Şah İsmail Hatai Divanı


 

HATAYİ’NİN EDEBİ KİŞİLİĞİ

Şiirde “Hatai” mahlasını kullanan Şah İsmail Türkçe, Farsça ve Arapça şiirler yazması bu üç dili kullanabildiğini göstermektedir. Azeri Edebiyatında “sâhib-i seyf ü kalem”  olarak anılan Şah İsmail, Âzerî edebiyatının en önemli şairlerindendir. Arapça ve Farsçayı şiirler yazacak kadar iyi bildiği halde, devrindeki genel eğilimlere rağmen,  şiirlerini Türkçe yazarak Âzerî edebiyatının gelişmesinde ön ayak olan şairlerden birisi olmuştur.

Şah İsmâil’in Nizâmî, Evhadî, Kişverî-i Tebrîzî, Habîbî gibi Âzerî sahasında yetişmiş Farsça yazan şairlerle Nesîmî ve Ali Şîr Nevâî gibi Türkçe yazan  şairlerinin eserlerini okuduğu onların tesirleri altında yetiştiği ortaya çıkmaktadır.

Alevi Türkmenlerin ve Kızılbaşlığın önderi haline gelen  Hatai tüm şiirlerini Türkçe yazmış, şiirlerinde ise siyasi bir amaç gözetmiştir.  “Şiirini ideolojisini yayan bir vasıta şeklinde kullanmakla birlikte şair bir yaratılışa sahip olduğundan beşerî, lirik, sanat değeri yüksek şiirler de yazmıştır. Şah İsmâil birçok şiirinde bir tarikat şeyhi, bir mürşid olarak ortaya çıkar. Bu tür şiirlerinde tasavvufî konuları işler, on iki imam ve Ehl-i beyt muhabbetini vurgular. Yavuz Sultan Selim karşısında uğradığı yenilginin ardından kaleme aldığı şiirlerin daha içe dönük, şahsî ve lirik nitelikler kazandığı görülmektedir.  “[1]

Türkmenlerin siyasi birlik ve Kızılbaş bir devlet kurma ideallerinin lideri haline gelen ve Erdebil Kızılbaş kurulunun idol olarak şeçtiği Şah İsmail on beş yaşında tahta geçmiş, çok kısa sürede Kızılbaş Türkmenlerine imparatorluk kurmuştur. İmparatorluğunda Türkçeyi resmi dil kabul etmiş, eserlerinin hemen hemen hepsini Türkçe yazmıştır.

Azerbaycan edebiyatının Nesimi ve Fuzuli arasındaki devrinin temsilcisi olan Şah İsmail, aruz veznine olduğu kadar hece veznine de vakıftır. Azerbaycan’da yetişmiş bulunan şairlerin şiirlerini okumuş ve bunların tesiri altında kalmıştır.[Yazıcı TDV İA/XI: 278][2].

Farsça şiirlerinden çok azı günümüze ulaşmış, divanı ise yarıya yakın sayıda aruz ve hece ölçüleri ile yazılmış şiirlerden oluşmaktadır.  Şah İsmail'in   divanı dışında Nasihatnâme  ve Dehname adlı iki  mesnevi şeklinde yazılmış iki eseri daha vardır.

 

DİVANI

Şah İsmâil’in, “Ey Hatâî fikr-i bikrin eylerim eş‘âra sarf / Tuttu irfan meclisin defterle dîvan şimdiden” beytinden şiirlerinin ölümünden önce divan haline getirildiği anlamı çıkarsa da böyle bir nüshanın varlığına dair bir işaret bulunmamaktadır. Onun divanı, ölümünden on bir yıl sonra 1535’te oğlu Şah Tahmasb’ın emriyle kendisinin saray hattatı Şah Mahmûd Nîsâbûrî tarafından derlenerek oluşturulmuştur. Özbekistan Cumhuriyeti Taşkent İlimler Akademisi’nde Şarkiyat Enstitüsü Kütüphanesi’nde kayıtlı olan bu nüsha (nr. 1412) 14  kaside, 248 gazel, 10  rubâî ve Dehnâme adlı eserini içermektedir.”[3]

Hatai Divanı hakkında henüz derinlemesine bir çalışma yapılmamış Hatai Divanının  tenkitli neşri henüz  tam olarak yapılamamıştır.

 

HATAİ DİVANININ NÜSHALARI

Hatai divanının   bir çok yazma nüshaları vardır. Özbekistan Cumhuriyeti Taşkent İlimler Akademisi’nde Şarkiyat Enstitüsü Kütüphanesi’nde (nr. 1412) [4]kayıtlı olan s nüshasından başka,  16.  Yy da yazılmış olan mükemmel bir nüshası  Erdebil Kütüphanesi’ndedir. Eski bir nüshası da Tuzcu Topal Hoca namıyla bilinen bir şahsın özel kütüphanesindedir. Hatai divanının bir başka yazma nüshası ise  Prof. Dr. Fuat Köprülü’nün hususi kütüphanesindedir. Mükemmel bir yazma ise Londra Müzesi’nde bulunmaktadır.  Millet Kütüphanesi Ali Emiri Kitaplığındadır [Ergun,1956: 19][5]

Millet Kütüphanesi’ndeki nüshada  Şah İsmail’in 168 beyitli Nasihatnâmesi  de bu nüshada kayıtlıdır. Ayrıca Hata’yinin bu nüshada  on adet hece ölçüsü ile yazılmış dörtlüğü bulunmaktadır. Bu dörtlükler nüshaya rubai olarak kaydedilmiştir.

Bu eserde mevcut bütün manzumelerin makta beyitlerinde Hatai mahlası  yazılmıştır.  Hatai’ Divanının Ali Emiri Kitaplığındaki nüshasında  935 beyit, 87 manzume vardır. 87 Manzumenin  Bunlardan 41’i hece vezniyle 46’sı aruz vezniyle  yazılmıştır. Ancak divann bu Nüshası eksiktir. Londra müzesindeki yazma divanın ilk gazelini teşkil eden Hz. Ali hakkındaki methiye bu divanda yoktur. Bununla beraber Londra nüshasında Nasihatnâme 168 beyit olduğu halde Ali Emiri nüshasında bu mesnevi 173 beyittir. Böylelikle Hatai divanın tam nüshasını meydana getirmek için bütün yazmaların bir araya getirilmesi  ve nüshalarının karşılaştırılarak tenkitli  incelenmesi gerekmektedir.

Millet kütüphanesinde Ali Emiri kitapları arasında 631 numarada saklı bulunan ve birtakım  Kızılbaş Bektaşi  şairlerinin şiirlerinin bulunduğu bir mecmuada  da Şah İsmai’in  908beyitli 74 manzumesi  bulunmaktadır. Bu mecmuadaki şiirlerin bir kısmı  Hatai divanının  Millet Kütüphanesi nüshasında yoktur. Başka bir takım kütüphanelerdeki  nüshalarda buluna Şah İsmail’e ait farklı şiirlerin bulunabileceği kuvvetle muhtemeldir.

Diyar-ı aşka sultanam dila men de zamanımda

Vezirimdir gam u gusa oturmuş iki yanımda

Men ol şahbaz-ı  kûhsârem baş eğmem gülle-i Kaf’e

Nice anka kimi yavru uçurdum şiyanımda [Birdoğan,2001:33][6]

 

Hece vezni ile Yazdığı koşma ve semailerinde  daha başarılıdır.  Koşma ve semai şeklindeki nefeslerinde Yunus Emre’nin tesiri altında kalmıştır. Koşma ve semai şeklindeki nefesleri ile Anadolu halkının gönlünü kazanmış  Türkmenler arasında Kızılbaşlığın yayılmasından bu nefeslerinin de etkisi olmuştur.  Bu tarz şiirlerinde sanat düşüncesinden ziyade eğitim ve Kızılbaşlığı yaymak fikri öne çıkar. [Ergun,1956:31].[7]

Hatai’nin şiirleri didaktiktir. Şiirlerinin pek çoğunu hece ile yazmış ve düşüncelerini yaymaya öğretmeye çalışmıştır.

1535’te Taşkent’te kaleme aldığı divanının  en eski yazmasında 262 kaside ve gazel, 10 dörtlük bulunurken, ikinci en eski yazmasında 254 gazel ve kaside , 3 mesnevi, 1 murabba ve 1 müsaddes

“Anadolu’da  Hatai mahlasını kullanan  bir çok Alevî-Bektaşî şairin yetişmesi, bunların şiirlerinin divan nüshalarına eklenmeye başlaması Hatâî mahlaslı şiirlerin artmasına, dolayısıyla karışıklığa yol açmıştır” [8]

DİVANI HAKKINDA YAPILAN ÇALIŞMALAR

Hatâî’nin şiirleri üzerine ilk çalışmayı V. Minorsky yapmış (BSOAS, X [1942], s. 1007a-1053a), bazı şiirlerini Paris nüshasından yayımlayıp İngilizce’ye çevirmiştir. Divanı Azerbaycan’da 1937’de Selman Mümtaz neşretmiş, daha sonra çeşitli baskıları yapılmıştır. Bunlar arasında Aziz Aga Mehmedov’un neşri (Şah İsmail Hatâî: Eserleri, I-II, Bakü 1966-1973 [Arap harfleriyle]; 1975-1976 [Kiril harfleriyle]) iddialı bir çalışma olmakla beraber birçok yanlış içermektedir. Eserin en ciddi neşri Turhan Genceî’nin Paris nüshalarıyla British Museum ve Vatikan nüshalarını esas alarak yaptığı neşirdir (Il Conzoniere di Şah Ismail Hatai,  Napoli 1959). Bu yayımda 259 manzume bulunmaktadır.

Hatâî Şah İsmâil Safevî: Külliyat: Divan, Nasihatnâme, Dihnâme, Koşmalar, Farsça Şiirler (nşr. Resul İsmâilzâde, Tahran 2004); Alevilerin Büyük Hükümdarı Şah İsmail Hatâî (nşr. Nejat Birdoğan, İstanbul 1991); Şah İsmail Hatâî ve Anadolu Hatayîleri (nşr. İbrahim Aslanoğlu, İstanbul 1992, bu çalışma Şah İsmâil’in şiirlerini diğer Hatâîler’den ayırma gayreti dikkat çekmektedir); Şah İsmail Hatâî Külliyatı (nşr. Babek Cavanşir - Ekber N. Necef, İstanbul 2006).[9]

Şairin Diğer Şiirleri

 
 

 

  • [1] Adile Yılmaz Anıl, ŞAH İSMÂİL,  TDV İA cilt: 38; sayfa: 256
  • [2] Şah İsmail'in Türk Siyaseti ve Kültürel Yeri - Bilinmeyen Türk ...www.bilinmeyenturktarihi.com/.
  • [3] Adile Yılmaz Anıl, ŞAH İSMÂİL,  TDV İA cilt: 38; sayfa: 256
  • [4] Adile Yılmaz Anıl, ŞAH İSMÂİL,  TDV İA cilt: 38; sayfa: 256
  • [5] Şah İsmail'in Türk Siyaseti ve Kültürel Yeri - Bilinmeyen Türk ...www.bilinmeyenturktarihi.com/.
  • [6] Şah İsmail'in Türk Siyaseti ve Kültürel Yeri - Bilinmeyen Türk ...www.bilinmeyenturktarihi.com/.
  • [7] Şah İsmail'in Türk Siyaseti ve Kültürel Yeri - Bilinmeyen Türk ...www.bilinmeyenturktarihi.com/.
  • [8] Adile Yılmaz Anıl, ŞAH İSMÂİL,  TDV İA cilt: 38; sayfa: 256
  • [9] Adile Yılmaz Anıl, ŞAH İSMÂİL,  TDV İA cilt: 38; sayfa: 256

 

 

 

 

 

 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış