Sarıca Kemal ( Bergamalı Kemal Zerdi) Divanı ve Belagatname



 

Sarıca Kemal, kaynaklarda Kemal-i Zerd olarak geçer. Sehî, tezkiresinde, onun iyi bir gazel şairi olduğu, devrinin ileri gelen kalburüstü şairlerinden birisi olduğu, atasözlerini iyi kullandığını belirterek onu övmüştür. Âşık Paşa ise eserinde onun  Mahmud Paşa’ya mersiyeleri olduğu kaydetmektedir. Âşık Çelebi’nin tezkiresinde verdiği bu bilgilere rağmen Sarıca Kemal’in kendisini taltif eden Mahmut Paşa’ya yazmış olduğu mersiyelerin bazıları elimize ulaşamamıştır.[1]Bazı kaynaklar Sarıca Kemal’in  Fazlullah Bin Abdullah’ın ” Belagat ” adlı eserini tercüme ettiğini tercüme ederken Farsça ve Arapça kısımlarını olduğu gibi tercüme ettiğini belirterek Sarıca Kemal’i eleştirmişlerdir. Âşık Çelebi’nin bu eleştirilerinden de anlaşılacağı gibi Sarıca Kemal’in Arapça ve Farsçayı tercüme edecek kadar iyi düzeyde Arapça ve Farsça bildiği ortaya çıkmaktadır. Buna dayalı olarak da iyi bir eğitim aldığı belli olmaktadır.[2]

Hayatına dair elimize ulaşan bilgilere göre Adni Mahmut Paşa’nın ölümünden sonra inzivaya çekilmiş, Edirne Hasköy’deki çiftliğinde ziraatla uğraşmaya başlamıştır.  Hasköy’de bir medrese yaptırmış, bu medrese de ders vermiştir. Bu medresede ders verirken de 1475 yılında hayatını kaybetmiştir. [3]

 

DİVANÇESİ VE DİĞER ESERLERİ 


Elimize geçen Divançesine ve bu eserindeki şiirler baktığımızda 15 yy da yaşamış olan şairimizin iyi düzeyde bir şair olduğu diliğ çok iyi kullandığı, sade bir dille yazdığı, şiirlerinde Türk atasözlerini kullanmayı sevdiği ortaya çıkmaktadır.[4] Atasözlerini ve Türkçe deyimleri kullanmayı seven şairin,  şiirlerinde Türk dilini kullanma çabası açıkça sezilir. [5]Türki Basit şairlerinden olmasa bile Nedim gibi anadilini ve inceliklerini kullanmayı seven bir şair olduğu rahatlıkla söylenebilir. Yazmış olduğu günümüz diline çevrilmiştir. Edineli Nazmi’nin Mecmu’a ün Nezairi adlı eserinde çok sayıda şiiri bulunmaktadır. Devrindeki tüm tezkireciler onun iyi bir şair olduğunda hem fikirdirler ve hepsi de beyitlerinden örnekler vererek ondan övgüyle söz etmişlerdir.

Kaynakların birçoğu 3 bin beyitten oluşan ve Osmanlı tarihinden bahseden “Destan-ı Ali Osman” veya “Selatinname “adlı eserin Sarıca Kemal olduğunu yazar. 1490′da ikinci Bayezid in isteğiyle yazılmamaya başlanan bu eserin Kemal Zerdi olamayacağı bir başka Kemal adlı şair tarafından yazılmış olabileceği,  bu Kemal ile Sarıca kemal’in aynı tarihlerde yaşamış iki yarı kişi olabileceği üzerinde durmuşlardır. [6]Necdet Öksüz ile bir çok diğer edebiyat tarihçisi bu görüştedir.

Fazlullah ın ” Tarihi Mucem fi Asar Müluk el Acem” adlı eserini belagatname adıyla  1488′ de Türkçeye çevirmiştir. “Sözname” adlı bir eseri de mevcuttur. Sarıca Kemal ile Selatinname adlı eserin yazarı olan, çağdaşı Kemal adlı tarih yazarı ile zaman zaman karıştırılmıştır. Örneğin Doç Dr, Necdet Öztürk, II. Bayezit Tarihçilerinden Sarıca Kemal, 700. Kuruluş Yılında Osmanlı Devleti Kongresi,  Selçuk Ünvers, Bildirisinde [7]bu görüşleri destekleyerek iki ayrı Kemal olduğu görüşüne katılmaktadır.

“Buna rağmen  R. Anhegger 15. yüzyılda yaşayan ve aynı adı taşıyan bu iki yazarın farklı kişiler olduğu yolunda ikna edici görüşler ortaya koymuştur. Anhegger her iki Kemal’in de aşağı yukarı aynı zamanda yaşadıklarını ve ikisinin de gazel yazdıklarını, fakat ortak yanlarının bu kadarla kaldığını belirttikten sonra, Selatinname yazarı K.’in elimize geçmeyen Suzname ve Firasetname adlı eserlerini zikrettiği halde, Selatinname’den bir buçuk yıl önce bitirmiş olması gereken Belagat name’sinden bahsetmemiş olmasının dikkat çekici olduğunu söyler.  Anhegger’e göre, eğer bu eseri tercüme eden şahıs K. olsaydı bunu eserinde mutlaka zikretmiş olması gerekirdi. Ayrıca, Belagatname veziriazam Mahmud Paşa (ö. 879/1474) adına tercüme edildiği halde Selatinname’de Mahmud Paşa’ya özel bir önem verilmemiş olması da dikkat çekicidir.         “ [8]diyerek çağdaş olmalarına rağmen bu Kemal ‘in birlerinden farklı iki ayrı kişiler olduğuna dair deliller sunmaktadır.
Kaynaklarda bir tarikata bağlılığından bahsedilmese de divançesindeki bazı beyitlerden onun  Mevlevîlik’le irtibatlı bir şair olabileceği ortaya çıkmaktadır.

“Sarıca Kemal’in divan tertip edip etmediği bilinmemektedir. Latîfî dışındaki tezkire yazarları bir divanı olduğundan söz etmez. Sehî, Sarıca Kemal’in şairliğinden bahsederken gazelde ve meselde eşsiz olduğunu söyler. Latîfî de onun şiirlerini mübalağalı bir şekilde över. Âlî Mustafa Efendi ise devrin şairlerince beğenildiğini belirtir.”[9]

Divançe’sini John R. Walsh yayınladı: “The Divançe-i Kemal-i Zerd (Sarıca Kemal)”, Journal of Turkish Studies, C. 3 (Cambridge, 1979), s. 403-442[10]

Sarıca Kemal’in divançesinin  elimize ulaşan İki nüshası vardr. Bunlardan birisi  John Rylands Library, Manchester, Turkish Manuscripts, nr. 62, vr. 406a-436b; ikincisi ise İstanbul Üniversitesi kitaplığı  TY, nr. 759, s. 60-90) da bulunur. [11]

Fakat bu divançelerinin şiirlerinin tamamnını kapsmadığı çok  açıktır. Kanûnî Sultan Süleyman döneminde derlenen Pervâne Bey mecmuasında Sarıca Kemal’in çok sayıda gazelinin bulunması eldeki divançelerin onun bütün gazellerini kapsamadığını göstermektedir. Âşık Çelebi, “Mahmud Paşa hakkında mersiyeleri vardır ve ekser-i nazmında Mahmud Paşa hakkında izhâr-ı âsâr-ı terbiyetleri vardır” dediğine göre Sarıca Kemal’in kasideleri ve divançede yer almayan başka şiirleri de mevcuttur.

Bilinen iki nüsha esas alınarak John R. Walsh tarafından neşredilen divançede (bk. bibl.) 146 gazel, bir murabba ve Bergama için yazdığı manzum bir mektup yer almaktadır. Robert Anhegger, J. R. Walsh neşrini Câmiu’n-nezâir, Mecmûatü’n-nezâir gibi nazîre mecmuaları ve bazı şiir mecmualarıyla karşılaştırmış ve nüsha farklarını göstermiştir. İsmail Ulutaş eser üzerine gramer bakımından bir yüksek lisans çalışması yapmıştır [12]

Belâgatnâme. Fazlullah el-Hüseynî el-Kazvînî’nin XIV. yüzyıl başlarında yazdığı el-Mucem fî  asari  mülûki’l-Acem adlı eserinin Türkçe çevirisi olup iki nüshası bilinmektedir (TSMK, Revan Köşkü, nr. 1465; Pertsch, s. 254). [13] Latîfî eserden uzunca bahsedip inşâ alanında çok başarılı sayıldığını ve ağdalı nesrinin herkesçe anlaşılamayacağını ifade eder. Belâgatnâme, Sarıca Kemal’in nesri kullanmada şiirden daha başarılı olduğunu göstermektedir.

 

 

Şiirleri

 
KAYNAKÇA

 
  • [1] Prof. Dr. Mine Mengi, Eski, Türk Edebiyatı Tarihi, Akçağ, Basımevi, Ankara, 1977, shf 124 )
  • [2]  https://www.edebiyadvesanatakademisi.com/edebiyad/725-sarica_kemal_15_yy__bergamali__kemal_zerdi.html
  • [3]  TDOE, Türk Dünyası Edebiyatçıları Ansiklopedisi, C. 5, Ankara, 2004, shf, 439
  • [4] https://www.edebiyadvesanatakademisi.com/edebiyad/725-sarica_kemal_15_yy__bergamali__kemal_zerdi.html
  • [5] Prof. Dr. Mine Mengi, Eski, Türk Edebiyatı Tarihi, Akçağ, Basımevi, Ankara, 1977, shf 124
  • [6] Necdet Öksüz,” Osmanlı Tarih Kaynağı Olarak Selatinname”,
  • [7]  Doç Dr, Necdet Öztürk, Sarıca Kemal, 700. Kuruluş Yılında Osmanlı Devleti Kongresi,  Selçuk Ünvers, Bildiri
  • [8] Anonim, Sarıca kemal, ottomanhistorians.com/database/html/kemal.html, son erişim 11. 09.2012
  • [9] İsmail E. Erünsal] [SARICA KEMAL –TDV İA. cilt: 36; sayfa: 151
  • [10] John R. Walsh y “The Divançe-i Kemal-i Zerd (Sarıca Kemal)”, Journal of Turkish Studies, C. 3 (Cambridge, 1979), s. 403-442
  • [11] İsmail E. Erünsal] [SARICA KEMAL –TDV İA. cilt: 36; sayfa: 151
  • [12] Sarıca Kemal Divançesi’nin Gramatikal İndeksi, 1992, Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü)
  • [13] İsmail E. Erünsal] [SARICA KEMAL –TDV İA. cilt: 36; sayfa: 151

 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış