Divan ve Halk Şiirinde Nuh Peygamber ve Tufan


 

Faydalanılan resim Alıntı: TİDA , Nûh’un gemisi  minyatürü (Zübdetü’t-tevârîh, TSMK, Hazine, nr. 1321, vr. 21b)

Nuh Peygamber

Osmanlıca yazılışı Nuh :  نوح

Nuh Peygamber, Hz Âdem ve Hz İdris’ten sonra gelen üçüncü peygamberdir. ( bkz İdris Peygamber -   Kâbil Hz Âdem’in Büyük Oğlu İlk Âşık İlk Katil)

Nuh Peygamber, çok uzun süre yaşayan 480 yaşında iken peygamber olan 120 yıl peygamberlik yapan, 600 yaşında iken yaptığı gemiye erkekli dişili bütün hayvanları ve kendine inananları toplayarak Tufandan kurtaran peygamber olarak anlatılır.   Nuh kelimesi eski dilde “çok yaşlı, çok uzun yaşayan” manalarında kullanılmıştır.  Hz Nuh insanlığı Tufandan kurtardığı için II. Âdem olarak da görülmüştür. Onun yaptığı bu devasa gemiye Sefîne-i Nûh (Nuh'un gemisi) Keşt-i Nuh da denmiştir.  ( Nuh ve Tufanı hakkında geniş bilgi için tıklayınız: Nuh Peygamber Sümer Babil Hurri Metinlerinde Nuh Tufanı )

 

NUH VE NUH TUFANI

Nuh Tufanı, Tevrat, İncil ve Kuran’da Sümer, Babil ve Akad metinlerindekine benzer şekilde aktarılır. ( Nuh ve Tufanı hakkında geniş bilgi için tıklayınız: Nuh Peygamber Sümer Babil Hurri Metinlerinde Nuh Tufanı

Hz. İdris’ten sonra Âdemoğulları doğru yoldan sapınca Hz Nuh, peygamber olarak gönderilir. Lakin karıları, oğulları "Sam, Ham, Yafes"  dışında kimse Nuh’a inanmaz. [1]

 Alaylardan ve aşağılanmalardan üzüntüye kapılan Hz Nuh, beddua eder.  Bunun üzerine Allah,  ona bir gemi yapmasını vahiy eder.

Hz. Nuh, 120 sene boyunca üç katlı bir gemi yapar. Gemi bitince kendisine iman edenler ile her çeşit hayvandan erkekli dişili birer çift gemiye yükler. Nuh gemiyi bitirdiğinde 600 yaşına basmıştır.  Tufan çıkar ve dağlar dahi sular altında kalır. Nuh ile gemisi dağları aşan dalgaların üzerinde altı ay boyunca yüzer. Yağmurlar bitince gemi bir dağa oturur ve kurtulur. Sonraki insanlar da Hz Nuh’un üç oğlundan, hayvanlar ise Hz. Nûh'un gemisi ile kurtulan hayvanlardan yeniden türemiştir.  [2]

Lakin Nuh’un yaptığı bu gemiye Şeytan’da eşek kılığında girmiş ve o da Tufan’dan kurtulmuştur. [3]

Nuh’un gemisi ile karaya çıktığı yer kimi esatirlerde Cudi dağı, kimi esatirlerde ise Ağrı dağı olarak gösterilmiştir. Günümüzde dahi Nuh’un gemisini Ağrı dağında arayan  araştırmalara şahit olunmaktadır.

Divan şiirinde Hz Nuh, uzun ömürlü oluşu, Sefîne-i Nûh adı verilen gemisi, Tufan ve insanlığın ikinci babası olarak anılır.  Nuh’un yedi veya on asır yaşamış olması da divan şairlerinin başlıca mazmunları arasındadır.  Bu nedenle eski edebiyata ait metinlerde Hz Nuh, “nûh-î koca, nuh peymane şeklinde de anılır.  Divan şairleri nûh-î koca tabirini köhnemiş şarap- yıllanmış şarap, eski şarap manalarında da kullanmışlardır.  

Hûn-ı `uşşâk ile pür olsa bu nüh peymâne hep
Nûş ider zannum budur ol gamze-i mestâne hep  NÂMÎ - AHMET NÂMÎ (17. Yy)

Divan şairleri Tufan’ı nuh – felek vea nuh kıbâb (dokuz kubbe) olarak da tarif ederler. Bu şekilde tarif ettiklerinde ise gözyaşlarının feleklere kadar yükselterek aşırı mübalağalar yaparlar.

Nâlişümden géceler yummaz gözini nüh-felek
Âh ki ol meh ‘âlemi éncitdi yérden göge dek    Ahi Benli Hasan

Tevrat’a göre Nuh, tıpkı Cemşid-i Hurşit gibi üzümü yetiştiren ve şarabı icat eden kişi olarak da anılır. ( bkz Nuh Peygamber Sümer Babil Hurri Metinlerinde Nuh Tufanı ayrıca  Cem - Cemşid-i Hurşit ) Bu nedenle divan şiirinde Nuhî şarab [4] tabirlerine de rastlanılmaktadır.

Tufân divan şiirinde benzetme amaçlı olarak da kullanılır. Bu açıdan bakınca Tufan aşığın sevgilisi için döktüğü gözyaşları olmaktadır.

Şu’le-i âhum ile nüh felegi döndüreyüm
Dem-i serdüm ile deryâları da dondurayum.  Enderunlu Hasan Yaver,

Emvâc-ı kulzüm-i ‘aşk bu nüh kıbâba sıgmaz
Ehl-i dile ne mahfî deryâ habâba sığmaz    Şair Fevri( Ahmet 16 yy )

Terk it bekâ hevâsını bu nüh-kıbâbdan
Kıl i’tibâr câm-ı mey üzre habâbdan      Aşık Çelebi Hayatı ve Eserleri 

Cudundan alıp bidâa-i ruh
Cudi'ye yanaştı keşti-i Nuh Nâbî

Yaşarsa merdüm-i çeşmüm misâl-i Nûh ider
Cihânı garka-i tûfân-i girye ser-tâ-ser         ARPAEMÎNİ-ZÂDE MUSTAFA SÂMÎ

Bin yılda eğer Nuh yaşadı ise bin yaş
Ol yaş bana bir lahza-i memnun değil mi  Kadı Burhaneddin

Halk ve Ozan Şiirinde Nuh ve Gemisi

Nuh, Tufan ve Nuh’un gemisi mevzuları aşağı yukarı divan şairleri ile benzer hatta aynı düşünceler ile yer almıştır. Bu konular anonim ve âşık şiirlerimizde de sık sık işlenmiştir.

Bahr-i aşka Hazret-i Nuh'un gemisi dalmadı
Hak bela tufanına ehl-i necatı salmadı
Aşkımız sazı bozulmuş bir makamı çalmadı
Yar başımdan aklım aldı gönlümü hiç almadı
Yaktı gönlümü bir güzel Tamuya hacet kalmadı   Everekli Seyrani

Binmişem Nuh gemisine akh yuvav dağılsın
Korkharam gemim sına neynim   Kerkük Türküleri

KAYNAKÇA 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış