Ödüllü Şiir Yarışmasına Katıl (YENİ)

Halhal (Halahil)

Ekleyen : Şahamettin Kuzucular , 22 Haziran 2016 Çarşamba aaa Beğen
Halhal   (Halahil)
 
Arapça halahil kelimesinden Türkçe ’ye girmiş bir sözcüktür. Halhal veya Halahil kelimesinin sözlüklerdeki anlamı : “Eskiden kadınların süs için ayaklarının topuklarıyla baldırları arasına yani ayak bileklerine – ziynet amaçlı- taktıkları altından veya gümüşten yapılmış halka. Ayak bileziği.”  Şeklindedir.
 
Arap güzellerinin ayaklarına taktıkları bir süs eşyası manası ile halhal şiirimizde adından söz edilen nesnelerden biridir.  Şairlerimiz halhal kelimesini genellikle Arap dilberle birlikte kullanmış,  zaten hal hal takma âdeti Arabistan’da yaygın olarak gerçekleşmiştir. Halhal takma âdetinin eski devrilerde de Anadolu da pek yaygınlaşmamış olduğu söylenebilir.  Fakat halhalın Anadolu’nun bazı yörelerinde hal hal takmanın bir çeşit nişan yüzüğü işlevi gördüğü de bilinmektedir. Bazı doğu illerimizde nişan simgesi olarak kullanıldığı,  nişanlı kızların ayaklarına ses çıkaran halhal takmış oldukları, böylece yürürken bile nişanlı oldukları anlatmış oldukları [1]da bilinen adetlerdendir.
 
Eski devrilerde n beri halhalın ülkemizde pek yaygın olmadığı bilinen bir gerçektir.  Ama Baki’nin ve Nedim’in bazı şiirlerinden hareketle halhalı İstanbullu dilberlerin de kullanmış olabileceğini göstermektedir.
 
Sâkî rez duhterinün ol engüşt
Sîm halhâlidür ayağında                         Baki  (Küçük 1994: G. 424/6
 
Nedîm’in beyitlerinden hareketle halhalı sadece kadınların değil rakkese, çengi ve zenne kılığına girmiş köçeklerin de ayaklarına taktıklarını hatta çengi, rakkase ve köçeklerin taktıkları halhalların pullarla vb süslü olduğu ve çeşitli sesler çıkardığı da anlaşılır.  Şairlerimiz halhalı sadece gerçek anlamaları ile kullanmadıkları görülür.
Nedim’in aşağıdaki şiiri  “dans eden rakkase ve çengilerin ayaklarına taktıkları halhalların üzerindeki pulların çıkardığı sesleri duyurmaktadır:”[2]
 
Pür etdi kûçeyi sıyt-ı feşâfeş-i dâmân
Erişdi zirve-i nâhîde çın çın-ı halhâl                 Nedim  (Macit 1997: K. 8/28)
 
Bir kebûterdir havâyî bu dil-i ser-geşte kim
Halka-i zülfünden ayağına halhâl eyledin        Necati Bey (Tarlan 1992a: G. 297/2
 
Necati’nin bu şiirinde halhalın kuşlarla ilgili bir takı olarak da kullanıldığı görülür.  Hışhış da denilen bu takının kuşun ayağına takılan küçük zil şeklindeki çıngıraklar olduğu anlaşılır.
Divan şairleri hal halı çok çeşitli nesneler ve varlıklar da birlikte kullanmışlar, pek çok şeyi hal hala benzetmişler,  halhal ile farklı hayaller ve benzetmeler kullanmışlardır. Örneğin ayak kelimesinin eski dilde kadeh anlamına da geldiği düşünülürse sâkînin kadehi tutan parmağı, şekli ve parlaklığı ile gümüş halhala benzetildiği [3] görülür.
 
Ne hoş yaraşdı sipihre kevâkib içre hilâl
Takındı pâyine gûyâ ki cevher-i halhâl                 Baki (Küçük 1994: K. 20/1)
Yıldızlar içindeki hilal gökyüzüne ne kadar güzel yakıştı.  Felek sanki ayağına cevherli halhal takındı.
 
Hayal-i bûsi paya dest-i ümidim sarılmaktan
Gönülde halka halka ahlar halhâle dönmüştür.      Nihad [4]
Ümidimin elleri ayaklarına ve eteklerine sarılıp öpmek hayali ve ümidi ile gönlümdeki ahlar, halka halka halhala dönmüştür.
 
. Şafak sanma takınur pâyına yâkûtdan halhâl
 Diler kim ola ey Emrî ‘arûs-ı dehr oynaşum      EMRÎ ( D. Edirne?, Ö. Edirne 1575 )
 
Halhala halk ve modern şiirimizde de rastlanılır
 
Köye döner Nazo gelin
Yavru ceylan gibi kaçar 
Seke seke çaydan geçer
Nazo gelin ayağına takar halhal          Barış Manço
 
[1] http://blog.milliyet.com.tr/hal-hal-gercekten-ayagimiza-mi-takili--/Blog/?BlogNo=59277
[2] Melek Dikmen, Kamile Çetin, 71 “Klâsik Türk Şiirinde  Kadın Takı ve Aksesuarları” BAHAR 2012 / SAYI 61 , shf 71-98 , bilig, http://docplayer.biz.tr/14728681-Klasik-turk-siirinde
[3] Melek Dikmen, Kamile Çetin, 71 “Klâsik Türk Şiirinde  Kadın Takı ve Aksesuarları” BAHAR 2012 / SAYI 61 , shf 71-98 , bilig, http://docplayer.biz.tr/14728681-Klasik-turk-siirinde
[4] A.T. Onay , Eski Edebiyatta Mazmunlar , MEB 1996 , shf, 252


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...