Güneş Kürsisi Burcu ve Diğer Felekler


 

Güneş Kürsisi  Burcu ve Diğer Felekler  

Eski devrin  düşüncesine göre âlem ve gökler dokuz kat felekten  oluşuyordu.  Her gezegen ise  dokuz kattan oluşan gök tabakalarından birinde bulunurdu. Bu sisteme göre Dünya  kâinatın merkeziydi ve  felekler iç içe geçmiş soğan zarları gibi dünyayı çevreliyordu. Dünya göğünden başlayarak yedi gezegen ( Saba-ı seyyare)  yedi feleğin gezegeniydi. (Pala, 1995; 164) Birinci felekte ay, ikincide Utârid (Merkür), üçüncüde Zühre (Venüs), dördüncüde güneş, beşincide Mirrih ( BKZ Mirrih Merih Mars Nedir ve Ares – Behram Alakası), altıncıda Müşterî ( BKZ Müşteri ( Bircis- Erendiz - Hürmüz) Zeus ve Jüpiter Alakası ), yedincide Zühal (Keyvân  Zuhal  Satürn ); sekizinci felek sabit yıldızlar ve burçlar vardı. Bu feleklere ise burç deniyordu. Bu burçlar  ile gezegenlerin en üstünde  ise  Atlas feleği  vardı. Bu feleklerdeki  sabit yıldızlara  “kürsî” deniyordu. Atlas en üstte olduğundan  felek-i a’zam, felekü’l-eflâk gibi adlarla  anılırdı.[1] ( bkz  KÜRSİ: ( Arş- Atlas ) Ayet-el kursi )

Dünyayı çevreleyen iç içe dokuz kubbeden ve  yedi kat olan felekler sabit olarak duran  Dünyanın etrafında dönüyorlardı.  Feleklerin   bu dönüşlerine de  gerdûn-ı gerdân, sipihr-i gerdiş-i devvâr, bî-karâr gibi adlar veriliyordu.  Yeryüzünün bulunduğu katman Felek’i evvel iken , Ay’ın bulunduğu katman,  birinci felek, , ikinci katta Merkür, üçüncü katta Venüs, dördüncü katta Güneş, beşinci katta Mars, altıncı katta Jüpiter ve yedinci katta da Satürn  feleği vardı.  Feleklerin konumları  ve hızları yeryüzündeki oluş ve bozuluşun sebeplerini teşkil ediyorlardı. Felekler, Ay altı âlemindeki – Yeryüzündeki- dört unsurdan meydana gelen cisimlere karşılık beşinci unsurdan meydana gelmişlerdi. Dört unsurun etkilenmesi sonucunda meydana gelen bu değişmeler iklimlerde, türlerde, ahlâk ve karakterlerde farklılığa sebep oluyordu.[2]  Felekler alt âlemdeki  oluş ve bozuluş kanunlarına tâbi  olmadıkları gibi  dört unsura nispet edilen ağırlık, hafiflik, sıcaklık, soğukluk özellikleri de felekler için söz konusu değildi. Başka cisimden meydana gelmedikleri gibi bir başka cisme de dönüşemeyen, harekelerini ruhların ve meleklerin idare ettiği  feleklerin her biri insanların kader, şans, baht, kişilik ve  ruh hallerini belirleyen  özellikler taşıyordu. Örneğin Felek-i evvel Cuma gecesi ve pazartesine hâkimken diğer günler diğer feleklerin  hâkimiyetindeydi.

 

Bu inançlar eski devrilerde İlm-i nücûm, ilm-i melheme  veya ilmi tencîm denilen  ilimler ortaya çıkmıştı. Bu ilimlerle uğraşanlar  gezegenlerin durumlarına bakarak  insan,  toplum, devlet ve hükümdarların durum ve istikballerine dair  hükümler çıkarmaya çalışıyorlar, uğurlu ve uğursuz zamanları tespit etmeye gayret ediyorlardı.

Edebiyatta Ay ve güneş birer tavla zarı gibi de  düşünülmüş, felek sabit gezegenlerin içine alan bir  bir tas gibi tasavvur edilmiş,  Ay ve Güneş dışındaki yıldızlar inci, mücevher gibi  tasavvur edilerek bir dürce -  mücevher kutusuna -benzetilmiştir.  Bu tasavvura göre yıldızlar inci, güneş la‘l ve altın, ay gümüş, felek de sarraf kabul edilir.[3]  Felek keman, yaya da benzetilmiş,  insanlara tîr-i kazâ fırlatan “âsumânî kazâ” tabiri  ile de ifade edilen, insanları aldatıp yiyen bir dev, Ehrimen veya yedi başlı ejder olarak da düşünülmüştür. Evren  yedi başlı dev ya da bir evren (ejderha) olarak tanımlamıştır.[4]

Bu ejderler  Güneş’i ve Ay’ı yutabilirler.  Önlerinden geçmeleri gölgelerinin üzerlerine düşmesi nedeni ile  Ay ve Güneş tutulabilir. Ay ile Güneş’in tutulması iyiye işaret değildir.

Yüzüñe zülfüñ hicâb itme ki dir ehli nücûm
Rûm’da fitne olur ey meh tutulsa âftâb                Zaifi

Bu beyte  göre o, güneşin  tutulması nedeni  ile Anadolu(Rûm)’da bir fitne çıkacaktır.

Felekler in dönüşleri devrilere tekabül ediyor, Atlas yirmi dört saatte bir devrini tamamlıyordu.  Bu devir (dönüş) doğudan batıya doğru olur  ve dönerken diğer  diğer felekleri de döndürürdü. Diğer felekler ya Atlas feleği ile  doğudan batıya döner;  ya da, aksine  olarak batıdan doğuya dönerlerdi. Atlas,  diğer felekleri de kendi istikametinde dönmeye zorlar  bu dönüşe zorlanan diğer sekiz felek, insanların talihleri, refah ve mutlulukları üzerinde değişen  olumlu ya da aksi durumlar ortaya çıkarırlardı. [5]

Dost bî-pervâ felek bî-rahm ü devran bî-sükûn.
Derd çoh hem-derd yoh düşmen kavî tâli' zebûn       Fuzuli

İy yüzi güneş senden ırah her gice tâ subh
Çarh âyinesin jenge boyar Ahmedî ahı                            Ahmedî,

Güneş  erkektir ve  gündüzü işaret eder Güneş, Hurşit, afitab,  şems, Sa’d-ı evsat gibi adlarla anılır.  Güneş kuvvet, şiddet, kahır, zor yatışan öfke, rağbet, his, rikkat, hayâ ve iffet gibi tavırları temsil eder. Güneşe mensup olanlar   zeki kuvvetli, sanatkâr olur ve eğlenceyi sever.[6]

Çarhun sıfatın gömgök idüp sille-i âhum
Her gice yüzin kara kılur düd-ı siyâhum         Mesihi [7]

Güneş sarı renge hâkimdir. Kimyagerler  altına şems  demektedir.  Kamer ve Müşteri, Güneş’in dostları olarak kabul edilir. Zühre ve Zühal ise Güneşin düşmanlarıdır.  Güneşin bulunduğu feleğe neyyir-i azam da denilmektedir.  Güneş, burç olarak Pazar günü ile Perşembe gecesine hâkimdir. Astroloji de Güneş burcunu Aslan burcu temsil eder.

 

İLGİLİ LİNKLERİMİZ 

Evren ( Evran- Yelpeğen Celbeğen )

Dünya Dehr ve Gerdun - u Dun

Felek ve Çarh Tasavvuru ile Şiirimizde Felek

 

KAYNAKÇA 

 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış