Gülbang Nedir Ve Gülbank Çekmek

Ekleyen : Şahamettin Kuzucular , 02 Haziran 2016 Perşembe aaa Beğen 1
Gülbang:
 
 
Gülbang kelimesinin sözlüklerdeki anlamı çok çeşitlidir.  : 1. Gül sesi, bülbül şakıması. 2. Topluca okunan mürettep dua: Yeniçeri gülbangi. 3. Harbde hücum sırasında  askerlerin “Allah Allah” haykırmaları. “coşkulu bir şekilde yüksek sesle bağırma, savaş esnasında askerlerin attığı nâra, bülbül sesi, müjde, bir makam adı” [1] Hep bir ağızdan özel  bir makamla yapılan dua,  bir cemaat tarafından birlikte ve hep bir ağızdan söylenen dua, okula başlayan çocukların okul önünde bir ağızdan ettikleri dua… [2]gibi pek çok tarifi vardır.
 
Farsça’da “gül sesi” mânasına gelen kelime Farsça’daki Dihhudâ, gülbâm ile gülbangin sözcükleri ile de aş anlamlıdır. “ Gülbank-i Aşure, Gülbank-ı Seyahat, Gülbank-ı Tevhid, Gülbank-ı Bülbülan, Gülbank-ı Muhammedi, Gülbank-ı Müslümani sözü edilen amaçlara uygun çekilen gülbank türleridir.
 
Gülbang kelimesi daha çok gülbank çekmek şeklinde kullanılan bir kelimedir. Gülbank çekmek ise mehter , davul veya boru eşliğinde  atılan  tempolu nara, alkış, dua veya nida çekmek işidir.  Gülbank çekme işinin törenlerde, kalelerde nöbette olan askerler tarafından , savaş esnasında askerlerin hucuma geçerken,  veya  mehteran bölüğü  şarkı okurken yapılan topluca seslenme olarak da tarif edilebilir.  
 
Gülbank, çeştili tarikatların yaptıkları ayinlerde hep bir ağızdan özel  bir makamla yapılan  kalıplaşmış dualara da denir. Örneğin Alevilerin, Mevlevilerin Halveti , Ahi ve Bektaşilerin bu türden gülbankları vardır. “Tarikatlara çekilen gülbankların  çok uzun metinleri bulunduğu gibi birkaç cümleden ibaret olanları da vardır. Gülbankler daima “Allah Allah illallah, Allah Allah eyvallah, bism-i şâh Allah Allah” gibi kalıplaşmış bir ifade içinde tekrar edilen “Allah” lafzı ile başlar[3]
 
Kamus- u Osmani   gülbankı şu şekilde tarif eder” Bazı merasimler esnasında  orada bulunan şahıslar tarafından dua veya alkış tarzında  bir ağızdan çıkarılan dua, alkış veya tekbir şeklinde çıkarılan  yüksek ses”  Gülbank veya gülbank çekme edebiyatımızda bir çok kişinin yüksek sesle çıkardığı dua, alkış veya tekbir manalarında kullanılmıştır.
 
Vur pençe-i âlî'deki şemşîr aşkına,
Gülbang-ı âsmânı tutan pîr aşkına...       Yahya Kemal
 
Gülbâng-i kudûmun çekilir Arş-ı Hudâ’da…
Esmâ-i Şerîfin anılır arz u semâda…              Şeyh Galip 
 
Allâh Allâh deyü gülbang ile ceng eyleyelüm
Gel donanmaya gidüb azm-i Fireng eyleyelüm  [4]        Âgehî
 
Hükm-i âsâfla arşı aldı erbâb-ı salâh
İşitüp gülbang-ı İslâmı adû etti enin     Sururi
 
 
Meveleviler de bir gülbank örneği:   “Vakt-i şerîf hayrola, hayırlar fethola, şerler defola, Allahu azîmüşşân ism-i zâtının nûru ile kalbimizi pürnûr eyleye. Demler safâlar ziyâde ola. Dem-i Hazret-i Mevlânâ, sırr-ı Şems-i Tebrîzî, kerem-i İmâm-ı Alî hû diyelim hû!” Mevlevîlik’te önemli yeri bulunan şeb-i arûs töreninin sonunda şeyh efendi önce, “Bîşterâ bîşterâ cân-ı men / Peyk-i der-i hazret-i sultân-ı men” beytini, ardından da şu gülbangi okur: “Vakt-i şerîf hayrola, hayırlar fethola, serler defola. Leyle-i arûs-ı rabbânî, vuslat-ı halvet-serâ-yi sübhânî hakk-ı akdes-i hüdâvendigârîde ân-be-ân vesîle-i i‘tilâ-yı makām ve füyûzât-ı rûhâniyyet-i aliyyeleri cümle peyrevânı hakkında şâmil ü âm ola. Dem-i Hazret-i Mevlânâ, sırr-ı Şems-i Tebrîzî, kerem-i İmâm-ı Alî, hû diyelim hû! “
 
Alevîlerde Sofra Gülbangı
 
Bismişah!
Sebberi Sübber Mürşid-i Rehber sundular kevser, el hamdüllülah,
sofra Ali´nin nimmet Velinin el hamdüllülah el hamdüllülah,
el şükürüllülah, nimmet i celil, berekatü halil, habibi huda resülü kibriya serveri enbiya Muhammed Mustafa şah-ı velayet Ali´yel Murteza aşkına. Allah ulu sofra dolu her kim yedirdi lokma
(kurban) Hüseyin´in defterine kayd ola. Nuri nebi keremi Ali gülbengi pirimiz Hünkarımız Hacı Bektaşi Veli gerçek erenler demine Hüü diyelim.. Hüü!”
 
[1] Mustafa Uzun, GÜLBANK, DİA, cilt: 14; sayfa: 233
[2] (Kāmûs-ı Türkî, s. 1175); 
[3] Mustafa Uzun, GÜLBANK, DİA, cilt: 14; sayfa: 233
[4] Halil Erdoğan Cengiz, Divan Şiirinde Musammatlar, Türk Dili Dergisi- Türk Şiiri Özel Sayısı II (Divan Şiiri), S. 415-416-417/Temmuz-Ağustos-Eylül,1986, s.310-312


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...