Kıran Nedir Kırân-ı sa’deyn Kırân-ı nahseyn ( Astroloji)


Esa
16.03.2018
 

Kıran Nedir

Osmanlıca yazılışı:  kıran - قیران

Eski devrin astrolojik inançlarında, uğurlu veya uğursuz iki gezegenin bir burçta birleşmesi veya yakınlaşmasına denmiştir.

Eski devrin astrolojik inançlarında İki türkü kırân vardır.  Kırân-ı sa'deyn;  kırân-ı nahseyn

Eski devrin inançlarına göre evren Dünya merkez olmak üzere Ay, Utarit, Zühre, Güneş, Mirrih, Müşteri, Zühal gibi yedi yıldızın Yedi feleği vardı.   Dünya merkezi ve üzerindeki yedi felekten sonra Atlas feleğinden bir önceki felek olan Burçlar feleği vardı.  Dokuzuncu katman olan Arş- Atlas feleği  kat olan  evrenin en sütünde bulunuyordu. Bu Felekler iç içe geçmiş soğan zarları gibi dünyayı çevreliyordu.

Burçların bulunduğu felekleri de döndüren.  Atlas yetmiş senede kendi kuşağı çevresinde dönüyor, her iki bin yüz senede ise bir burcu geçiyor, yirmi beş bin iki yüz senede bir devresini tamam ediyordu.

Kırân-ı sa’deyn Kırân-ı nahseyn

Sürekli dönen diğer felekler ve gezegenlerin her biri farklı sürelerde diğer burçları dolaşıyor, bu dönüşler esansında diğer gezegenlere yaklaşmış veya uzaklaşmış oluyorlardı. Bu yaklaşmalar ve uzaklaşmalar ise insanların hayat üzerinde değişik etkiler yaratıyordu.  (Tolasa, 2001: 410) Gezegenlerin kendi eksenlerindekini dönüşlerini farklı sürelerde tamamlandığından bazı zamanlarda iki farklı gezegen aynı anda bir burç diliminde buluşmuş olabiliyordu. Bu tip buluşmalara ise  “kırân” deniliyordu. Uğurlu yıldızlar bir burçta birleşirse  “kırân-ı sa’deyn”, uğursuz yıldızlar bir burçta buluşursa  “kırân-ı nahseyn” ortaya çıkıyordu. İki gezegenin bir burçta 1 derece ve 1 dakika uzaklıkta birbirine yaklaşmasına kırân ve mukārane, bu durumun güneşle ay arasında olmasına ictimâ (kavuşum), güneşle beş gezegenden biri arasında olmasına da ihtirâk denilirdi.(Muhtasar, s. 35) [1]( bkz Burçlar Felek Kıran İnançları Divan Şiiri Ve Hayata Etkileri - Edebiyat ...)

İnsanların doğum günlerindeki yıldızların, feleklerin, burçların ve yıldızların konumları insanların mizaçlarını da belirleyen unsurlardı. Buna göre uğurlu uğursuz, yarı uğurlu yarı uğursuz yıldızlar vardı ve bu yıldızların bir birlerine yaklaşmaları veya o andaki konumları  uğurlu veya uğursuz koşullar oluşturuyordu.  Bu anlayışa göre Mirrih-(Merih-Mars-)  ve Zühal (Mars ve Satürn) gezegenleri uğursuz gezegenlerdiBu uğursuz gezegenlere de nahs deniyordu. ( bkz Mirrih-Merih-Mars-nedir-ve-ares-behram-alakasi/65678Tersi olarak iki uğurlu yıldızın buluşmaları da Sa’d demekti. “ [2] (  Bkz Nahs Nedir – Nah- Ekber ( Büyük Uğursuzlar Mirrih Zühal )

Devrinde kırân-ı sa'deyn olan sultana sâhib-kırân lakâbı veriliyordu.  Müşteri yıldızı ile Ay’ın aynı burçta buluşması ve yaklaşması en kutlu zaman olarak kabul ediliyordu.

Divana cıksa Asaf-ı Cemşid-kevkebe
Meydana girse R us tem-i sahib-kıran olur    Nefî

Benim sahip-kıran devran benimdir
Benim key pehlivan meydan benimdir         Yûnus Emre Şiirleri

Kar etmez oldu hancer-i hıın-riz-i ruzigar
Kudret sunalı Husrev-i sahib-kırana tiğ      Necatî

Bindi bir zevraka Damadı ile Hazret-i Şah
Biirc-i abide kıraıı eyledi san mihr ile malı      Nedîm

Kırandan aşan aydur
Pinduğum sari taydur
Pir gün yari görmesem
Sanırum on dörd aydur      Trabzon, Maçka

 

İLGİLİ LİNKLERİMİZ 

 

KAYNAKÇA 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış