Menzil - Dünyevi ve Tasavvufi Menzil Nedir?

Ekleyen : ESA , 28 Temmuz 2019 Pazar aaa Beğen
 
 
Menzil
 
Menzil Osmanlıca yazılışı: منزیل – منزیل
 
Menzil:  sözlüklerdeki anlamı ile “ bir yolculukta, dinlenmek için durulan, önceden belirlenmiş yer.”,
“Yolculukta iki konak arasındaki uzaklık.” “Bir günlük yol.”“Ok atma yarışlarında erişilen mesafe”
Anlamlarındadır.
 
Menzil kelimesi tasavvufi manada da kullanılmış, devir nazariyesine göre tasavvufi menzilin  360 menzil veya durak olduğuna inanılmıştı.
 
GERÇEK ANLAMI İLE MENZİL NEDİR VE NASILDIR
 
Eski devrilerde atlar, develer ile yolculuk yapılır, yol güzergâhlarında kervanların ve yolcuların korunma, su içme, barınma imkânları açılarından tespit edilmiş durak noktaları belirlenirdi.  Eski devirlerde bu durak yerlerinin çeşitli adları olur, bu durak yerleri yolcuların yol yarımlarına göre de belirlenir, bu konaklama yerlerine menzil taşları veya durak olduğunu belli eden çeşitli yapılar da yapılırdı. İki menzil arası mesafeler ise, coğrafik şartlar da göz önünde bulundurularak – ova ve düz yollarda daha uzun, yokuş ve dağlık yerlerde daha kısa – atlar ve develer ile bir günde gidilebilen mesafe anlamındaydı.  İki menzil arasında oluşan bu uzaklık bu nedenlerle  genellikle otuz veya kırk km arasında bir uzaklığı temsil ediyordu. Güvenlik, konaklama ve dinlenmek gerekçeleri ile sık kullanılan yolların her menzilinde bir kervansaray veya bir han inşa edilirdi.
Bu yüzden Anadolu Selçukluları işlek yollar üzerinde hanlar ve kervansaraylar kurmuşlar ve her menzil arasını koruyan kolluk güçleri de teşkil etmişlerdi. Bu nedenle Selçuklulardan beri Anadolu da her menzil de bir han veya kervansaray yapılmıştı.
 
Selçuklu ve Osmanlı devirlerinde işlek yolların ve menzillerin güvenliği devletin sorumluluğundaydı. Bu yüzden menzilleri birbirine bağlayan köprüler ve duraklar devlet koruması altındaydı. Her menzil arasındaki yolları kervansarayları ve hanları görevli muhafızlar güvenceye alır, yolcuların ve kervanların eşkıyalar tarafından soyulmasına engel olunmaya çalışılırdı.
 
Menzillerin yolları şehirlerdeki kalelere kadar da uzanır, bazı kale ve köprülerde yolcu ve kervanlardan bac adı altında güvenlik veya ayakbastı paraları da alınırdı.
Divan ve halk şiirinde menzil bu anlamları ile çok sık kullanılmıştı.
 
Dost illerinüfî menzili key âli göründi 
Derd-i dile dermanolan Elmalı göründi   Niyâzî Mısri
 
 Dil-i pür-derdümüŋ ser-menzili sahrâ-yı gurbetdür
Ceresdür nâleler feryâd-ı sînem kûs-ı rıhletdür          Bursalı Rahmi
 
Yüzüñden ırah olsa göñül menzili gamdur (264/1)
Cân yiri ki agzuñı taleb ide ademdür            Ahmedi
 
Ehl-i îmâna oldı menzilgâh
Cennet-i lâ ilâhe illallah            Ravzi 
 
Sen sende iken menzil alınmaz
Bahri olmadan gevher bulunmaz   Yunus Emre
 
Bu başın ki bir menzile ermezse
Başı ulu kervan olsan fayda ne
Bir dilberin mekanına konmazsan
Hayaline mihman olsan fayda ne    Deliktaşlı Ruhsati
 
İr kalkan âşık menzile yetti
Sen de tedariki gör yavaş yavaş.
Geçti nevbaharın tufan erişti
Yağar dört yanına kar yavaş yavaş.  Deliktaşlı Ruhsat
 
Bir menzile başa kadar varmasan
Sen o yola kervan olsan ne fayda
Bir dilberin makamına konmasan
Hayâl ile mihmân olsan ne fayda   Deliktaşlı Ruhsati
 
 
Menzil kelimesi tasavvuf edebiyatında devir nazariyesine bağlı mebde ve mead’dan insanı kamil mertebesine giden bir yolun durakları olarak da tasavvur edilmiş, bu dönüş 360 derecede 360 menzil olarak tasavvur edilmiştir. Her insan yaratıldıktan sonra Hakk'a ulaşabilmek için bu menzilleri geçmektedir. Bu menziller, tüm âlemleri dolaşıp sürekli bir iniş, mebde ve sürekli bir çıkış mead ile bütün âlem'leri dolaşır.
 
Gezerdim üç yüz altmış menzili gün gibi şeb tâ-rûz
 Bu eflâk-i zümürrüd-fâm bünyâd olmadan evvel      Arşî
 
Kimdedir deyü ne ser-gerdân gezersen zatın ilen
Gezme-gil her menzili çün cân mekânı şendedir          Nesîmî
 
Eriştim menzile ikrar getirdim
Mürşidimden haber aldım ya Ali
El etti rehberim kendim yetirdim
Bu aşk-ı sevdaya daldım ya Ali         DERLEYEN :  Hüseyin Yaltırık  Tekirdağ'ın Kılavuzlu köyü
 
Çok cehdettim menzilime yetmedim
Bilmem yaralarım neden onulmaz
Gidem dedim nazlı yare gitmedim
Bilmem yaralarım neden onulmaz    Şarkışlalı Aşık Veli 


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...