Hz .Davud Şiirimizde Hz. Davut


 
Davud'un Dev Talut'u Öldürmesi , Caravvagıo, 
 

Hz . Davud Hakkında Tüm Bilinenler 

 

Dört Kutsal kitaptan birisi olan Zebur’un  indirildiği Beniisarailoğulları Peygamberi. İsrail oğullarının kurduğu İsrail Krallığı'nın üçüncü kralı (yaklaşık MÖ 1000 - MÖ 962) ve Kudüs kentinin kurucusu olan Peygamberdir.  Davud’un kelime anlamı ise “İbranice ‘de en çok sevilen kişi, göz bebeği [1]anlamındadır.

Hz Davud'un şeceresi Hz. İbrahim'e kadar uzanır. Hz Davud, Hz İbrahim'in  eşi  Sara'dan doğan oğlu  Hz Ishak'ın soyundan gelmektedir. Hz Davud, koyun güden, iyi sapan taşı atan, çok cesur ve kahraman, mavi gözlü, saçı ve bedeni kızıl, kısa boylu, sarı benizli, gür ve güzel sesli, güzel huylu, temiz kalpli ve çok güçlü biri olarak anlatılır. Hayvanlarına musallat olan kurtlara saldıracak kadar gözü pek, keskin nişancı,  ı aslanların sırtına binip kulaklarından tutan, (Harman, s. 21)[2] demirci, demiri pamuk gibi elinde yumuşatan, zırh ören, biri olarak tasvir edilir.

 Kur'an'a göre Zebur, Davud Peygamber'e Allah tarafından indirilmiş, Davud’un  kitabı ve dini dört semavi dinden birisi olarak kabul edilmiştir.  Zebur dört büyük semâvî kitaptan birisidir ve  yüz elli sureden ibarettir. “Musevilerin  Kutsal kitabı olan  Tanah'ın Mezmurlar (İslam'da Zebur) bölümünü oluşturan 150 şiirin Davud tarafından yazıldığı kabul edilir. “[3]

İslam kaynaklarına ve Kuran’a  göre Davud demircidir ve demircilerin piridir. Hz Davud, demiri elinde  balmumu gibi yumuşatan, kılıç ve zırh yapan, sesi çok güzel olan  Davudi sesli bir peygamberdir. Kur'ân-i Kerim'de; Dâvûd'un çok güzel bir sesi olduğunu, kendisine verilen Zebur'u okumaya başlayınca, dağların ve kuşların onu dinlemek için etrafına toplandıkları bildirilir. Davudi ses veya Lahudi sese sahip olan Hz Davud,  Hz. Süleyman’ın da babasıdır.

Gökyüzüne âvâzeni Davûd gibi sal
Baki kalan bu kubbede hoş bir sada imiş  Baki

Penbeden nerm idi Davud’un elinde ahen     İzzet Molla

( Davud’un elindeki demir pamuktan yumuşak idi )

 Hz Davud’un orucu Müslümanlara da önerilmiştir. Rasûlullah (s.a.s.) "Allah'u Teâlâ ya en sevimli oruç, Dâvûd (a.s.)'in orucudur. O, bir gün oruç tutar, bir gün iftar ederdi”[4]Allah'ın en çok sevdiği namaz da Davud'un (as) namazıdır ki, gecenin ilk yarısında uyur, üçte birini ibadetle geçirir, geriye kalan altıda birinde de yine uyurdu" (Camiü's-sağir, 1/85).

 

Hz Davud, Tanah ( Eski Ahit)  ve Kur'an'da  kendisine kitap gönderilen dört büyük peygamberden  biri olarak –nebi-  kabul edilmiştir.  Hz Davud, Yahuda kabilesinden isa (Yasa)'nin sekizinci oğludur. Hz. Musa'nin vefatindan sonra, İsrail oğulları yeniden yoldan çıkmış, Hz. Musa'nin getirdiği akideleri terk etmeye başlamışlar, Câlût, İsrail oğullarına zulm etmiş, ellerinden Tevratlarını bile almıştır: "israilogullarindan bir cemaat Musa'dan sonra peygamberlerine: "Bize bir hükümdar gönder ki, Allah yolunda savaşalım" demişler  (el-Bakara, 2/246) ve  böylece Allah da onlara Tâlût’u göndermiş, Tâlût da Hz. Dâvûd’un yardımıyla Câlût’u ve ordusunu yenmiştir.

Kuran’da Hz Davut’un  dev Talud'a  ( Yahudiler Calud olarak ifade eder) karşı savaşıp, sapanıyla attığı taşla  Dev Kral  Talut’u ( Calud) mağlup etmesi  “Allah’ın izniyle, onları hemen hezimete uğrattılar. Dâvûd da Câlût'u öldürdü. Allah ona mülk ve hikmet verdi. Dilemekte olduğu şeylerden de ona öğretti." (el-Bakara, 2/251). Şeklinde  geçmektedir. Kuran’da Davud'a Zebur'u verildiği, dağların ve kuşların Dâvud'la Süleyman'ı yücelttiği ibareleri de geçer. ( El Bakara, 2/246- 250- 251 )

Hazret-i Dâvûd-ı ‘aşka uymayan bî-mezhebin
Nefs-i şûm u ser-keşi hem-sîret-i Câlût olur                 Antepli Aynî[5]

Bunun üzerine Davud’u kıskanan  Benisraioğulları kralı Şaul da öldürülünce Hz Davud daha otuz yaşında iken  Beni İsrail oğullarına kral seçilir. Kuran’da bu hadise şu eşkilde anlatılır  "...Davud’a dağları ve kuşları boyun eğdirdik. Onunla beraber tesbih ediyorlardı. Biz (bunları) yaparız." "Ona, sizi savaşın şiddetinden korumak için zırh yapmayı öğretmiştik. Ama siz, şükrediyor musunuz ki?" (el-Enbiya, 21/78, 80)

Hem kral hem de peygamber olan Hz  Davud, Kenan ülkesine ait olan Zion (Kudüs) kalesini ele geçirerek burayı kendine başkent yapar. Tanrı’nın On Emri'ni içeren sandukayı Kudüs’e getirerek büyük bir tapınak inşa ettirmek ister.  Ancak düşlediği bu tapınağı, Davut'un oğlu Süleyman inşa eder. Yahudi aşiretlerine boyun eğdiren Davud Kenan ili ile Ürdün ve Suriye'yi de  fetheder.

Hz Davud  komutanlarından birinin karısına aşık olmuş ve   onu savaşa gönderip öldürterek karısını kendi eş edinmiştir. “Davut evli bir kadın olan Batşeba adlı bir kadına aşık olur. Kadının kocası olan Hititli Uriyah'ı öldürterek Batşeba'ya sahip olur. Allah bunun üzerine k Davud’u  lanetler ve Hz Davud’un  Batşeba'dan doğan oğlu  daha yedi günlükken ölür.”[6]

Davut İsrailoğullarının  kralı iken  oğlu Abşalom babasına karşı isyan etmiş Hz Davud oğlu Ablaşom’u  öldürmek zorunda kalmıştır. Davut 36 yıl İslam kaynaklarına göre 42 yıl hüküm sürdükten sonra ölmüş, ölümünden sonra karısı Batşeba'dan olan oğlu Şolomon (Süleyman) tahta geçmiştir. 


Şiirimizde Hz Davud

Divan ve halk şiirinde Hz Davud ile ilgili geçen bahisler yukarıda verilen bilgilerin ışığında ortaya konulur. Şiirimizde Hz Davud’un güzel sesi, demircilerin piri oluşu, Zebur’un sureleri olan Mezamir’i okurken kuşların ve dağların onu huşu ile dinlemesi sık sık konu edilmiştir.  Mezamir, divan  ve servet-i funun şairleri tarafından ahenkli nağme, zemzeme, aşka ait eş’ar, mecmu’a-i eşar olarak kabul edilmiştir. Hz Davud aynı zamanda  mizmar denilen bir muski aletini çalmakta mahir bir peygamber olarak da kabul edilir.  Hz Davud  Zebur’un ayetleri olan mezâmiri mizmar çalarak  söyleyen, kuşlarla dağlarla konuşan, sesleri dağlardan yankı yapan  mezmirleri okurken dağları ve kuşları etrafında toplayan, Lahuti ve Davudi sesli bir  üstat kabul edilmiştir.

Şairlerimiz Hz Davud’dan bazen da kapalı olarak ve telmihler getirerek söz etmişlerdir. Hz Davud’un, sesi, zırh örgücülüğü,  demiri pamuk gibi elinde yumuşatması,  sesinin çok güzel olması -Davudi , Lahuti -  sık sık konu edilmiştir. Mezair, zemzeme, Calud, ( Talut) Kudüs, seda,  Davudi, Lahuti, Zebur,  kılıç, şemşir, zırh, demir, kalkan,  kelimleri Hz Davud’a işaret eden telmihler olarak kullanılmıştır.

Elinde Hz Davud’un âhendir ki mum oldu.
Ziya – bahş olsa afaka  n’ola şemşir-i bürranı      Baki

Davudun elindeki demir balmumu gibi yumuşadı. Onun keskin kılıcı ufuklardan ışık saçsa – âleme hükümran olsa -  ne vardı. 

Nice gazel nağme-i Davut feyz
Kim dil-i Cibril-i eder  bî karar         Sabri Şakir [7]

Dilberiñ nerm eylese baña dil-i puladını
Şüphesiz ben mûciz-i Davud derdim badeye      Nevizade Atai - [8]

Mıicizi bir giilşen-i pâkizedir kim istese
Andelîb ol gülşene Dâvûd-ı hoş-elhân olur            Fuzûlî

Elinde hazret-i Dâvud’un âhendir ki mum oldu
Ziyâ-bahş olsa âfâka nola şemşîr-i biirrânı       Bâkî

Edenler mahfilinde cem' olup elhân-ı Dâvûdî
Bu giin Kur’an okunmak anda lıatm olmuşdıırur mahzâ         Nevî

İLGİLİ SAYFALAR VE LİNLERİMİZ

 KAYNAKÇA

 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış