Hamel Nedir ve Koç Burcunun Divan Şiirindeki Yeri


 
 
 
Faydalanılan resim  alıntı : http://www.tarihikadim.com/osmanlida-burclarin-isimleri-tasvirleri-ve-yorumlari/

Koç- Hamel – Burcu’nun  Divan Şiirindeki  Yeri

Osmanlıca yazılışı hamel :  حمل

 Hamel, Arapça kökenli bir isimdir. Eski sözlüklerdeki anlamları: Kuzu veya koç’tur. Hamel, astrolojide kuzey yarım küresinde “Sevr burcu ile Süreyya manzumesi”  yakınlarında bulunan bir burç olarak da bilinir. Eski edebiyatta ve astrolojide en çok bu anlamı ile karşımıza çıkmaktadır.  

Eski devrin inançlarına göre gökyüzü feleklerden oluşuyordu ve en üstte atlas feleği bulunuyordu. Bu felekler iç içe geçmiş soğan zarları gibi bir birlerine ters istikamette veya aynı istikamette dönebiliyordu. ( bkz  Burçlar Felek Kıran İnançları Divan Şiiri ve Hayata Etkileri ) Atlas, yetmiş senede kendi kuşağı çevresinde dönüyor, her iki bin yüz senede ise bir burcu geçiyor, yirmi beş bin iki yüz senede bir devresini tamam ediyordu. [1] Atlas, kendi çevresindeki dönüşünü ise 24 saatte bir tamamlıyordu.  Bu dönüşler esansında diğer gezegenlere yaklaşmış veya uzaklaşmış oluyorlardı. Bu yaklaşmalar ve uzaklaşmalar ise insanların hayat üzerinde değişik etkiler yaratıyordu (Tolasa, 2001: 410)[2]

Feleklerin günlük aylık yıllık dönüşleri insanların gelecekte başlarına neler geleceğini tayin ediyor, feleklerin bulundukları tarih ve evrelerine denk gelen zamanlarda doğan insanların kaderleri ve istikballeri de buna göre şekilleniyordu.  Her bir feleğin hususi krakerleri,  hâkim olduğu iklimleri, günleri ve saatleri vardı. Onların bu özellikleri iklimleri, mevsimleri,  günleri,  hatta saatleri dahi etkiliyordu. Felek dairesi", veya "Felek çemberi" insanların kaderlerini belirleyen dönüşler yapıyordu [3] Güneş, kendi feleğindeki dönüşü 12 durakta gerçekleşiyor, Güneş’in her bir burca yani durağa girip çıkması yaklaşık 30 gün sürüyordu.   ( Bkz AY GÜNEŞ YILDIZ VE FELEK İLİŞKİSİ İLE DİVAN ŞİİRİ ASTROLOJİ ANLAYIŞI ) [4] On iki burcun altısı kuzey altısı ise güney burçlarıydı. Koç, boğa, ikizler, yengeç, Arslan ve başak; Güney burçları: iken diğerleri ise kuzey burçlarıydı. Hamel yani Koç burcu, yıldızların gökyüzünde koç şekline benzetilmesinden dolayı bu adı almıştı. Eskiler bu burca “Burc-ı bere” ya da “Bere-i felek”  de diyorlardı.

Güneş, uğursuz gezegenlerden sayılan Mars’ın temsil ettiği koç burcuna girdiğinde bahar başlamış oluyor, Güneşin bu burca girmesi ise uğurlu sayılıyordu. Güneş’in koç burcunun evine girdiği tarih her sene 22 Marta denk geliyordu ve eski devrin insanları her yılın başlangıcını 21 Mart kabul ediyordu.  Bu bakımdan Güneş koç burcuna girdiğinde doğanlara Koç burcu deniliyor,  22 Mart-20 Nisan tarihleri arasında doğanlar koç burcundan sayılıyordu.  Koç burcu enerjiyi de çağrıştıran ateş burçlarındandı.

Eski takvime göre Güneş’in Koç – hamel-  burcuna girişi birinci eve girişi olarak kabul edilir.  21 Mart yılbaşı sayılırdı.  Eskilerin inancına göre Merih’in evi, Güneş’in şerefiydi. Güneşin hamel burcuna girdiği 21 Mart aynı zamanda baharın başlangıcıydı. ( bkz  Mirrih Merih Mars Nedir ve Ares – Behram Alakası )

Burc-ı hamelde revzen-i hurşîdden saçıldı zer
Çıkdı ‘adâlet kasrına nev-rûz-ı sultânî meger          Şeyhülislam Yahya,

hamel köşkünün şahı, divanına teşrif edip, bağ ehline cömertlik ve el açıklığında bulunsun (çünkü) nevruzdur”,[5]

Hamel burcında gün çün saldı nûrı (651/1)
Çemen Firdevs ü nergis oldı hurı                      Ahmedi 

Kızılımsı bir görünüme sahip olduğu için Kızıl Gezegen de denilen Merih veya Mars, Roma mitlerindeki savaş tanrısının adıydı. Bu burçta doğanlar  “liderlik, iddia, harekete geçme, düşünmeden hareket etme, gayret, cinsellik, ölüm, nüfuz etme, dönüşüm ve ortak gelirlerle ilgili özellikler kazanarak”  doğmuş kabul edilirdi. Bu burçta doğanlar Mars’ın etkileri ile g irişken, hareketli, cesur, rekabetçi, dayanıklı, kuvvetli ve enerjik, oluyordu.  Fakat koç burcunda doğanlar saldırganlık, zalimlik, bencillik, acelecilik ve kavgacılık gibi olumsuz özelliklere de sahip olabiliyorlardı. ( bkz  Mirrih Merih Mars Nedir ve Ares – Behram Alakası)

Baharın başlangıcını sağladığından dolayı  “Koç burcunda doğanlar için her işe başlamanın güzel sayılması gerektiği” düşünülürdü.

Sâgar-ı mihri cihâna sundı sâkî-i hamel
Neşve-dâr itdi yine eşyâyı hep nevrûzdur                       Nabi G. 125/2

Güneşi Hamel burcuna girerek; nevruz sultanının mizacını mutedil yani ölçülü hale getirdi

Nabi’nin bu beytinde,   güneşin Koç burcuna girmesinin uğurlu kabul edilmesi ve  uğursuz ve öfkeli  kabul edilen Mars’ın   sakinleştiği anlatılırken bu burçta doğanların karakterlerine de değindiği ortadadır.Eskiler bu burca “Burc-ı bere” ya da “Bere-i felek” adlarını da vermişler bu burç doğu mitolojilerinde “ büyük uğursuz”  olarak kabul etmişler, Mars'ı uğursuz yıldızlararasında hatta en başında  “kırân-ı sa’deyn”e sebep olan yıldız olarak görülmüştür. ( bkz Mars ve Ares ile Doğu Mitlerindeki Behram İlişkisi

Tüm bu nedenlerle Divan şiirinde koç - hamel burcu, Nevruz, bahar aşk, şarap, eğlence, Cemşi-i Hurşit ile birlikte anılmıştır. ( BKZ Cem ( Divan Şiirinde Cem ve Tüm Özellikleri )

Bir güneş-ruhsın Hamel burcından olduñ âşikâr
Yâ melâhat âsmânında meh-i tâbânsın         Ravzi Hayatı ve Edebi Yönü ( Edincik- 16. Yy )

Kassâb-ı kazâ itdi hamel koçını kurbân
Haste olup itdükde o sultânuma sıhhat

Zer-rişte büker gerdenine bend ide hurşîd
Tebden irişe tâ meh-i tâbânuma sıhhat                   Bursalı Rahmi

Güneş gökde hamel burcını teşrîf eyledi gûyâ
Mizâc-ı dehri kıldı mu‘tedil nev-rûz sultânı              Nevi

Burc-ı hamelde revzen-i hûrşîdden saçıldı zer
Çıkdı ‘adâlet kasrına nev-rûz-ı sultânî meger      Nevizade Atai - Atayi- 

Vücûd-ı bî-bedeli âfıtâbdır ammâ
Bir âfıtâb ki dâim medârı ola hamel           Fuzûlî

Hamel burcunda güneş penceresinden altın saçıldı, meğer adalet sarayına nevruz sultanı çıkmış[6]

Nevruz, baharın başlangıcı, Cem’in tahta çıkışı, Cem’in tahta çıktığı gün olan 21  Martı bayram ilan edişi,  Cem’in içkileri serbest bırakması, şarabı icat etmesi, Nevruzun gelişinin ateşler yakılarak kutlanması, Hamel burucunun ateş burçlarından olması, baharın işret ve eğlence mevsimi kabul edilmesi, güllerin açması,  doğanın yeşermesi vb, Hamel, Koç, Merih, Mirrih , Nevruz vb ile  ilişkili olarak işlenen konular arasındadır.  ( bkz  Cem - Cemşid-i Hurşit ( Divan Şiirinde Cem ve Tüm Özellikleri - Şehname ve Taberi'de Cem Cemşit-i Hurşit) Elbette kimi dini bayramlar bahara da denk gelmiştir.  Bu nedenle Divan şairleri koç burucundan hareketle Koç ve Kurban ilişkileri de kurmuşlardır. ( bkz Nevrûz - Nevruz-u Amme, Nevruz u Hassa Nedir Şiirlerde Nevruz- bkz  Nevruz Bayramının Kökeni )

Ferâz-ı çarha eger mihr-veş güzâr etsen
Sezâ budur hamel ü cedyin eyleye kurbân        Nedim

“feleğin üstünü güneş gibi dolaşsan, Hamel (koç burcu) ve Cedy’nin (oğlak burcu) kurban olması yakışır”

 

İLGİLİ LİNKLER 

 

KAYNAKÇA

 

 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış