merkezinde yaşayan Lebîb, sınırlı imkanlarına rağmen kendisini tanıtmayı başarmış ve yörenin yetiştirdiği en önemli şairler arasında yer almıştır”[3]
Lebib’ hakkında yapılmış olan en kapsamlı çalışma Orhan Kurtoğlu’na aittir. Orhan KURTOĞLU divanını incelediği gibi hayatı hakkında da en ksapsamlı bilgileri veren araştırmacıdır. Bu yazıdaki bilgiler de Orhan KURTOĞLU’nun çalışmalarından alınmıştır.
 
Dîvân:  Şairin divanının bazıları eksik olan yedi nüshası vardır. Şairin divanı Orhan KURTOĞLU tarafından doktora tezi olarak incelenmiştir.  Orhan KURTOĞLU’nun incelediği divanında  Dîvân’da, 30 kaside, 9 musammat, 100 tarih, 146 gazel, 55 kıt’a, 16 lügaz, 46 muamma, 11 rübai, 14 müfret ve 6 küçük mesnevi bulunur. (Kurtoğlu 2004).[4]
 
Tezyîl-i Fihrist-i Şâhân: 51 beyitlik bir eseri daha vardır. Dîvân’ının yanında Risâle mine’l-Usûl, Risâle mine’s-Siyâse ve Tâlikâtu’l-Beyzâvî adlarında üç ilmî eserinin daha olduğu kaydedilmektedir (Beysanoğlu 1957: 242). Ancak bunlara şu ana kadar rastlanmamıştır.
 
 
[1]Dr.  Orhan KURTOĞLU, LEBÎB DÎVÂNI, Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, DOKTORA TEZİ, Ankara Mart, 2004, s.22-24
[2] Dr.  Orhan KURTOĞLU, LEBÎB DÎVÂNI, Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, DOKTORA TEZİ, Ankara Mart, 2004, s.26
[3] DOÇ. DR. ORHAN KURTOĞLU,LEBÎB, Hüseyin Abdulgafûr, http://www.turkedebiyatiisimlersozlugu.com/index.php?sayfa=detay&detay=709
[4] Dr.  Orhan KURTOĞLU, LEBÎB DÎVÂNI, Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, DOKTORA TEZİ, Ankara Mart, 2004, s.22-24
 
 
 


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...