Haçı Suya Atmak Nedir Hz İsa'nın Vaftiz Günü


Esa
14.11.2020

 

 

Haçı Suya Atmak

 

 Haçı suya atmak ve arkasından suya dalarak sudan bulup çıkarmak âdeti Ortadoks Hıristiyanlarının binlerce yıldır devam ettirdikleri bir gelenektir.  

Hz. İsa'nın doğum günü ve vaftiz edilişini kutlamak amaçlı yapılan bu gelenekler her yılın aynı gününde asırlardır tekrar edilmektedir.  Bu gelenek şu şekilde yapılır. Yüksek bir yerden denize, göle veya ırmağa bir haç atılır. Bu geleneğe göre atılan sudan hacı bulup çıkarmak için hazır bekleyen Hıristiyanlar, hac suya atıldıktan sonra o yüksek yerden suya atlayarak suya atılmış olan ve suyun dibine düşen hacı bulmak için kıyasıya mücadeleye girerler. Hacı sudan bulup çıkaran ise o güne hazırlanmış olan hediyeyi orada hazır olan Hıristiyan din adamından alarak ödülü kazanmış olur. Örneğin İstanbul'da dahi her yıl  6 Ocak'ta bu tören düzenlenilmektedir. 

Hıristiyan âleminde  haçı suya atmak âdeti divan edebiyatına da girmiş bir konudur.  Hıristiyan inanışına göre, Hz. İsa, Ürdün nehrinde vaftiz edilmiştir. Bu   olayı  temsilen  Hıristiyanlar  eski takvime göre kasımın yetmiş üçüncü günü, yeni takvime göre de   6 Ocak’ta  yapılan  adı eski dilde  “ ilkâ-yı salib fi’l mâ “  [1]adı verilen bir tören yapıyorlardı. Günümüzde haçı suya atmak  adı ile yapılmaya devam eden bu tören  deniz, göl ve nehirlere yakın olan kiliselerdeki cemaat ve ruhani temsilciler tarafından yapılmaya devam edilmektedir. 

Suya haç atma ve sudan haçı çıkarma töreni Ortodokslar tarafından  her yılın 6 Ocak günü yapılan kutsal bir törendir. [2]   "Hz İsa, mabetteki kâhinlere ve  rahiplere gösterilmesi 12 günlük bebek iken gösterilmiştir. Bu ise 6 Ocak gününe denk gelmektedir. “[3]

Bu tören şöyle yapılır. Kilise de yapılan  ayinin ardından cemaat ve ruhani temsilciler  sahile gider.  Papaz  ve cemaat sabah güneşi doğduktan sonra sahilde veya bir su kıyısında toplanır.  Papaz haçı eline  alarak dualar okur. “ Kutsal haç, dualar eşliğinde ruhani lider tarafından suya atılır. - çaya, denize, nehre, göle vb-  Burada bulunan gençler suya atlayarak, haçı almak için  yarışmaya başlar. Suya dalan gençler su içine düşen haçı bulmak için mücadeleye girişir.  Haçı su içinden bulup  çıkaran kişi,  haçı alarak papaza teslim eder. Haçı bulup getiren kişi ruhani lider tarafından kutsanır ve bir altın haç ile veya başka şekillerde ödüllendirilir.”

A. Talat Onay’ın verdiği bilgilere göre de Haçı bulup getiren kişinin üzerinden akan sular kutsal kabul edildiğinden   bir kaba toplanır. [4] Bu ayin aynı zamanda  suların kutsanmasını  da temsil eder ve   bu ayin Ortodokslar tarafından  İstanbul'un sahil semtlerinde her yıl tekrar edilmekte   ve Ortodoks kiliselerinde   bu ayin halen yapılmaya devam edilmektedir.

Bu ayin dilimize Haçı suya atmak olarak yerleşmiş olduğu gibi, edebi eserlerimize ve şiir dünyamızda da çeşitli vesileler ile yer almıştır.

Ârız üzre  zülf salmış ol habib
Öyle kim kâfir suya salar salib

Bu şiirde  “  yüzünün üstüne zülfünü dökmüş olan sevgilinin  zülüfleri renginden dolayı papaza benzetilmiş, su gibi berrak olan  sevgilinin yüzüne  -siyah cübbesinden dolayı papaza benzetilen -

Saçların dökülmesi  haç çıkarmak için suya dalan Hıristiyanların suya dalmasına benzetilmiştir.

İlgili Başlıklarımız ve Linkleri

 KAYNAKÇA

  •  
  • [1] A. Talat Onay, Eski Edebiyatımızda Mazmunlar, MEB , 1996, shf 250
  • [2] https://www.enfal.de/dinlertarihi/dinler%20tarihi/dinlertarihi/110.htm
  • [3] https://www.birgun.net/haber-detay/halic-ve-yenikoy-de-gencler-hac-cikarmak-icin-suya-girdi-99887.html
  • [4] A. Talat Onay, Eski Edebiyatımızda Mazmunlar, MEB , 1996, shf 250

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


4 Yorum
16.11.2020 - 12:37
Aslında İSA (Jesus) hiç bir zaman peygamber olduğunu iddaa etmemiştir. Bir kitabı da yoktur. İnciller havarileri tarafından onun ölümünden sonra yazdıkları hikayelerden ibarettir. Jesus (İsa) bir Yahudi hahamıydı öğrencilere Yahudiliği anlatırdı. 12 öğrencisi vardı buna havarileri diyorlar. 30 yaşına ''Ben tanrının oğluyum, tanrıyım tanrı benim vücudumda yer yüzüne indi,'' demiştir. Roma mahkemesi bu sözünü tanrıya hakaret olarak nitelemiş sözünü geri almasını istemiş geri almadığı için 32 yaşında çarmığa gerilerek işkenceyle öldürülmüştür. Hiristiyanlık onun havarilerinin uydurduğu bir dindir. MS 375 yılında Bizans imparatoru tarafından bir olarak kabul edilmiştir.

Esa
09.12.2020 - 06:58
Lakin, bu yorumunuzda nesnel tarihe aykırı bir durum da var. İsa'nın on iki öğrencisi olan bir Havari olduğunu varsaysak bile çok tanrılı bir dine inanan , zaten tanrıları Zeus, Aprodite, Vens gibi mükemmel vucutlu insanlar olarak betimleyen Romalıların Yahudi inancına sahip gibi dşnp davranması hiç de mantıklı değildir. Romalılar zaten tanrıları olaganstü özellikleri olan , doğadaki olaylara yön veren , sebep olan insanlar gibi tasavvur etmişlerdir. O nedenle İsa'nın " Tanrı benim bedenimde aleme geldi sözüne Yahudi mantığı ile karşı çıkmaları nesnel tarihle çelişkili bir durumdur.

Esa
09.12.2020 - 06:50
Yorum olarak yazdıklarınıza katılıp katılmamaktan ziyade , bu yorumu yazıya yapılan muhalif ama kaynağı belli olmayan bir görüş, inançlara muhalif bir katkı olarak kabul etmek gerekir. İsa'nın peygamber olup olmadığı, İncil'in de havarileri tarafından yazılmış, hatta uydurulmuş bir kitap olup olmadığı elimizdeki mevut verilerle yanlışlığı hatta doğruluğu kanıtlanamayacak bilgilerdir. İnanca dayalı olan ve somut olmayan bu tip konulara yaklaşımımız da nesnel olduğu için farklı, muhalif hatta zıddı görüşler de her zaman dikkatimize şayan olur. İncil ve İsa için yazdıklarınıza karşılık Hrıstiyanların da Hz Muhammed'e bakışı farklı değildir. Onlar da Hz Muhammedi şair bir çöl bedevisi, Kuran'ı da dünyanın en uzun şiiri olarak görmektedir. Cennet ise onların nazarında çöllerde yaşayan bedevilerin hayallerindeki nehirleri yeşillikleri, ağaçları hurileri ve gılmanları bol olan bir yer olarak görülr.

12.02.2021 - 21:35
İsa'nın peygamber değil Tanrının oğlu/Tanrı/Kutsal ruh üçlemesi olarak kabul eden zaten Hiristiyanlar. Jesus 'un bir yahudi hahamı olduğu gerçektir. 30 yaşında kendisni tanrının oğlu olarak ılan etmiştir. İncillerde de yazar. Hiristiyanlar da kabul eder bunu. Hıristiyanlık İsa da 300 yıl sonra 325 yılında iznik de yapılan konsilde Konstantin tarafından din olarak kabul edilmiştir.