Feridun Kimdir ( Şehname'de Acem Hükümdarı) Divan Şiirinde Feridun


 

Ferîdun’u oğulları Selm -Tur - İreç ve gelinleriyle birlikte gösteren  minyatür (Oriental Miniatures, Taşkent 1990, rs. 44)

 

Feridun

Osmanlıca yazılışı: Feridun : فريدون

Feridun Kimdir.

Avesta'da , Fırdusis, Fetun adı ile  geçen, Firdevs’inin  Şehnamesindeki önemli destan kahramanlarından biridir. Feridun,  Demirci Gave’nin  Dehhak’ı öldürmesinde sonra tahta çıkmış olan Pişdâdiyân sülalesinden altıncı hükümdar olan İran hükümdarıdır.  İran efsanelerinde önemli bir karakter olan Feridun, Cem - Cemşid-i Hurşit ‘in sülalesinden gelen demirci Gâve'nin yardımiyle Dahhâk-i Mâri'yi öldüren bir karakterdir. Lâkabı Ferruh olan Feridun aynı zamanda  sekizinci felek veya gök olarak da bilinir.

İran destanlarındaki anlatılara göre Feridun,  Cemşîd’in soyundan gelen Atbîn’in (Abtîn) oğludur. Zalim Dahhak saltanatı için tehdit olarak gördüğü Atbîn’i öldürtmüş ve beynini de omuzlarında yaşayan yılanlara yedirmiştir.(  bkz  Dahhak  Gave , )

Şehname ve Avesta’daki anlatılara göre Fedidun’un annesinin adı da Ferânek’tir.  Feridun, dünyaya geldiğinde Permâye adındaki bir inek de dünyaya gelmiş;   omzundaki yılanları çocuk beyinleri ile susturup besleyen zalim Dahhâk, Feridun’u da yakalatıp öldürmek istemiştir.  

Ferîdun’un annesi Permâye adındaki ineğin bakıcısına giderek Ferîdun’u ineğin sütüyle beslemesi için onun yanına bırakır. Üç yıl sonra Dahhâk bunu haber alınca bu defa Feridun’un annesi çocuğunu geri alarak Elburz dağına götürüp dindar bir kişiye teslim eder[1]

Elburz dağında dindar bir adamın himayesinde büyüyen Feridun on altı yaşına girince annesi ona babasının nasıl öldürüldüğünü anlatır. Bunun üzerine Feridun babasının intikamını almak için hazırlanmaya başlar. Böylece  Kave’de ( Gave- Kawa) , Dahhâk’e karşı ayaklanmış  Zalim Dahhak’ı öldürdükten sonra Ferîdun’un yanına gelip onu padişah olarak ilân etmiştir. Bu nedenle Feridun bir ölçüde Dahhak’ın öldürülmesini planlayan bir kişi olrak da karşımıza çıkmaktadır.

Şehname ’ye göre Demirci Gave’nin Dahhak’ı demirci örsü ile öldürmesini de Feridun planlamış, Gave, Dahhak’ı öldürünce Cem’in soyundan geldiği için Dahhak’ın yerine tahta çıkmıştır.  [2] Şehname'nin Dahhak ve Gave bölümlerinde anlatılanlar ile Feridun'un yukarıda bahsi geçen Dahhak'ı tahttan uzaklaştırması ve Dahhak'ın yerine geçmesi anlatıları bir birlerinden farklı ve çelişkilidir. ( Farkları görmek için bkz  DEMİRCİ KAVA GAVE DESTANI 

Bir başka rivayette ise zalim Dehhak’ı Gave ile birlikte öldürmüştür.  Bu rivayete göre Feridun Dahhâk’in üzerine yürümüş,  askerlerini Dicle nehrinden gemilerle geçirmek istemiş, ancak kendisine gemi verilmemiştir.  Askerleri ile birlikte atlarını nehre sürerek Dicle’yi aşan Ferdiun, Dahhâk’in yaşadığı Gengdej Buht Kalesi’ne gelerek Cemşîd’in kız kardeşleri olan Şehnaz ve Ernevaz adlı hanımlarını kurtarıp onlarla evlenmiştir.  Bu sırada Hindistan’da bulunan Dahhâk durumu öğrenmiş, köşküne gizlice gelerek Ferîdun’u Şehnaz’la birlikte öldürmek istemiş;  Ferîdun Dahhak’ın kafasına vurarak onu yere yıkmış ve Dahhak’ı götürüp Demâvend dağında bir mağarada zincire vurmuştur. [3]

İran’da Ferîdun’un Dahhâk’i yendiği gün olarak kabul edilen Mihrigân (Arapça şekliyle Mihricân) bayramı Nevruz gibi kabul edilir.

Bilindiği gibi Nevruz’un bayram günü olarak ilan edilmesi Cem’in tahta çıktığı gün olarak da anlatılmaktadır. ( bkz Cem - Cemşid-i Hurşit ( Divan Şiirinde Cem ve Tüm Özellikleri )

Şehnamedeki anlatılara göre: Demirci Gave’nin zalim Dehhak’ı öldürmesinde sonra Dehhak’ın yerine tahta geçen Feridun, Dehhak’ın kanının bulaştığı direfşi gayvani’yi kutsal bir bayrak kabul etmiş, bu örtüyü mücevherle donatmış, , tahta çıktıktan sonra tam beş yüz sene tahta kalmış, ülkesini iyilik ve adaletle yönetmiştir.  Şehnameye göre Ferîdûn, Pîşdâdî hanedanının altıncı hükümdarıdır ve beş yüz yıl saltanat sürmüştür.  Feridun’un Selm, Tûr ve İrec adlarında üç oğlu da dünyaya gelmiştir.

Feridun ihtiyarlayınca ülkeyi üç oğlu arasında pay etmiş, Turan'ı Tur'a, Arap ülkesini Selm'e, İran'ı da îrec'e vermiştir. Tur ile Selm îrec'i kıskanıp onu öldürünce Feridun da îrec'in torunu Minüçehr'i kendisine Veliaht tayin etmiştir.[4]

Feridun edebiyatımızda Dehhak’ın kanının bulaştığı  Direfş-i Gayvani ( Sahtiyan önlüğü )  devletine bayrak yapan bir hükümdar,   DEMİRCİ  GAVE sayesinde tahta çıkarak,  Dahhak’ın yerine geçtikten sonra  ülkeye adaleti getiren biri olarak anılır. Feridun edebiyat dünyasında Dahhak  Gave , sahtiyan  Direfş-i Gayvani, adalet,   iyilik ve uzun ömür, İksir-i Hayat sembolleri ile birlikte kullanılır. Neriman ve oğlu cihan pehlivanı Sam onun devrinde yaşamış, Sam'a cihan pehlivanlığı payesini de Feridun vermiştir. 

 Ferdiun, Astronomi ve tıp ilmiyle uğraşan filleri savaşlarda binek olarak kullanmayı akıl eden bir hükümdar olarak da kabul edilir.  [5] (Yıldırım, 2008: 307- 308)  “ Feridun kelimesi bir Hint'li mabût veya melek olarak bilinen Teriton'dan bozmadır. “ -  Hint mitolojinse göre -   “Bu melek yeryüzüne musallat olan Azi Dahâkâ (Dahhâk) adlı ejderhayı öldürmüştür. “[6]

Direfş-i Gâveyâni şol deri bayrak ki itmişdür
Demirci Gâve Dahhâki anunla eyledi ber-bâd         Tuhfe-i Vehbî

Bu nedenle Feridun, Gâve’yle birlikte Dahhâkı tahttan indiren; adâleti, cesareti ve azametiyle ünlü bir İran hükümdarı olarak anılır. Ayrıca büyü yapmadaki ustalığı ve Gave’nin Dahhâk’ı gürzü ile öldürmesi olayını planlamasındaki zekâsı nedeniyle de söz konusu edilir.

Bir huzûrum var-durur kûyunda olmakdan şehâ
Arz olınsa almazam bana Feridûnun yiri                          Baki

Sevgilinin yakınında olmak bana öyle huzur veriyor ki, Feridun’un yerini bana verseler sevgilinin yakınında olmayı tercih ederim.

Kem habâbım bâdenin vermez Feridun tâcıma
Gûşe-i kûy-ı harâbât içre bir efgâr mest               Hayâlî

Ben harabat köşesinde öyle bir efkârdayım ki, Feridun’un tacına dahi ihtiyacım yoktur. 
Pek çok şiirde adı geçmese bile Direfşan, Gave, taht ve baht konuları geçen şiirlerde Feridun’dan bahsedilir.

Nedîmâ bî-vücûduz himmet-i mahdûma muhtâcız
Görünmez zerre-i nâcizler mihr-i dırahşansız              Nedim

O Dara-yi mükerrem kim celal-i satvet-engizi
Olur galib Feridun u müllik-ı Sasaniyan üzre.         Enderûnlu Fâzıl [7]

Saye-i lutf-ı Huda hazret-i Sultan Ahmed
Ki Feridun il Skender olamaz derbanı      Nefî

Habbeza ey tac-bahşa-yı Ferıdun u Kubad
Habbeza ey mutteka-pira-yı mulk-i Kayser'i          Nedîm

Divan şiirinde Feridun İksir-i Hayat ( Hayat iksiri- Mumya Suyu ) ile birlikte de anılır. İksir-i Hayat’ın onun zamanında ortaya çıktığına inanılır. Bununla ilgili anlatılan efsane şu şekildedir. Feridun bir av esnasında bir ahuyu yaralar. Ahu kaçarak bir mağaraya girer. Süvariler ise ahuyu takip edip gözlerken Ahu saklandığı mağaradaki bir sudan biraz içmiş, bu sudan birazcık da yarasına sürmüş, bunun üzerine Ahunun yarası iyileşmiştir.  Süvariler ahuyu tutup Feridun’a götürürler ve olanları anlatırlar.  Olayı dinleyen Feridun’un hekimleri bir horozun ayağını kırıp, bu suya batırırlar. Horozun ayağı derhal iyileşir. ( bkz  İksir-i Hayat ( Hayat iksiri- Mumya Suyu ) .İksir-i hayatın Feridun zamanında  ortaya çıkışına dair bu efsaneye  birçok telmihler yapılmıştır. 

Remide etti benden yârı seng-i ta’nı bed gûyân
Şikste- dil terrâkî buldu elden mumya gitti

( Kötü sözlülerin attığı kınama taşı beni ahu gibi yardan etti. Bu yüzden gönlüm kırıldı ve elden    -hayat suyum olan- mumya gitti.

 

FERİDUN GAVE, GEYVANİ, DEHHAK İLE İLGİLİ DİĞER YAZILAR 

İran Esatirleri İle İgili Konular ve Linlerimiz 

Kaynakça

  • [1] Tahsin Yazıcı, FERÎDUN, DİA, cilt: 12; sayfa: 396
  • [2]  Not: Destanın başka varyantlarında Feridun, Hindistan’dan dönen Dahhak’ı yakalayarak Demavend dağına hapseder
  • [3] Tahsin Yazıcı, FERÎDUN, DİA, cilt: 12; sayfa: 396
  • [4] skender Pala, Ansiklopedik Divan Şiiri Sözlüğü,  shf. 163
  • [5] YILDIRIM, Nimet (2008). Fars Mitolojisi Sözlüğü, İstanbul: Kabalcı Yayınevi.
  • [6] İskender Pala, Ansiklopedik Divan Şiiri Sözlüğü,  shf. 163

[7] https://www.edebiyatvesanatakademisi.com/Siirler/Detay/kiside-i-ramazaniyye-be-rikib-i-sultan-selim-han-9801.aspx

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış