Encümen-i Şuara ( Şairler Encümeni ) ve Şairleri


 

 

 

Encümen-i Şuara : ( Şairler Encümeni )

 

Encümen-i Şuara  tamlaması kelime anlamlarıyla Şairler Encümeni manasına gelir.  Edebiyatta ise Tanzimat Dönemi öncesinde klasik dil, zevk ve sanat anlayışını devam ettirmek amacıyla kurulmuş olan şairler topluluğunu ifade eder.

Tanzimat Fermanı sonrasında   Sadullah Paşa,  İbrahim Şinasi ,  Ağah Efendi,  Namık Kemal  ,  Ziya Paşa,  Ahmet Vefik Paşa,  Şemsettin Sami ,  Ahmet Mithat Efendi  gibi şair ve yazarlar batılı ve yeni edebiyatı savunuyorlar batı edebiyatına ait türleri, konuları ve batılı ediplerin sanat anlayışlarını takip ediyorlar edebiyatın yenileşmesini savunuyorlardı.  Bir  kısım şairler ve yazarlar ise eski edebiyatın  dil , zevk ve konu anlayışını devam ettirmek taraftarıydı.

Klasik edebiyata taraftar olan şairler, klasik şiirin devirlerindeki en mühim temsilcisi olan Leskofçalı Galip(  1828- 1867 ) in etrafında toplanmıştı.  Mayıs 1862 den itibaren Encümen-i Şuara'nın reisi  Leskofçalı Galip Bey (1829-1867),ev sahipliği:   Hersekli Ârif Hikmet Bey (1839-1903),Nakşbendi Şeyhi Seyyid (Bazu'l-enver) Osman Şems (Nuri) Efendi (1229-1311) Emtia Gümrüğü Tahrirat Kalemi Başkatip Muavini Mehmed Kemal (Namık) Bey (1256-1306) Mabeyn-i Hümayün Beşinci Katibi Abdülhamid Ziya Bey (1245-1297) Alayemini Koniçeli Musa Kazım Bey (1237- 1307), Takvİrn-i Vekayi, Ve Matbaa-i Amire Nazırı Ruznamecizade Mehmed Lebib Efendi (1199-1284) Manastırh Hoca Salih Naili (-i Cedid) Efendi (1239-1295) Hariciyye Nezareti Mektebi Kalemi'nden Recaizade Mehmed Celal Bey (1254-1300) Deli Hikmet Bey, Halet bey ( 1837-1873) emüyyii'l-asl Osman Nevres Efendi (1239-1293) Mabeyn Kitabetinden Mazlum Paşazade Mehmed Memduh (Faik) Bey (1255-1343) Mezahib Odası Hülefasından (Miratçı) Mustafa Refık Bey (1259- 1282) Boğaz Nazırı İsmail Paşazade Üsküdarlı (Yek-çeşm) İbrahim Hakkı Bey (1238-1313) İstanbul Emtia Gümrüğü Manifatura Memuru Manastırlı Salih Faik Bey (1241-1317dir. [1]   Arif Hikmet Bey'in Lâleli Çukurçeşme’deki evinde  her hafta toplanmaya başlar. 

Bir birlerini eskiden beri tanıyan ve dost olan bu şairler her hafta sonu  Hersekli Ârif Hikmet ’in evinde toplanmaya başlamışlar, bu toplantıları Ocak 1862 yılına kadar devam etmişti.

Bu Şairlerin,  hepsi  soyları  veya memuriyetleri nedeni ile   Rumeli ile bağlantıları vardır. Şairlerin hemen hepsi devlet memuruydu ve birçoğu çalıştıkları kurumlarda tanışmışlardır. Hemen hepsi bir tarikat mensubuydular ve  bir bölümü, müdavimi oldukları tekke veya dergâhlarda tanışmışlardı. Encümen –i Şuara ortaya bir beyanname sunarak, görüşlerini paylaşan,  belli bir nizamnamesi olmayan bir topluluk özelliği göstermemiş, daha ziyade  ortak dil, zevk ve konu anlayışına sahip şairlerin  kurdukları bir dost veya ahbap  toplantısı haline gelmiş,  toplantılarında şiir, ve sanat konularında  edebi sohbetler yapan bir meclis halinde kalmış, Tanzimat edebiyatının getirdiği yeniliklerden ve olumsuzluklardan yakınan bu tip faaliyetleri edebiyatımız için zararlı gören ve bunlardan şikayet eden ahbaplar meclisi halinde devam etmişti. [2]

Encümen şairleri şiirler okuyup, şiirler, yazıp, önemli divan şairlerinin şiirleri hakkında edebi mülahazalar yapıyor Osmanlı devrinin sosyal, siyasi, ekonomik, kültürel ve idari meseleleri üzeride de tartışmalara giriyorlardı.

Encümen –i Şuara şairleri Tanzimatçıların ortaya koyduğu yeni edebiyat yönelimlerine hicivler yazmışlar,  buna rağmen eski şiire zarar vermeden yenilenmeye açık şiirler de denemişlerdir.  Encümen-i Şuaranın toplantılarına zamanla Ziya Paşa ve Namık Kemal de iştirak etmiş ama Encümen –i Şuara’nın eski edebiyata taraftarı görüşlerine itibar etmemişlerdi

Yapılan bu toplantılar belli bir sanat anlayışı ortaya koymasa da encümen üyelerin yaptıkları tartışmalar   Türk –i Bait, Sebk-i Hindi ve Batılılaşma yönünde birçok tartışmanın ve eleştirinin ortaya çıkmasına zemin hazırlamış,   topluluk üyelerini yeni tema, konu ve yeni şiir arayışlarına açıklıklar getirmişti.

A.H. Tanpınar'a göre Encümeni Şuara topluluğu Divan şiirinin son Rönesans'ı olmuştu ve etkileri ile Tanzimat şiirinin oluşumuna zemin  hazırlamıştı. [3]

 

 

KAYNAKÇA

 

[1] Dr. Lokman TURAN, 19. YÜZYıL DİVAN ŞİİRİNDE YENİLEŞME TEMAYÜLLERİ,A.Ü. Türkiyat AraştırmalarıEnstitüsü Dergisi Sayı 12 Erzurum 1999)

[2] M. Kayahan,Özgül, , Türk Edebiyatı Tarihi, c.3, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., Ankara. (2006)

[3] Şahamettin Kuzucular, Encümen-i Şuara ve Tanzimat Şiirinin Oluşumu, https://edebiyatvesanatakademisi.com/tanzimat-donem-edeb/encumen-i-suara-ve-tanzimat-siirinin-olusumu/440

 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış