Iydiyye ( Bayramiyye) Nedir ve Örnekleri


Esa
14.5.2017
 
 
Iydiyye
 
 
Iydıye, bayram anlamını taşıyan Arapça ıyd kökünden gelir. ( bkz Iyd – İyd ( Şiirlerimizde Bayram) Divan edebiyatında ramazan ve kurban bayramları vesilesiyle yazılan müstakil kasidelere veya kasidelerin nesip( teşbib ) bölümlerinde ramazan, kurban veya nevruz bayramını anlatan kasidelere Iydıyye denmiştir. Kasidelerin teşbîb / nesîb bölümlerinde ramazan, kurban veya nevruz bayramından bahsedilmesi nesip bölümlerine göre adlandırılan kasidelere ıydiyye (îdiyye) / bayramiyye denmesine sebep olmuştur. ( bkz Kaside Tüm Özellikleri Örnekler Türleri Bölümleri)
 
Iyd-i fıtr (ramazan bayramı) ve ıyd-i adhâ (kurban bayramı)dır.  Dinî bir bayram olmamasına rağmen nevruz da bayram kabul edilmiş, nevrûziyyeler de ıydıyye olarak kabul görmüştür.
 
Iydıyyeler kasidelerin nesip bölümlerinde kasidenin bayram günlerinde yazılmaya başlandığı için bayramdan söz eden bir bölüm halinde olabileceği gibi müstakil olarak da yazılırlar. Müstakil olarak yazılan ıydıyyeler,  bayram münasebeti ile şairin hamisi olan bir devlet büyüğünü överek, ondan caize veya bayram harçlığı  almak maksatlı yazılmış manzumelerdir.
 
Müstakil ıydiyyeler, nesip- teşbîb (doğrudan bayramı konu alan ilk bölüm), methiye ve dua olmak üzere üç bölümden meydana gelir.  Şairler bu tip manzumelerine, divanların en başındaki  “kasâid” kısmında yer verirler. Müstakil ıydıyyeler ortalama olarak otuz kırk beyit civarındadır.  Buna rağmen 14 beyitlik ( Nevi)  70 beyitlik (Nef‘î’nin Sultan Ahmed için yazdığı ıydıyye) ıydıyyeler de yazılmıştır. [1]
 
Iydıyyeler özellikle 15. Yydan itibaren sık sık yazılmaya başlanmış 19 yy a kadar da devam etmiştir.
Iydıyyeler “Fî Medhi Sultan ...” veya “Kasîde-i Iydiyye” “Der Vasf-ı Iyd-i Adhâ”, “Der Iyd-i Fıtr”  “Iydiyye Berây-ı Sultân-ı Zamân ...”, “Der Hakkı Vezîriâzam ...”, “Bâ Sitâyiş-i Ulemâ-yı Zevi’l-ihtirâm ...”, “Kasîde-i Iydiyye Berây-ı Molla-yı Devrân”, “Der Sitâyiş-i Pâşâ-yı Kâmrân  gibi kalıplaşmış başlıklarla veya başlıksız olarak yazılırlar. [2]
 Iydıyyeler bayramın gelişi nedeniyle bir büyüğü övmek maksatlı yazılmışlar, şairler bu eserlerini ithaf ettikleri ve şiirde övdükleri kişilere bayram münasebeti ile takdim etmişler ve karşılığında bu büyüklerinden caize ve bayram harçlığı ummuşlardır.   Bu tür kasidelerde bayramın tasviri de yapılırken, bayramın övülen kişi için uğurlu olması, övülen kişiye kutlu olması, bahtının açık olması vb dilenir.  
 
Iydiyelerde bayramlaşma merasimi, bayramlardaki adetlerden, bayram vesilesi ile ilgili çeşitli hadiselerden, bayrama kavuşmaktan dolayı şükretmekten, bayramı coşku ile kutlamak gerektiğinden, mevsime uygun olarak bayramda neler yapılması gerektiğinden,  mevsim ve bayram ile ilgili tasvirlerden bahsedilir. Ayrıca hediye alıp verme, el öpme, bahşiş verme, bayramda çalınan nevbet, davul ve kös vurma işlerinden, mesire yerlerine yapılan ziyaretlerden, iftar sofralarından, yağma sofralarından, bayram salaları, ilahi ve mevlitlerden, bayram aylarında mahpusların cezalarının affedilmesinden ve zindanların boşaltılmasından da vb söz edilir.
 
 Ramazan bayramı münasebeti ile yazılan ıydıyyelerde oruç, hilal, orucun sevgili ve âşığın hallerine etkisi, harabat ehlinin ve tiryakilerin ramazan münasebeti ile çektikleri sıkıntılar, bitişinin gelmesi ile ayş ve işret vaktinin geldiğinden bahislere yer  verilir.
 
Kurban bayramından söz eden ıydıyyelerde bayram eğlenceleri, bayramlaşma, temcit, sala, camilerin dolup taşması, fakir fukaranın hatırlanması, yeni elbiselerin giyilmesi, güzellerin gezintiye çıkmasından vb söz edilir.
 
Sanmanız gülgûn şafak oldu ufuktan âşikâr
 Iyd için çarh-ı felek sevrini kurbân eyledi”   Hayâlî Bey,
 
 Kâbeveş mestûr olan dilberler oldu âşikâr
 Nûr görmüş hâcıveş uşşâkı nâlân eyledi    Hayâlî Bey,
 
Sana kurbân olan sürsün safâ-yı kebş-i İsmâil
Cenâbın Merve’si erbâb-ı hâcâta medâr olsun    Nevi
 
 Eski zamanların bayram tebriği olarak da kabul edebileceğimiz[3] ıydiyye divan şiirinde oldukça yaygındır.
Yine arz edip cemâlin şâhid-i ra‘nâ-yı ıyd
 Âlemi şevke getirdi hüsn-i bezmârâ-yı ıyd   Tâcîzâde Câfer Çeleb
 
Iyd-i kurbân erdi halkı yine şâdân eyledi
Gonca-leb dilberleri gül gibi handan eyledi    Hayali
 
Nûn'dur kaşın cehîn altında çeşmün fi'l-mesel
Ayn'a benzer kim ızâr-ı dil-rübâ üstündedir    Yahya Bey
 
 
IYDIYYE ÖRNEKLERİ
 
Iydıyye Der-Vasf-ı Sadr-ı a‘zam İbrâhîm Pâşâ   (Nedim)
 
1. Iydın mübârek olsun eyâ âsaf-ı cihân
Gelsin edeble pâyini bûs etsin âsmân
2. Tutsun cihânı debdebe-i tabl-ı haşmetin
Olsun felekde devlet ü câhın cihan cihân
3. Tebrîk eylemek sana ıydı mecâzdır
Sen ıyda ol mübârek eyâ Ca‘fer-i zamân
4. Teshîr edüp cihânı kul etdin kapında hep
İkbâl ü izz ü devlet ü câhı yegan yegân
5. Aldın o rütbe lutf u keremle cihanda nâm
Medhinde gayri söz bulamaz oldu şâ‘irân
6. Lutf u mürüvvet eyle biraz dahı bizlere
Mazmun bağışla bâri efendim amân amân…….
 
 
 
 
1. Sabâh-ı ıyd kim âlem olup feyziyle nûrânî
Sadâ-yı kûs u şevket eyledi pür-çarh-ı gerdânı
2. Sarây-ı şehriyâr-ı âlem oldu maşrık-ı ikbâl
Gelüp hep hâk-bûsa devlet-i ulyânın erkânı
3. Kuruldu taht-ı âlî-baht tarz-ı dil-pesend üzre
Döşendi pîşgâha ol murassa‘ ferş-i hâkânî
4. Hezâran zîb ü ziynet sad hezâran ferr ü şevketle
Cülûs etdi çıkup dehrin şehenşâh-ı cihânbânı
5. Yesârında durup şehzâdegân izz ü sa‘âdetle
Sipihr-i haşmetin her biri oldu mihr-i tâbânı
6. Denür sâhib-kırânın çârdır yanında şemşîri
Görüp şehzâdegânı anladım bu râz-ı pinhânı          Nedim
 
 
[1] Mustafa Uzun, IYDİYYE,   TDVİA cilt: 19; sayfa: 223
[2] Mustafa Uzun, IYDİYYE,   TDVİA cilt: 19; sayfa: 223
[3] İskendr Pala , Ansiklopedik Divan Şiiri Sözlüğü, s. 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış