KALENDERİ DÜŞÜNCELER ( Şiirlerimizde Kalenderilik )


Esa
8.1.2018

 

KALENDERİ DÜŞÜNCELER ( Şiirlerimizde Kalenderilik )

Kalender kelimesi Farsça da ‚ “kalan” sözcüğü ile ‚ender‛ ekinin bir araya gelmesinden oluştuğu ve “ağır yük taşıyan, ağır yük altına girmiş bulunan “  anlamına geldiği söylenmektedir.   Farsça, kalântar (iri, kaba kimse, Türkçe’de kalantor veya Sanskritçe kalandara (kanun, nizam dışı, düzeni bozan) kelimelerinden dilimize geçmiş olduğunu savunanlar da vardır. [1]

Kalenderîlik  Bâtıni ve Melami tarikatlarından  ortaya çıkmış alçak gönüllü olmayı önemseyen, , gurur ve kibirden kaçınarak nefsin isteklerini yok etmeye çalışan,  dünya malına mülküne mevki ve makam peşinde koşanları küçümseyen bir zümrenin hayat ve tasavvuf görüşlerini ifade eden   tasavvufi bir zümrenin adıdır. ( bkz Kalenderilik ve Kalenderi Nedir. )

 Kalenderiler torlak,  abdal, ışık, şeyyad, haydari, edhemi, şemsi gibi adlar ile de anılmış,   çardarp(  çar-darb olmak ( Çar-zarb) yapmış kimselere denmiştir.  Kalenderîlerin en önemli özelliği saçlarını, kaşlarını, kirpiklerini ve vücutlarındaki tüm kılları kazıyarak bu eylemlerini çardarp olarak ifade eden bir zümre olmalarıdır.   Tenasüh inançlarına da sahip olan bu dervişlik zümresi,  “ Üryan geldim üryan giderim”  [2]felsefesini yaşama biçimi haline de getirmişler;  Dünya malına, mülküne, makam ve mevkie itibar etmeyen,  bu inancı giyim kuşam, fikir ve ahlak desturu olarak yaşayan bir tarikat zümresidir.  ( BKZ  Çardarp Çar-Darb Olmak ( Çar-zarb) - Tarihte Abdal ve Kalenderi Zümreler )

Bu dervişler çalışmadan geçim temin etmeye çalışan, dilenmeyi de hoş gören, toplum düzenine aykırı yaşayan,  dinî değerleri yeterince benimsemeyen, hulul, tenasüh ve devr inançlarına sahip, sadece avret yerlerini gizleyecek şekilde çıplak dolaşan bir zümredir.  ( bkz Devr ve Tenasüh İnancı ile Devriye)  Kalenderiler   “ bugün buldum bu gün yerim hak getirsin yarına” düşüncesi ile yarın ve gelecek endişesi taşımayan bir tasavvufi zümredir.

 “ Âdem oğlu ot gibi biter, ot gibi yiter”  “ Âdemoğlu Huda’nın mazharıdır” , “ Bizim abdestlerimiz alınmış,  namazlarımız kılınmış, oruçlarımız tutulmuştur.”  “ Hac âdemin gönlüdür “ düşünceleri Kalenderîlerin slogan haline gelmiş hayat görüşleridir.[3]

Daha ziyade gezgin olan bu dervişler arasında evlilik kurumu da pek rağbet görmemiş,  bu dervişler arasında esrar, afyon ve içki yaygınlık kazanmıştır. ( BKZ  Şiirimizde Afyon içmek Mazmunu )

Eski devirlerde ‚sefîl, berdûş, düzensiz bir hayat yaşayan, eğlenceyi seven kimseler olarak anılan kalenderlik manası günümüzde anlam iyileşmesine uğrayarak iyi niyetli, sözüne güvenilir, özü sözü bir, ufak tefek şeylere ehemmiyet vermeyen kişileri anlatan bir anlama dönüşmüştür.

Kalenderilik  tarikat olarak 17. Yy dan sonra etkisini yitirmeye  başlamış ama Kalenderilik düşünceleri özellikle Alevi Bektaşi şairlere oldukça nüfuz etmiştir.  ( BKZ Kalenderilik ve Kalenderi Nedir. )

 Hatta âşık ve Divan şiirinde kalenderi olmayan pek çok şair bile  bu tarz düşünceleri  şiirlerinde malzeme olarak kullanmışlardır. Bunun yanı sıra,  Hayreti, Hayali Bey,  Usulî ( Vardar Yenicesi ) , Bosnalı Sabit  ,Kalenderi olduğu bilinen şairlerdir.

 

Kalenderi düşünceleri içeren beyitler:

Ehl-i aşk içre namaz olmaz diye tâ’n eyleme
Sufiyâ saf-i derûn ile niyâz olur namaz              Hayreti

Kalender- veş  gazel hân olmak ister şûh-u endişem
Sarîr-i zîr ü bâm-ı hâmeni teşbih edip nâye             Naşit

Nallere şol kadar  zeyn eyledim cismim gören
Bir Kalender ki eynine fenâ giymiş sanır                 Hayreti

Kabâdan vazgeldi dil bekâyiçün ‘abâ ister
Kalender olmada göñli anuñçün ol fenâ ister   Gelibolulu Sun’î (1486- 1534) Hayatı..

Abdâllaruz n’eyleyelüm tâc ü kabâyı
Dervîşlerüñ tâcı fenâ  başı kabâdur               Baki 

Şâh-ı iklîm-i bekâ olmaz fenâdan geçmeyen
Fakr ile fahr idemez tâc u kabâdan geçmeyen    Ravzi Hayatı ve Edebi Yönü ( Edincik- 16. Yy )

Gönül mâl ü menâli terk idüp fakr u fenâ ister
Geçüp ma’mûre-i âfâkdan vîrân serâ ister        Aşık Çelebi 16 yy- Şiirleri

Şâh-ı iklîm-i bekâ olmaz fenâdan geçmeyen
Fakr ile fahr idemez tâc u kabâdan geçmeyen          Ravzi ( Balıkesir- Edincik- 16. Yy ) Şiirleri

Zâhidâ fakr olmayanlar sâfi insân olmadı
Okumaz vechi hurûfun ehl-i Kur’ân olmadı
Sûretâ abdâl olursa sâhib-i erkân olmadı
Terk ü tecrîd olmayan âlemde sultân olmadı   VİRANİ BABA Şiirleri

Har içinde biten gonca güle minnet eylemem
Arabi,Farisi bilmem, dile minnet eylemem
Sırat-ı Müstakim üzere gözetirim rahimi
İblisin talim ettiği yola minnet eyleme

Bir acayip derde düştüm herkes gider kârına
Bugün buldum bugün yerim,Hak kerimdir yarına
Zerrece tamahım yoktur şu Dünya varına
Rızkımı veren Huda'dır kula minnet eylemem       Kul Nesimi

Sakalımla başımı
Bıyığımla kaşımı,
Hak onara işimi,
Bu sakalı kırkarım        Kaygusuz Abdal

Ben kalender meşrebim 
Güzel çirkin aramam 
Gönlüme bir eğlence isterim olsun 

Saçları samur, gözleri mahmur 
Biraz da şirin olsun                   Şarkı

 İLGİLİ LİNKLERİMİZ

KAYNAKÇA 

 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


2 Yorum
08.01.2018 - 14:29
Kimseyle rekabeti olmayan bir paylaşım ama güzel.

08.01.2018 - 14:39
Eseriniz güzeldi. beğendim