Meta Nedir. Metâu'l-Gurûr

Ekleyen : ESA , 06 Ağustos 2019 Salı aaa Beğen
 
 
Meta Nedir.  Metâu'l-Gurûr
 
Osmanlıca yazılışı:  متاع :meta'
 
Meta’ kelimesinin kökeni Arapça’dır. Dilimize de bu dilden girmiştir. Sözlülerdeki anlamı satılacak mal, eşya; fayda, menfaat, kıymetli eşya, tüccar malı, sermaye, elde bulunan varlık. Şekillerindedir.
 
Bu sözcük divân edebiyatında gerçek anlamları dışında âşığın aklı ve canı anlamlarında da kullanılır.  Aşığın tek varı gönüldeki aşkıdır. Bu nedenle aşık bir fakirdir. Zenginliği ise gönüldeki aşkından gelmektedir. Bu aşkı ise ona kazandıran sevgilidir. Şu halde aşk bile aşığın malı değildir. Aşığın metaı canından ibaret olunca sevgilisine verebileceği tek varı da canı olabilmektedir.
 
Egerçi köhne metâ‘ız revâcımız yokdur 
Revâca da o kadar ihtiyâcımız yokdur     [1]       Nabi 
 
Lakin âşık sevgilisine de eremez bu durumda sevgiliye duyduğu vuslat da aşığın varı haline gelir.
 
Metâ‘-ı vuslatı cân-ı girân-bahâda gezer
Bahâda kayd-ı hayâtı göñül recâda gezer    Edirneli Kâmî 
 
Ayetlerde ve hadislerde de geçen  metâu'l-gurûr ise gurur duyulan mal, dünya malı anlamında aldatıcı mal ve eşya olarak da ifade edilebilir.
 
Dünya ve mülk ii mâlına aldanma ey melik
Zira anın metâı be-gâyet hakirdir     Nesîmî
 
Meta kelimesi çeşitli durumlarda gerdek gecesinde gelinin bakireliği ispat eden kanlı çarşafı olarak da geçer.  “ Gerdeğe giren kızın kanlanan bezi, sağdıç tarafından anası ve babasına övünme; kayın vâlidesine de güven alameti olarak sunulurmuş. Buna da metâu'l-gurûr (gurur metâı) denilirmiş. “[2]
 
Metâ‘-ı dil ki nessâc-ı fenâ kâlâlarındandır
Hüveydâ anda teslîm-i rızâ damgalarındandır[3]  Nedim
 
Gerçi etmez dil metâ-ı razını ifşâyâ meyl
Bir nefes ârâmı yoktur giryeden manend-i seyl. Osmanzade Taib
 
Zühd ü riyâ metâ`ını yârâna satmanuz
Anlara ol kumâş çıkışmaz uzatmanuz      Şeyhülislam Yahya 
 
Müşterî olsam metâ‘-ı hüsn-i bî-hemtâsına
Eylesem dildâr ile bâzârı her gün her gice      Ravzi 
 
 
 
[2] İskender Pala , Ansiklopedik Divan şiiri Sözlüğü. S.323
[3] MACİT, Muhsin, Nedîm Divanı, Akçağ Yayınları, Ankara 1997.


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...