MEZAR TOPRAĞINDAN DEVA UMMAK

Ekleyen : Şahamettin Kuzucular , 13 Nisan 2019 Cumartesi aaa Beğen
 
MEZAR TOPRAĞINDAN DEVA UMMAK
 
 
Eski devrilerden beri ölülerden yardım dilemek, onlardan medet ummak, dua yolu ile kutsal kişiler sayılan kabirdeki kişilerin kurtulmak istenilen sorunlardan kurtaracağını ümit etmek;  bunun için mezarlarda yatırlarda çeşitli adaklar kesip, dua etmek, yardım talep etmek, çok eski devrilerden beri devam eden adetler, hurafeler ve alışkanlıklar arasındadır. ( bkz Mezarda Tekkede Türbede Kandil Yakma )
 
Bu sebepten ulu kişilere ait olduğu düşünülen mezarlara çaput bağlamak, kabristanın eşiğini, kapısını, duvarlarını , toprağını öpmek;  bu tür yatırlar, kabirler,  hazirelerde vb kurban kesmek, adak kesmek, adağın kanını alına yüze sürmek;  onların mezarlarından toprak alarak suda eritip içmek, bu sayede dileklerin yerine geleceğini ummak;  tekke, türbe ve ermiş kabul edilen kimselerin mezarlarında kandil yakmak da bu tip hurafelerden  bazılarıdır.
 
Mezardan alınan toprağı suda eriterek içmek eylemlerinin amaçlarından çoğu kabir topraklarının çeşitli hastalıklara iyi geldiği inancı yüzündendir.  Kabirde yatırda metfun bulunan kişi ya da kişiler aracılığıyla Allah’tan şifa ummak İslamiyet öncesinden beri var olan bir inançtır. Dertlerine şifa arayan kimseler velilerin mezarlarından alınan toprakların dertlere deva olduklarına inanmışlardır.
 
Eski metinlerde ve şiirlerde de görülen bu uygulamaların günümüzde dahi devam ettiği bir çok bilimsel çalışmalara konu olduğuna da şahit oluyoruz. Nitekim  “Anadolu insanının toprak temelli birtakım halk hekimliği uygulamalarıyla doğum öncesi, doğum esnası ve doğum sonrasında anneye ve çocuğa tatbik edilen işlemlerde, sağaltma ocaklarının tedavi yöntemlerinde toprağı kullandıkları, ziyaret yerleri etrafında oluşan inanç ve uygulamalarda kutsal mekânın toprağından yararlandıkları görülmektedir. Doğumla ilgili uygulamalarda, ocaklara, türbe ve ziyaret yerlerine başvurularak yapılan sağaltma yöntemleriyle diğer halk hekimliği uygulamalarında hangi rahatsızlıkların tedavisinde toprağın kullanıldığı[1]vakidir.
 
Oysaki İslamiyet ölmüş kimselerden şifa, deva, ummayı beklemeyi veya diğer sorunların çözümünü dilemeyi ya da Allah dostları olarak görülen kişilerden bu türlü medetler ummayı Müslümanlara men etmiştir.  Bu nedenle evliya olarak bilinen kişilerin mezarından, türbelerinden, yatırlardan toprak alıp eve götürmeyi,  o toprağı saklamayı, o toprağı şifa kabul etmeyi de batıl inanç ve hurafeden saymakta, o veliden veya velinin mezarındaki topraktan bir şey beklemeyi şirke sokmak olarak kabul etmektedir.
 
Atalar kültü inançlarından kalan bu geleneğin İslamiyet’ten sonra İslami bir kisveye bürünerek veli, evliya kültüne dönüşmüş olması nedeni ile bu adet halen de devam edebilmektedir.
 
Her kim ihlâs ile hâk-i merkadinden zerreyi ,
Alsa anınla tebâbet eylese Lokman olur.      Fuzuli
 
 
[1] Dr. Öğr. Üyesi Recep Tek, Anadolu Türk Halk Hekimliğinde Toprak, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Ünüversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Halk Bilimi Bölümü, 13-15 Ekim 2017 tarihlerinde Cumhuriyet Üniversitesi ve Motif Vakfı işbirliğinde Sivas’ta düzenlenen “Halk Kültüründe Toprak Uluslararası Sempozyumu”nda sunulan yayımlanmamış bildirinin yeniden gözden geçirilmiş ve genişletilmiş şeklidir


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...