Melihi Hayatı ve Edebi Kişiliği

Ekleyen : Şahamettin Kuzucular , 10 Temmuz 2015 Cuma aaa Beğen
 
 
 Melihi Hayatı ve eserleri
 
 
Hakkında bilgi veren kaynaklar  Melihi’nin Tokat’ta doğduğu belirtirken  Âşık Çelebi, Sinoplu veya Kastamonulu olabileceğini  yazmıştır.[1]  Kaynaklar Melîhî’nin iyi bir eğitim gördüğüni   tahsilini ilerletmek için İran’a kadar gittiğini  İran’da iken Arapça ve Farsça ile belagat ilmini iyi düzeyde öğrendiğini yazarlar.  Ayrıca  iran da iken Molla Câmî ve Aydınlı Dede Ömer Rûşenî ile  birlikte ders gördükleri de yazılmıştır.
 
Melihi’nin  doğum tarihi bilinmese de  1430 yıllarda doğmuş olabileceği tahmin edilebilir.  Eğitim  yaşının son demlerinde İran da eğitim gördüğü anlaşılan Melihi, 1453 ten  kısa bir süre sonra İstanbul’a gelmiş,  Bursalı Ahmed Paşa ile tanışmıştır.[2]Ahmet Paşa’nın belagat ilini öğrenmesinde , Arap ve Fars dillerini öğrenmesinde etkili olan  Melih Ahmet Paşa’nın yetişmesinde  büyük pay sahibi olur.  
Ahmed Paşa ile  kurduğu bu yakınlık Fâtih Sultan Mehmed’in huzuruna  kadar çıkmasına vesile olur. Böylece Fatih’in sohbetlerine katılmaya başlar. Kaynaklar Fatih’in Melihi’nin sohbetlerinden çok hoşlandığı  hususunda hem fikirdir.  
 
Fakat içikiye çok düşkün oluşu rind bir haytaı seviyor olması nedeni ile bu ortamı çabuk kaybeder.  
Melihî gece gündüz  içmeyi padişahın meclislne tercih edince   Fatih, Melihî’ye içkiyi tövbe ettirmiş, içkinin yokluğunu boza, afyon ve esrarla gidermeye çalışmış fakat bu durumu da öğrenen  Fatih onu ayakta durmayacak bir halde buldurmuş , [3]çki içmediğini  ama şırınga ettiğini söyleyerek canını kurtarsa da Fatih ,onu içikiden men edemeyince sohbetinden men etmiştir.  Melihi Fâtih’in vefatından  kısa bir süre sonra vefaat eder.
 


ŞAİRLİK YÖNÜ
 
Kaynaklar Melîhî’yi  “kendinden başka kimseye kötülüğü dokunmamış bir şahsiyet” olarak tanıtır. Tezkireler ondan övgüyle söz etmişler   talebesi Ahmet paşa ile denk bir şair olarak görmüşlerdir. Fatih’in sohbetlerinden çok haoşlanması onun ne kadar nüktedan, bilgili, ve   ve hazırcevap bir şair olduğunu ortaya koymuş olur. Kaynaklar onun özellikle, içikiye düşükünlüğü ve nüktedanlığı konusunda hemfikirdirler. [4]
 
İçikiye düşkünlüğü eğlenceyi sohbeti çok sevdiği anlaşılan Melihi’nin bir divan tertip etmeye fırsat bulamadığı da ortaya çıkar. Şairlik yönü ve gücü beğenilen şairin divanı yoktur. Buna rağmen yazdığı bir çok şiire pek çok şairin nazire yazmış olması şairlik gücünü göstermektedir. . Melîhî’nin şiirlerine Bursalı Ahmed Paşa olmak üzere birçok şair tarafından nazireler yazılmıştır. Bazı şiir mecmualanndaki birkaç şiirinden başka Melîhî’nin herhangi bir eserine rastlanmamaktadır.
 
 Eğirdirli Hacı Kemal’in Camiu’n-nezâir’inde on, Edirneli Nazmî’nin Mecmau’n-nezâir’inde iki ve İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi’nde kayıtlı yazarı bilinmeyen Camiu’n-nezâir’de mevcut on sekiz şiiri Muharrem Ergin tarafından yayımlanmıştır.[5]
 
 
 
[1] Âşık Çelebi, Meşâirü’ş-şuarâ, vr. 126b-127a
[2] Sabahattin Küçük , MELÎHÎ, TDV İA cilt: 29; sayfa: 50
[3] Abdulkadir ERKAL, DİVAN ŞİİNDE AFYON ve ESRAR,
[4] M. Fuad Köprülü,  “ Harâbât Erenleri: Melihî “ YM, II (1918), s. 84
[5] Muharrem Ergin, “Melihî”, TDED, II (1948), s. 59-78; 


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...