İlyas Peygamber Kimdir Kıssaları ve Edebiyatta İlyas


 

Resim Alıntı : https://tr.wikipedia.org/wiki/ Hızır ile İlyas Minyatürü

İlyâs Peygamber ve Kıssaları

Osmanlıca yazılışı:  İlyas : الیاس

İlyâs peygamber Hz Mûsâ'dan sonra, İsrailoğullarının Baalbek kabilesine peygamber olarak gönderilmiştir. Harun peygamberin torunu olan İlyas. [1]Tevrat ile amel eden bir peygamberdir.

Baalbek Kavmi, Ba’l adındaki puta tapan bir kavimdir. Bu kavim, Tevrat’taki emirleri unutmuş, putlara tapmaya başlamıştır.  Bir rivayete göre İlyas, bir hadise üzerine dağlara kaçmış,  kırk yılını dağlarda geçirmiş,  kırk yaşında iken de kendisine peygamberlik verilmiştir.[2]   Bunun üzerine İlyas kabilesine döner. 

İslâmî kaynaklara göre Baalbek kralı Kral Ahab ve Kraliçe İzebel putlara tapmakta ve kullarını da buna zorlamaktadır. İlyâs onları Ba‘l’e tapmayı bırakıp Allah’a kulluğa davet eder. Kral Ahab, İlyâs’ın davetine uyarak putperestliği terk eder ama karısı İzebel komşusunu öldürterek bahçesini ele geçirir.  İlyas, bahçenin mal sahibine iadesini isteyince kral ve halkı İlyas Peygamber’in, Allah'a ibadet çağrısına yüz döndürerek 8 – 10 metre yüksekliğindeki Ba’al adlı puta yeniden tapmaya başlarlar.

İlyas, kavminin yeniden putperestliğe dönmesi üzerine çok üzülür ve Allah’tan canını almasını ister. Allah onun canını almaz ama üç yıl süre ile yağmurlara hükmetmesini sağlar.  Kavmini cezlandıran İlyas’ın sayesinde  ülkeye yağmurlar yağmaz olur, ülkeden bereket kalkar ve kıtlık çıkar. Öyle ki Baalbek halkı açlıktan leşleri yemeye başlar.[3]  Baalbek hükümdarının hazineleri ağzına kadar dolu olduğu halde satın alacak yiyecek bulamamışlardır. Herkes açlıktan kırılırken İlyas ‘a inananlar bolluk ve bereket içindedir.

Baalbek kabilesi en sonunda İlyas’ı arar, bulur sözlerine uymaya başlar.  Hz İlyas, bunun üzerine Allah’a dua ederek kıtlığı kaldırtır.  Belde yeniden yeşerir ve beldeye bolluk ve bereket gelir.  Fakat ekecek tohum bulamazlar. Bu defa Allah’tan gelen bir emir ile toprağa tohum niyetine tuz ekerler.  Bir mucize daha gerçekleşir ve tuz ekilen yerlerden nohutlar fışkırır. [4]

Fakat Baalbek kabilesi sonunda yine azıtır.  İlyas Peygamber de kendisini bu dünyadan kurtarması icin Allah’a niyaz eder. Kırlarda, mağaralarda yaşamaya ve canını alması için Allah ‘a yalvarmaya başlar. En sonunda Allah ona bir şehre gitmesini, orda ne görürse korkmadan binmesini söyler.[5]  “ Sadık müridi Elyesa‘ ile birlikte iken ateşten bir at gelir, Elyesa‘nın hayret nidaları arasında İlyas ata binip göğe yükselir (Taberî, CâmiǾu’l-beyân, XXIII, 58-62; a.mlf., Târîħ, I, 461-464; “ [6] İlyas göğe yükseldikten sonra yerine en sadık müridi olan  Elyasa geçer.

Kur'an-ı Kerim İlyas peygamberden üç yerde bahsetmiştir.  (En'âm/85, Saffât/ 123, 132).

Hz İlyas’ın her yılın 6 Mayıs veya 23 Nisan gününde Hizir Aleyhisselam ile buluşup hacca gittiklerine dair bir rivayet vardır. Hızır, denize düşenlerin imdadına yetişirken,  İlyas’ın ise karada sıkıntıya düşenlere yardım ettiği inancı bulunmaktadır. 

Ruz-ı Hızır (Hızır günü) olarak adlandırılan Hıdırellez günü (Miladi takvimi)ne göre 6 Mayıs, Rumi 23 Nisan günü  Hızır ve ilyas’ın buluştukları gündür. Bu güne Hızır-îlyas’tan bozma olarak Hıdırellez denilir.  Çukurova yöresi Türkmenlerinde İlyas’ın telaffuzunun  “ellez  “ , Kırşehir civarında ise  “İLLEZ “ şeklinde olması bu birleşmenin nasıl olduğuna dair bir kanıt olsa gerektir.

Verane evlerde öter baykuşlar
Umman oldu akar didede yaşlar
Katil İllez her gün kıtale başlar
Aman katil İllez aklın yoğumuş [7]

Hıdırellez gününde dilenen her türlü dileğin Hızır ve İlyas tarafından yerine getirileceğine inanıldığından halk arasında bugüne özel çeşitli ayinler ve törenler  yapılmaktadır..   Bu günde ateşten atlamak,  yiyecek torbalarının ve kaplarının ağızlarını açık bırakmak, para keselerini görünür yere çıkarmak,  o gün kuzu eti veya kuzu ciğeri yemek,  kapı dinlemek, dilek yazıp gül dallarına bağlamak, Hıdırellez namazı kılmak ( 2 rekât)  vb bunlardan bazılarıdır.

Edebiyatta İlyas

İlyas Peygamber edebi metinlerde genellikle Hızır ile birlikte anılmıştır. Hızır, İlyas ve İskender ( Zülkarneyn)  Edebi metinlerde Zulumat ( Karanlıklar) ülkesine kadar gidip ab-ı hayat suyunu bulan üçlü olarak anılır.   Ab-ı Hayatı bulmak amacı ile dünyayı dolaşan ve feth eden İskender,  Hızır ve İlyas ile birlikte  Zulumat ülkesine kadar gelmiş, bu suyu Hızır bulmuş ve atıyla birlikte bu suya girerek  sudan da içmiş, yanın da bulunan İlyas da bu sudan içmiş, fakat bu sudan içmek İskender’e nasip olmamıştır.  [8]  Hızır  içmesi için İskender’i de çağırmayı düşünmüş  ama tam o anda su ortadan kaybolmuştur. [9]Ab-ı hayatın İskender’e nasip olmayacağını anlayan Hızır ise  bu suyu bulduğundan İskender’e hiç söz etmez. [10]Ama Hızır, İlyas  ve Hızır’ın atı artık ölümsüz olmuştur.

İslam edebiyatında yazılmış olan İskendernamelerde bu efsaneden çok sık söz edildiği görülür. İlyas ve İdris,  Hz Muhammet’ten önce Miraç’a çıkan ilk iki peygamber olarak bilinir. ( bkz İdris Peygamber Hakkında Rivayetler ve İcatları)  Hızır ve İlyas ölümsüzlük suyunu içtikleri için ölümsüz olduklarına inanılan, ölseler bile yeniden dirildikleri düşünülen peygamberlerdendir.

 Bazı kaynaklar İdris Peygamber ve İlyas’ın aynı kişi olabileceğine dair düşünceler olduğunu belirttigi gibi Hızır ile İlyas’ın da aynı kişi olabileceği yönünden iddiaların oldugunu da belirtir.

Muhabbet kur'ası İlyas'a düştü
Gönül şadiye vu il yasa düştü         Ahmed Paşa

Zihi meşhed zihi merkad zihi ma'bed zihi maksad
Makam-ı Hızr u Ilyas u makam-ı evliyadır bu        Yahya Bey

Hızır Bâli’yle dest-bûs iderken gel beni seyr it
Eger görmek dilerseñ bir arada Hızr u İlyâs’ıRavzi Hayatı ve Edebi Yönü ( Edincik- 16. Yy )

Haziret-i Hızır selam göndermiş
Oturduğu postu pak etsin deyu
Muhammed kandilden indi buyurdu
Yediği lokmayı hak etsin deyu      Budala ( Divriğİli Aşık Budala 17 yy )[11]

Bir Yavru Yolladım Gurbet Ellere
Emaneti Sana Boz Atlı Hızır
Seni Bekçilerler Nice Ellere
Emaneti Sana Boz Atlı Hızır                  Pir Sultan Abdal[12]

İLGİLİ SAYFALAR VE LİNLERİMİZ

 KAYNAKÇA

 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış