Ödüllü Şiir Yarışmasına Katıl (YENİ)

Edâ Nedir Edebiyatta Edâ Üslup Tarz Tavır

Ekleyen : Şahamettin Kuzucular , 15 Mart 2020 Pazar aaa Beğen
 
 
Edâ Nedir Edebiyatta Edâ ve Tarz
 
 
Osmanlıca yazılışı: edâ  :  ادا
 
Sözlük Anlamlarıyla Edâ
 
Edâ sözcüğünün eski dilde ve Arapça da pek çok karşılığı vardır. Sözlüklerdeki anlamları: Ödeme. (Arapça) Yapma, yerine getirme. (Arapça)Tarz, tavır. (Arapça) Çalım. (Arapça), Yerine getirme, yapma. Namaz, oruç, hac, zekât gibi bir ibâdeti vaktinde yapmak ve benzeri
 
Yukarıdaki anlamlarının pek çoğu ifa etmek kelemesi ile eş anlamlı olmaktadır. Fakat Edâ sözcüğü, üslup, tarz tavır, çalım anlamlarına da gelmekte edebiyatta da bu anlamları ile ilgili olarak kullanılmaktadır.
 
Üslup Anlamıyla Edâ
 
Edebiyatta edâ;  yazı ve konuşmalarda kişilere göre değişen özgün ifade tavır veya üslup olarak anlaşılır.  Yazarlar ve şairler belli bir mertebeyi aştıktan sonra kelime seçişleri, cümle kuruluşları, ifade biçimleri, yetişme, eğitim, görgü, mizaç, deneyim ve birikimleri ile kendilerine has bir söylem şekli oluştururlar. Zekanın, dili kullanma becerisinin, hayal gücünün, hobilerinin ve yaşama biçimlerinin de etkili olduğu bu yığılımlar ile bu yığılımlardan oluşan sentez yazarların ve şairlerin söyleyiş, benzetme, mecaz  cümle kurgularını vb meydana getirmektedir.
 
Örneğin Yunus Emre’nin şiirlerini okuyan birisi onun şiir söyleme edasını kavradıktan sonra bir şiirin Yunus Emre’ye ait olup olmadığını bilebilecektir.  Bunu tanımak edayı tanımaktır. Nitekim Azerbaycanlı Şair Sabir’in edasına vakıf olanlar onun şiirini Sabir’e has olan edası ile diğerlerinden yarıt etmeyi becerir. Nitekim Karcaoğlan’ın Dadaloğlu’nun, Yahya Kemal’in vb kendilerine özgü söyleyiş ve şiir oluşturma edaları barizdir.
 
Edâlı söyleyiş tabiri de buradan gelmektedir. Şair ve yazarların edâsı her zaman hoşa giden bir edâ olmayabilir. Edânın güzelliğini eski edebiyatçılar Hüsn-ü edâ olarak ifade etmişlerdir. Edânın ifade ettiği manaya ise müedda denilmektedir.
 
Edâ sözcüğü şiirlerde ve edebiyatta üslup, tarz, stil,  tavır, çalım anlamları ile daha çok kullanılmıştır. Bu durumda naz ,cilve ve çalımlı hareket sözcükleri  ile alakalı olarak da kullanıldığı dikkati çekmektedir.
 
Şiirlerde Edâ
 
Şîve vü hüsn ü edâdur kadd-i dil-berden garaz
 Hep hırâm-ı nâzdur bâlâ-yı ‘ar’ardan garaz    Enderunlu Hasan Yaver,
 
 
Naz ü eda ile gezme
Boynuna kurban olduğum
Gezdikçe bağrımı ezme
Soyuna kurban olduğum  Aşık Huzuri 
 
Ah kızım edalı kızım
Çekilmiyor nazın
Seni bir çoban istiyor
Vereyim ona              Anonim
 
Arıkı akar edalı
Ev dönderir yan'odalı
Meclisin tadı kalmadı
Emmim oğlu gideli    Anonim
 
Çay aşşağı edalar
Saki doldur badeler
Şirin canıma gelsin
Sana gelen gadalar Anonim
 
Görmedim güzelde böyle bir eda
Mutlak güzellerin başıdır başı
Ne bülbül ne turna ondurmaz beni
Bu vergi Allahın işidir işi                    Osmaniye Türküsü


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...